Dolmuşçular sıkıntılarla boğuşuyor. Mazot fiyatları, vergiler derken birde trafik polislerinin sürekli olarak yazdığı cezalar dolmuşçu esnafını işi bırakma noktasına getirdi.

Dolmuşçular negatif bir algıyla karşı karşıyalar. Bu algının oluşmasında her ne kadar dolmuşçuların payı büyük olsa da büyük bir çoğunluğu sadece akşam evine ekmek götürme derdinde.

Dolmuşçuların sıkıntıları boylarını aşmış durumda. Hepsi aynı kazanç oranında başka bir iş bulduğu takdirde dolmuşçuluğu bırakacağını ifade ediyor.

Kimselerin dinlemediği, hep ön yargıyla yaklaştığı dolmuşçularla söyleşi gerçekleştirdik. Mesleğe dair dertlerini, sıkıntılarını anlatan dolmuşçular çalışma şartlarının iyileşmesini, yok sayılmamayı istiyorlar.

Çetin Buyruk, İncirli dolmuş hattında 40 yıldır aracı olan biri 28 yıldırda dolmuşçuluk yapıyor yani meslek babadan kalma. Röportaj için gittiğimiz İncirli durağında ki şoförlerin söyleyeceği sözler çok fazla ancak hepsiyle konuşamayacağımız için durak adına Buyruk ile konuştuk.

Dolmuşçular çok kazanır diye bir algı var. İyi kazanıyor musunuz?

Çetin Buyruk:Eskiden servisler, otobüsler bu kadar çok değildi. Tabi o zamanın kazancıyla günümüz kazancı arasında dağlar kadar fark var. Kazandığımız para 10 sene öncede aynıydı şimdi de aynı. Yolcu sayısı iyice düştü, para kazanmakta zorlanıyoruz. Tüm bunlara ek olarak birde giderlerimiz arttı. Araçlarımızın masrafları çoğaldı, mazot pahalandı bugün mazotun litresi 5 lira 30 kuruş oldu.

Bir serviste araç 20-25 TL mazot yakıyor. Yolcu almalıyız ki önce mazot parasını çıkarabilelim ardından da kar yapabilelim. Aldığımız kar da ayakta iki tane yolcu olsa kesilen trafik cezasıyla gidiyor. Senede 7-8 bin lira trafik cezası ödüyoruz. Bunu da makbuzlarıyla birlikte ispatlayabilirim. Bu durum sadece bana özel değil bütün dolmuşçu esnafları da aynı paraları ödüyorlar. 

Trafik cezaları ne sıklıkta geliyor?

Buyruk:Gittiğimiz hat üstünde 7 noktada polis kontrolü oluyor. Bir arkadaşımız Mevkii Hastanesi civarında ceza yiyor, bir diğer polis önceki polisin yazdığı ceza beni ilgilendirmez deyip oda ceza yazıyor. Bu arkadaş bir ayakta yolcu almaya dört tane ceza yedi.

Bu polis arkadaşların görevi trafikse sadece bize mi trafik polisliği yapılıyor? Hatalı özel araçlar görülmüyor. Trafik polisi şapkasını alan nerede dolmuşçu var, taksi var onun peşinde. Ben kendi adıma söyleyeyim bu cezalarla artık neredeyse gasp edilir hale geldik. Sabahları 150 TL para topluyorum, iki tane ceza yesem çoluğumun çocuğumun parasını devlete yatırıyorum. Devlet bunu yapmaz, bunu yapanlar trafik polisi.

Sabahları vatandaş nasıl işine, gücüne gidecek? Vatandaşı işine götürmekle mükellefiz. Bir hizmet veriyoruz ve bunun karşılığında para kazanıyoruz. Sabahları vatandaş işine gidemiyor, mağdur oluyor mecburen almak zorundayım. Ben almazsam bu vatandaş işine geç kalacak.

Ne yapılması gerek?

Buyruk:Ne yapmamız gerek? 14 kişiyle gittiğimiz zaman masraflarımızı karşılamıyor, vatandaş mağdur oluyor. Her arabaya ayakta 5-10 kişi almaya müsaade etseler yolcuda, bizde mağdur olmayız. Sabahları 7.30’da iş başlar 9’da iş biter. Bu bir buçukluk saatte polis her yeri tutuyor. Bu sürede denetim yapmak yerine serbest bırakmaları gerekiyor.

