Sevdamı dedin? Yozgat…
Hasretlik mi dedin? Yozgat…
Burcu burcu kokan sıla mı dedin? Yine Yozgat…
Eh ne yapalım? Doğduğun topraklara senede bir defa varırsan, özlemi hiç çıkmaz olur insanın yüreğinden… Gözün Başkentte vızır vızır giden arabalarda, 66 plakasını arar… Tanıdık olup olmadığına hiç bakılmaksızın bir tebessüm sarar yüzünü… Demek ki, hasret, özlem böylesine yoğun oluyor insanda… Herkesin doğduğu toprakların kendine aynı hissi vermesi çok doğaldır. Bu doğulan topraklara özlemi, kardeşim Saygı Öztürk’te, tam anlamıyla görmek her zaman mümkündür. Kıymetli öğretmenimiz, ağabeyimiz merhum Arif Baş roman ödüllerine katılım için Ankara’dan Yozgat’a hareket ettik… Bozkır Anadolu topraklarını seyreyleyerek, Bozok Yaylasıyla kucaklaştık..! Yozgat’ı çiğneyip! Sorgun’a girdik… Hey gidinin Sorgun’u, Sordagon, Büyük Köhne, Yeşilova ve Sorgun adında durmak… 2200 nüfusa sahip bir kasaba iken çıkmışım gurbet eline… Doyduğumuz topraklar basmış bağrına bizleri… Bende, can kardeşim Saygı’da olmuşuz gazeteci… Sorgun şimdilerde bizi 80 bin nüfusuyla karşılıyor, şaşırıyoruz! Gülümsüyoruz…
* * *
Her zaman ki gibi arkadaşım, yengemin kardeşi Ali Ateş’ın mağazasında soluklandık. Çocukluk arkadaşlarımız Faruk Sağ, Ali Çelik ile çarşıyı arşınladık. Geçmişe yolculuk yaptık. Hey gidi hey… Hani ya “Hayali cihan değer” misali… Saat on dört civarında, Bahadın’a yol aldık. Akşam Sorgun’a döndük. Gecenin sabahında, belediye başkanımız Ahmet Şimşek, kahvaltıya davet etti, kardeşim Saygı ile icabet ettik. Sofrada Sorgun Kaymakamı Mustafa Altınpınar, Şahin Özmen’de vardı. Belediye başkanımız Ahmet Şimşek “Sorgun’a yapılan yol 450km.yi geçti. Bu demek oluyor ki Sorgun’dan Bolu’ya yaklaşıyor. Bir belediye başkanı olarak, Sorgun’a termal yatırımı yapacaklara en büyük yardım ve desteği biz vereceğiz. Yeter ki yatırım gelsin. “Kıymetli belediye başkanımız Sorgun’a yatırım ve tanıtım için elinden gelen çabayı sarf etmektedir. Sorgunlularında bu çabaya ortak olmaları kaçınılmazdır.
Can kardeşim Saygı Karakız Köyü’ndeki, Hitit kalıntılarını görmemiz önerisinde bulundu. Bizim Şahin Özmen’in rehberliğinde düştük yola, aman Allah’ım Sorgun ve köyleri hazine üstünde oturuyorlar da, bilmem farkındalar mı? Başkanımız Ahmet Şimşek, Karakız Köyü’nden iki rehber gönderdi yanımıza, rehberler eşliğinde Hititlerin taş atölyelerini gezdik, atölyeler önünde bulunan Hitit şehrinin ortaya çıkartılması yönünde, hiçbir çalışmada vurulmuş bir kazmada göremedik… Gezmeye doyamadık. Bu arada Bahadın Şenliklerinin en iyi şekilde geçmesi için uğraş veren belediye başkanı Dilaver Özcan’ı da kutlamak gerekir. Festivalde halkın arasında oturan Vali Kemal Yurtnaç’da konuşmasında “Yozgat’ı Davos yapacağını” söyledi.
Sorgun defterini şimdilik kapatıp! düştük Ankara yoluna… Yerköy yolu üstünde işadamı dostumuz Ayhan Çelik’e uğramamak olmaz deyip, uğradık, hoşbeş eyledik. Ayhan Çelik’in petrol işletmesinin yanında ve karşısında üç fabrikası vardır. Yem, tekstil ve yağ. Üçünde de hiçbir faaliyet yoktu. Açıkçası fabrikalar kapalıydı. Nedenini sormadık, soramadık. Kendisinin yanından ayrıldıktan sonra sanayici bir arkadaşımı aradım. Arkadaş; yol güzergahlarında çoğu işletme kapanmış nedir bu dediğimde “Abi ne diyorsun sen bittik, mahvolduk, 220’ye yakın işletmelerin tuğla fabrikaları dahil, yarısından çoğu kapandı, Yozgat’ta 12 – 13 bin işsiz var, iki bin kişi işsizlik maaşı alıyor…” dedi. Neden, niçin, ne oluyor diye sormadım. Sadece Allah yardımcınız olsun temennisinde bulundum. Hani ya bir dokun, bin ah dinle hesabı..!
Ankara yolunda Saygı ile sanayicinin anlattıklarını tahlil etmeye başladık. Beni ilgilendiren! tuğla fabrikalarıydı, hani inşaat sektörü uçuyordu?!…
Geldik Ankara’ya, hani “ömür biter, yol bitmezdi..” Sağ olan her yeri görüyor, yolu da bitiriyor…
Hamiş:
Bu arada gazetemiz Genel Yayın Koordinatörü dostumuz Orhan Uğuroğlu “Hep kendiniz gidiyorsunuz, bize haber vermek yok mu?” dedi… Can kardeşim Saygı Öztürk’e duyurulur…