Hz.MEVLÂNA “Dinle neyden kim hikâyet etmede,/ Ayrılıklardan şikâyet etmede…” Üflemeli- nefesli çalgılar arasında yer alan ve gönül seslerini musikinin nağmelerine dönüştürerek arşa yükselten NEY, sevgiliden ayrı düşen yalnız adamın feryadıdır. Ney, yalnız adamın arkadaşı, gönül dostu, gönül sesi, aşk nefesi ve can yoldaşıdır. Umutla, sevgiyle, heyecanla ve hevesle yalnız adama eşlik eder. Ney’ de bir nefes, bir ses olur yalnız adamın duygu ve düşüncelerini sevgiliye taşır ve mesajını arşa ulaştırır. Ney’in sesinde ve nefesinde âşık ile maşuk sevgi salıncağında buluşurlar.

“Kim gördü ney gibi hem bir ağı hem ilaç
Ney ki hem bir hemdem hem bir yoldaş
Ney kan dolu bir yoldan söz etmekte
Mecnûn’ un aşk kıssalarını söylemekte…”

Sevgisini sonsuz yaşama potasında eriten gönül eri Hz. MEVLÂNÂ (1207-1273) , insanların kin ve nefretten arınarak akılla ve aşkla yüceleceğine ve ilâhi sevgiye erişeceklerine inanmıştır. “Biz birleştirmek için geldik, ayırmak için değil” diyerek insanlığı ilâhi sevgi yolunda birleştirip, yüceltmeyi amaçlamıştır. SEMÂ, gönüller alan yüce sevgiliye kavuşmak içindir. SEMÂ, insanların Hakk’tan aldığı ihsanı,halka açmasıdır, sağdan sola kalbin etrafında dönerek ,bütün insanları, bütün yaratılmışları, bütün kalbiyle sevgi ve aşkla kucaklayışıdır. Sema töreni, 7 bölümdür ve her bölümün ayrı bir manası bulunmaktadır:
“Na’t-ı Şerif” bölümü , ‘ Kün ‘yani ‘ Ol’ emrini temsil eden bölüm, ‘nefes’, ‘ruha selam’, ‘selam ‘bölümü dörttür, ‘maşrık’da Allah’ındır, mağrib ‘de’, ‘fatiha ve dua ‘ bölümü ile semâ biter. Güneşin etrafında dönen tüm varlıklar ve zerreler gibi ilahi sevgiyle bütünleşmek isteyen insan, gönlünü ve ruhunu yüceltmek için SEMÂ döner..
Yalnız adamı , Mesnevi’nin beyitleri arasında dolaştığımız zaman bulmaktayız.

“Ayrılıktan parça parça olmuşum
Yürek isterim ki özlemimi açayım
Herkes kendince beni dost bildi
Ama kimse içimdeki gizi deşmedi
Ten candan can tenden gizli değil
Gel ki canı görmeye kimse izinli değil…”

insana özgü bir sevgi taşır,ilahi sevgi ile bütünleştirir.
Hz. Mevlâna döneminde yaşanan tarihi olaylar, savaşlar ve insanların yaşadığı tüm koşullar ele alınarak incelendiği zaman, ” insan, akıl-ruh ve ahlâk üçgeninden ibarettir” diyen yalnız adam ama düşünceleri tüm insanlığı saran, evrensel Hz. Mevlânâ’nın ne demek istediği ve öğütleri daha iyi anlaşılacaktır.bütün dünyanın aradığı evrensel sevgi ve hoşgörü bu felsefenin temelinde ve ruhunda bulunmaktadır.,

Bütün insanlığın aradığı ışığı ruhlara serperken, hoşgörü temelini güçlendirmenin bütün yollarını ve kanallarını gönül ve akıl gözüne bağlayan Mevlânâ, şöyle demekte:
“Âşık nedir bilmiyorsan gecelere sor,/Şu sararmış yüzlere, kurumuş dudaklara sor…”
UNESCO, 1995 yılını HÖŞGÜRÜ YILI olarak ilan etmişti. O yıllarda Kültür ve Turizm Bakalığı’ndaki görevim nedeniyle, uzun yıllar ,ŞEB-İ ARûS törenlerinde Bakanlık adına konuşma yapmış olmaktan , yurt içinde ve dışında anlamlı etkinlikleri uygulamaya koymuş bulunmaktan kıvanç duymaktayım.

-Uluslararası Hoşgörü Kongresi (10-12 Haziran 1995- Antalya)
Siyasette Hoşgörü /Kültürlerarası Hoşgörü/Dinlerarası Hoş görü/Türk Halk Kültüründe Hoşgörü/Türk Kültüründe Hoşgörü, başlıkları altında yapılan uluslararsı toplantılara çok sayıda bilim ve kültür adamı ve araştırmacı bildirileri ile katıldı ve bunlar kitap olarak hemen yayımlandı. Uluslararası Hoşgörü Kongresi sonuş bildirisi ile, ” Hoşgörünün bütün insanlar ve toplumlar tarafından aynı kararlılıkla desteklenmesi ve işbirliğine gidilmesi çağrısında” bulundu.

Bu etkinlikler kapsamında iki önemli kalıcı kaynak eser çıkarıldı:
-Hoşgörü Yılı’nda Mevlâna.
-Yunus Emre,Hasrettin Hoca, Hacı Bektaş-ı Veli Düşüncesinde Hoşgörü.

UNESCO 2007 yılını MEVLÂNÂ YILI olarak ilan etti.Çok sayı etkinlik yapıldı.
Büyük düşünürlere, felesefe adamlarına ve bilginlere ve gönül erlerine aylar,günler ve yıllar yetmemektedir. Bunların düşünce ve yorumları tarih boyunca insanlığa ışık tutmuş ve yol göstermeye devam etmektedir. Kitaplara ve yıllara sığmayan bu değeri bir makaleye sığdırma olanağı bulunmamaktadır.”Handım,piştim, yandım” sözleriyle hayatını özetler.

“…Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz
Madem ki sen bensin, ben de senim
Niceye şu senlik benlik…
Ölümümüzden sonra
mezarımızı yerde aramayınız !
Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir.”
“Senin gözündeki ışığın da gönül ışığıdır; göz ışığı, gönüllerin ışığından meydana gelir,” diye insanlığa seslenen, düşünceleri evrensel, yalnız adam, gönül eri Hz. Mevlânâ’ ya selam olsun. Tüm insanlık ,hoşdörüde buluşsun. Aralık ayı, Mevlâna’yı, anma, anlama ve anlatma ayıdır.