Vatandaş işine gidiyor, işini görüyor cezasını biz çekiyoruz. Bizim 52 tane aracımız var. 52’side 14 kişiyle gitti diyelim bu kezde yolcular perişan olacak. Araba istiyoruz araba alamıyoruz, araba verelim diyoruz onada hayır diyorlar. Yani trafik polislerinden yana çok sıkıntılıyız.

Diğer toplu taşıma araçlarında da aynı durum var mı?

Buyruk:Devlet bir kural koymuş. Örneğin benim aracım 13+1 yani 14 kişilik. Kuralda diyor ki 15’inci kişiyi alırsan ceza alıyorsun. Tamam kurala itirazımız yok. Ancak bu kural sadece dolmuşçuya değilki. Halk otobüsününde belirli bir kapasitesi var, belediye otobüsünün de belirli bir kapasitesi var.

Mesela 50 kişi oturarak, 25 kişi ayakta alabiliyorlar ancak ayakta aldıkları yolcu sayısı 100’ü, 150’yi buluyor oda aynı işi yapıyor bende aynı işi yapıyorum. O da vergi ödüyor, bende vergi ödüyorum neden onlara ceza yazılmıyorda bana ceza yazılıyor? Eğer kural uygulanacaksa herkese uygulanmalı.

İnsanların can güvenliği önemli diyorlar. Benim aracımın haftalık bakımı yapılır çünkü şahıs araçlarıdır. Ancak belediye otobüsleri arızalanmadan sanayiye çekilmez. Eğer vatandaşın can güvenliğini istiyorsan can güvenliği dolmuşta.

Size çifte standart uygulandığını düşünüyor musunuz?

Buyruk:Sabahları vatandaşlar otobüslerde balık istifi gibi yolculuk yapıyorlar. O araçlardaki insanlarıncan güvenliği varda benim aracıma bir kişi ayakta binince mi can güvenliği olmuyor? Eğer ceza uygulaması yapılacaksa çifte standart yapılmadan herkese uygulanmalı.

Çok yolcu aldığımız saat sabahın belirli bir saati, onun dışında gün içinde bu araçlar 4-5 yolcuyla gidip gelirler. Mesai saati olan bir saat içinde kalabalık oluyor, yolcuda durduğun zaman binmem demiyor çünkü oda işe gitmek zorunda. Vatandaşlar aksine araca almayınca şikayet ediyorlar. Bu saatler Türkiye’nin dört bir yanında kalabalık olan saatlerdir. Nereye giderseniz gidin İstanbul’da da, İzmir’de de böyledir.

Bu duruma yolcularınız tepki gösteriyor mu?

Buyruk:Trafik polisi yolun ortasına çıkıyor sanki biz vergi kaçakçısıyız, sanki vatan hainiyiz sadece dolmuşu durduruyor, diğer toplu taşıma araçlarını durdurmuyor.

Bu duruma vatandaşlarda tepki gösteriyor. Beşevler’de polis dolmuşu durduruyor bir öğrenci okula üç gün sırf bu yüzden gecikmiş ve velisini çağırmışlar. Trafik polisi ceza yazmak için o günde beni yine durdurdu, velide artık yeter diye isyan etti.

Veli, ‘Benim çocuğum üç gündür okula sizin çevirmeleriniz yüzünden geç kalıyor bu yüzden beni çağırdılar, işimden gücümden oldum okula gidiyorum. Ayakta giden memnun, siz neden vatan hainliği yapıyor gibi yolun ortasında çeviriyorsunuz’ dedi. Polisin cevabı ise beni ilgilendirmez, şikayetinizi yukarıya bildirin ben görevimi yapıyorum oldu. Herkese görevini yapmıyorsunda bir tek bize mi yapıyorsun?

Diğer toplu taşıma araçlarını neden durdurmuyorlar?

Buyruk:Belediye veya halk otobüsünü çevirseler daha fazla kalabalık ortaya çıkacağı için onları çevirmiyorlar. Madem vatandaşı düşünüyorsun banada uygulama yapma.

Eğer ki onlara yazmıyoruz sadece size yazacağız diye bir uygulama yapacaklarsa da bunun karşılığında vergi almasınlar ya da faydalanabileceğimiz bir indirimde bulunsunlar.

Beş parmağın beşide bir olmuyor. Bizim içimizde de çürük elmalar mutlaka çıkıyor. Dolmuşçunun biri ayakta yolcu alıyor ve orada polisle tartışmaya giriyorlar. Bu adam cezayı yemiş suçlu ya da değil, nasıl bir konuşma geçmiş bilmiyoruz ancak Keçiören durağında ki tüm araçlara 3’er madde üzerinden ceza yazdılar. Bir adamın yüzünden herkes mağdur oldu. Ankara’da bir polisin canı yandığı zaman karşılarındaki tüm camiayı yakıyorlar.

Cezaları şikayet edebileceğiniz yerler var mı?

Buyruk: Şikayet edebileceğimiz yerler var ancak dolmuşçular hakkında bir ön yargı oluşmuş. Geçen bana bir ceza geldi. Cezanın geldiği yer Esat olarak gözüyor yani cezayı Esat’ta yemişim. Benim hattım Ulus-İncirli atıyorum cezayı yazacakları plaka 1224 polisin dikkatsizliği yüzünden bir rakam yanlış yazılsa benim plakama denk gelebilir. Nöbetçi trafik savcısına gittim durumu anlattım bana verdiği cevap dolmuşçu değil misin? Gitmişsindir oldu. Benim Esat’ta ne işim var, oradan yolcu alma hakkım yok. Hadi diyelim ki gece olsa ya da mesai saatinden önce olsa anlayacağım ancak gündüz vakti ben oraya gidemem.

Ceza yazdıklarını bildiğim için ayakta yolcu almadım. Aracımda boş koltuğum var ancak vatandaşlardan biri rahatsız olduğu için oturamadı. Polis durdurdu evraklarımı istedi, bende sebebini sordum. Ayakta yolcun var dedi. Boş koltukları gösterdim, durumu anlattım beni ilgilendirmez soracaksın oturabiliyor mu, oturamıyor mu, oturamıyorsa almayacaksın dedi. Kısacası bizi adam yerine koymuyorlar. Biz devlete vergisini veren, namusuyla çalışan insanlarız yolcudan eksik para alırız, fazlasını asla almayız.

Taciz olayları yaşanıyor mu?

Buyruk: Geçmişte yaşanan Özgecan Arslan cinayetinden sonra devlet bir karar aldı. Araçlara kamera zorunluluğu getirdi. Biz bu kamera sisteminden çok memnunuz. Eskiden cepçiler, tacizciler vardı. Kamera sistemi getirildikten sonra başıma böyle kötü olaylar gelmedi. Kaza esnasında da faydasını görüyoruz.

Kameralar suç olayların hemen hemen hepsini kapattı. Yolcuların dolmuşçularla ilgili sıkıntılarına zabıtalar bakar. Eskiden bir yolcu herhangi bir şikayette bulunduğu zaman sorgusuz sualsiz bize ceza kesilirdi. Şu an kameralar sayesinde böyle bir durum yok. Şikayet olduğu zaman kameralar izleniyor ak, kara belli oluyor. Tabi kamera çalışmıyorsa suçlu sensin.

Sorun çıkaran şoförler olduğu zaman ne yapıyorsunuz?

Buyruk: Eskiden bizim durağımızda kavga, gürültü çok olurdu. Şimdi biz 52 kişilik bir aileyiz. Bizim durağımızda her şey kurala bağlı. Mesela duraktan 8 dakika arayla çıkılıyorsa herkes 8 dakika arayla çıkmak zorunda. Onun hakkı neyse benim hakkımda o kadar. Bütün duraklar birbirinden ayrıdır, her durağın içinde kendi kuralları vardır.

Mesela bu durağa da bahsettiğimiz şekilde dolmuşçuların adını çıkaran kişilerin geldiği oluyor. Çalışmaya devam ettikçe bakıyor ki bu durakta onun gibi insanlar yok kendini toplar. Yani bu durum durağın yönetimiyle ilgili.

Bir örnek daha verecek olursak diyelim ki iki dolmuşçu birbiriyle kavga etti bu durumda haklı haksız aramaksızın ikisinede ceza verilir. Zaten araçlarımızda GPS sistemi olduğu için sürekli araçlar takip edilir. Bu yüzden araçlar mutlaka dakikasında kalkmak zorundadır. Araçlarımızın süreleri nerede, kaç dakikada olacağı her şey bellidir.

Mesleğin güzel yönleri de var mı?

Buyruk: Tek güzel yanı paranın günlük ve nakit olarak geliyor olmasıdır. Onun dışında güzel bir yanı yok. Trafiğin içinde sinirle, stresle çalışıyorsunuz herkesin gözünde suçsuz da olsanız suçlusunuz. 25 yıl BAĞ-KUR’umu yatıracağım ancak o şekilde emekli olacağım. Yatırmayınca hastaneler bile bakmıyor.

Mazot fiyatları hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Buyruk: Mazot fiyatları sadece dolmuşçu için değil, biz çiftçilikte yapıyoruz. Motoru çalıştırıp tarlaya gitmeye korkuyoruz. Dolmuşçulukta eskiden 4 lira para kazanırsak 3 lirası bize kalırdı, 1 lirası masrafa giderdi. Şimdi tam tersine döndü. Topladığın para komple mazota gidiyor. Vergilerimi bile yatıramadım, eskiden vergi geldiği zaman yatırır geçerdik. Şimdi öbür verginin zamanı geliyor ne yapacağımızı düşünüyoruz. Mecburen yapılandırma yoluna gidiyoruz.

Bu konuda bir çalışma yapılsa belirlenen bir kaç benzinlikte dolmuşçulara indirimli mazot verilebilir. Böyle çalışmalar yapılmalı.

Bizim sıkıntılarımız saymakla bitmez. Mesela sabahları bir yolcu polis aldırmadığı için 2-3 servis beklemek zorunda kalır. Bunun suçlusuda sen olursun, yolcuyu alsan suçlu yine sen olursun.

HEPSİ BIRAKMAK İSTİYOR

Dolmuşçulara karşı oluşmuş negatif bir algı vardır. Bu algının oluşmasında her ne kadar dolmuşçuların payı olsa da büyük bir çoğunluğu sadece akşam evine ekmek götürme derdinde. Dolmuşçuların sıkıntıları boylarını aşmış durumda. Hepsi aynı kazanç oranında başka bir iş bulduğu takdirde dolmuşçuluğu bırakacağını ifade ediyor.

Buyruk: Bayramımız, düğünümüz, cenazemiz yok. Doğru düzgün bir izin günümüz yok. Sigortanın maliyeti 600-700 TL bazen yatırabiliyoruz, bazen yetiştiremiyoruz. Aynı parada Pazar günü tatil olan bir iş bulsam dolmuşun derdini düşünmek istemem direk o işe geçerim.

Bir dolmuştan 10-15 kişi ekmek yiyor. Bakıldığı zaman benzincisi, tamircisi, yıkamacısı hepsinin elinden geçiyor ancak dolmuşçuya herhangi bir yardım yok. Ne yazık ki en vasıfsız meslekte bu.

OY YOKSA HİZMETTE YOK

Röportaj esnasında el arabasıyla durağa su taşındığını fark ettik ve sorduğumuzda başka bir sorunla karşı karşıya kaldık.

Dolmuş duraklarında suyun olmaması nedeniyle çeşmeden pet şişelerle durağa su taşıyan şoförler bunun nedeninin Minibüsçüler Odası Başkanı Hacıbekir Gani olduğunu dile getirdiler.

Minibüscüler Odası’nın oy almadığı duraklara hizmet vermediğini söylüyor. 3 ay önce olan seçimde durak olarak başka bir adayı destekledikleri için istenmeyen durak konumuna geldiklerini belirten şoförler bir tane bile hizmet alamadıklarını sözlerine ekliyorlar.