Ana Sayfa Yazarlar Dondurmam gaymak..!

Dondurmam gaymak..!

79
PAYLAŞ

Bu başlığı geçen gün Facebook sayfamda elimde olan bir dondurma ile yazdım. Epey sükse yaptım.

Facebook’daki dostlarım, arkadaşlarım, beğendiler. Geçmiş yıllarda yapılan bir sinema filminden esinlenerek yazmıştım. Yazdığım yazılardan daha fazla beğeni aldım. Başlık iyi sattı diye düşündüm. Sona eve geldim. Gazetecilik ruhu olduğu için bu Dondurmam Gaymak’ı ben de tuttum.

Sonra televizyon önüne oturdum. Değişik televizyon kanallarını dolaştım. Gezi Parkı’nda 3 yıl önce yaşananların yıldönümü nedeniyle değişik kanallarda değişik yorumlar ve bakış açılarını izledim.  Bir medya mensubu olarak şok oldum.
Aynı ülkede yaşanan olaylar, değişik kanallarda farklı sunuluyor. Hükümete yakın kanallar bunu ’’Ağaç Bahanesiyle Terör’’ başlığı altında Türkiye’de devrim yapmak istenildiği yönünde değerlendirme ve görüntüler ile verirken, başrolde de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın  o günlerdeki ayrıştırıcı açıklamaları yer aldı.
Hükümet karşıtı kanallarda ise bu işin seyri tamamen farklıydı. İlk çıkış noktası masum gençlerin, yeşil ve çevre için mücadelesi doğrultusundaydı. İşte gelin çıkın içerisinden aynı ülkede ikiye bölünmüş medya ve ikiyi bölünmüş halk. Bu bölünmüşlük bana o günün anlamı açısından benim habersiz yazdığım, ’Dondurmak Gaymak’’ başlığını getirdi. Her televizyon kanalı benim dediğim gibi ’’Dondurmak Gaymak’’diyor.
BENİM DONDURMAM GAYMAK DEMEKLE BU OLMAZ
Evet, işin esprisi ’’DONDURMAM GAYMAK’’ta saklı. Türkiye’de yaşananlarda tam buna uyuyor. Herkes öyle bir esiyor ki, hangi dondurmacıya inansak, hikaye.
Kimse, dondurmam kötü demiyor. Bırakın, kötü demeyi, herkes dondurmam gaymak dediği sürece gerçekleri nasıl öğreneceğiz.
Bugün Gezi Parkı olayının bir belgeseli yapılacak olsa, bazı kanallar, hükümete darbe diyecek diğerleri ise masum üniversiteli gençlerin o parktaki kesilecek ağaçların yok edilmesini önlemek olarak ele alacak. Yani Türkiye’de artık gerçekleri ortaya çıkarmak mümkün değil. Doğruyu sunacak olan adı medya olan kuruluşlar ve mensupları taraftar olmuş. Medya özgürlüğü bu açıdan ucu açık.
Öyle bir özgürlük var ki, kimse kimseyi tutamaz. Salla, sallaya bildiğin kadar. Peki, böyle bir ülkede, sağduyu nasıl öne çıkacak. Doğruyu bulmadan yaşayan bir ülke bu rahatsızlığını hep hissetmeyecek mi? Her şey hükümet olmak ve güç olmak üzerinde yoğunlaş ılırsa, o millet dejenere olmaz mı? Vicdanların sesine kulak verilmeyecek mi? Her şey bir siyasi partinin iktidar olması ve çıkar ilişkisi üzerinde de mi odaklaşacak.
Böyle bir Türkiye’de ben yaşamam, gelecek genç nesillerinde yaşamak isteyeceğini sanmıyorum.
HEDEF’TE SON KALE CHP VAR…
Hükümet’e yakın televizyon kanalını izlediğiniz de Türkiye’nin nereye geldiğini çok iyi anlarsınız. Tamamen sorgusuz bir infaz var. Açıkça, tek yanlı ve o partinin önemsemediği konular onlar için tam bir sorgusuz infaz.
Adnan Menderes’in idamı ile ilgili belgeseli izleyin bunun ne demek olduğunu anlarsınız. CHP ve İsmet İnönü hedefe konmuş. Adnan Menderes, için yargısız infaz diyenler aslında kendileri bunu yapıyor farkında değiller.
Ezan’ın Arapçadan Türkçeye, Türkçeden de Arapça’!ya çevrilmesi aşamasındaki sürecin alındığı bu belgesel de Mustafa Kemal Atatürk’ü açıkça bir dil uzatılmadan imalar yapılsa da kurucusu CHP ve İsmet İnönü hedefe konuyor. CHP’yi nasıl alt ederim diye uğraşıyor. Yani Dondurmam Gaymak ile siyaset yapılıyor. Oysa bu dondurma ne Türkiye’ye ne de iktidar partisini güçlendirmez.
Ülkeyi, böler ve ayrıştırır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam