Dünyanın işine bak…

0
94

İlginç bir şey olduğunda rahmetli anneannem derdi ki, “dünyanın işine bak…”
Aynen böyle söylerdi pamuk anneannem, Allah Rahmet eylesin.

Hakikaten dünyanın huyu bu, ilginç şeylere sahne oluyor. Yok, yok bu sahnede.
Mesela bir Cumhurbaşkanı var, annesi yaşında bir kadına aşık olan, bu aşkıyla kadınların sempatisini, erkeklerin nefretini kazanan. Yetmedi, kendi partisinden değil de  rakip partiden birini başbakan olarak atayan.
Alışılmadık, sıra dışı görünen bir adam…
Oysa erkekler var  bir yerlerde, ülkesinin izin verdiğince limitsiz sayıda kadınla evlenen entarililer cinsinden… “Dört yetmez beş-on, hatta daha fazla kadına kocalık ederim ben” diyen…
Bir deli lider var dünyada, her gün, “illaki füzeyi bu sefer daha da uzağa atacağım” diye tutturan ve atamayan, ülkedeki erkeklerin saçının, kendi garip saç modeli gibi kestirilmesini isteyen.
Millete gün yüzü göstermeyen, ilahi güç olduğuna inanan veya inandırmaya çalışan.
Hele hele, Cem Yılmaz’ın repliğindeki gibi, “beyni yok ama fikri var” olanlar ki zarar verirler ama onlar tüm zamanlarda, her yerdeler…
Kadınlar var, bazı medeni ülkelerde, el üstünde tutulan, ama kadınlar var başka yerlerde, recm’e maruz kalan, ceza olarak, kocaları tarafından suratlarına kezzap atılan, hayatları söndürülen…
Bazı yaratıklar var yeryüzünde, (insan denemez onlara) çocuklara ve hayvanlara şiddet uygulayan, tecavüz eden…
Bazı fesatlar var, ülkelerinde yalakalık adına her türlü soytarılığı yapan yalan dolan ve kin kusan, nefret saçan, milleti birbirine düşüren türden insanlar onlar…
Anneler ve çocuklar var dünyada, masum ve korunması gereken, hep zedelenen, hırpalanan, haksızlığa uğrayan, korku dolu yürekler…
Dedim ya dünyanın işi; yok, yok burada! İyisi de var, kötüsü de bu dünyada, her ne kadar kötülüğün oranı fazla olsa da, yok yok bu dünyada.
Ama her şeye rağmen ve en önemlisi, çocuklar var bu dünyada. Her türlü kötülüğe maruz kalsa da, küçük bir oyuncak gördü mü gözlerinin içi gülen;  gülerken başını gökyüzüne kaldırıp, geleceğe dair hiç bir fikri olmadan umutla bakabilen…
Çocuklar hep olsun dünyamızda, gülüşleriyle kulakları çınlatıp, koşsunlar, zıplasınlar,  duymayalım artık kötü haberlerini, masum kalpler, savaşta ya da şiddette ölmesinler.
Kim bilir belki değişir her şey ve biz de deriz ki, ne ilginç, her şey çok güzel,  şu dünyanın işine bak..!

Paylaş
Önceki İçerik17-5-17-5. İCRA DAİRESİ -Basın-603579
Sonraki İçerikİşsizlik, enflasyon ve geçim sıkıntısı
Rana Elik

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye’nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6’ya geçti,6 ay sonra Amerika’ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.