Dolduruşa gelmeyelim, dolmuşa binmeyelim!

0
529

Trump, Erdoğan’la 50 dakika görüştükten sonra yaptığı açıklamada, “Erdoğan dostum oldu. Hiç olmadığı kadar yakınız” demiş.

Kuzey Irak’ta “Kürt devleti” kurulması aşamasında söylenen bu sözler bizi adeta “dolduruşa getirip dolmuşa bindirme” amacı taşıyor gibi.
ABD, Kuzey Irak’ta bağımsız bir Kürt devleti kurulmasına karşı gibi görünüyor ama diğer yandan Kürt teröristler PKK-PYD’yi silahlandırmayı sürdürüyor.
Karşımızda ikili oynayan bir ABD var!
Son derece dikkatli olmamız gerekiyor.
++
Türkiye’nin Suriye’deki çıkarı, bu ülkenin bölünmesinin engellenmesi, toprak bütünlüğünün sağlanması, Esad’ın tüm ülkeyi yönetir konumunu sürdürmesiydi.
Ama ABD’nin tahrikiyle bir anda Esad düşmanı olduk, üç saat içinde Şam’a varıp Cuma namazı kılmaktan filan bahsetmeye başladık.
ABD şimdi de Kuzey Irak’ta bizi savaşa sokacak yeni bir plan peşinde.
++
Evet, şu aşamada sınırımızın ötesinde bir Kürt devleti kurulması bizim çıkarlarımıza da son derece aykırı.
Ancak bunu engelleme görevinin Türk ordusuna havale edilmeye çalışılmasının makul hiçbir yanı yok.
ABD, Kuzey Irak’ta Kürt devletine gerçekten karşıysa ordusunu mücadelenin içine neden sokmuyor?
Yine, İran, Kuzey Irak’ta Kürt devletine karşı olduğunu açıkça belirtiyor. O halde onların da taşın altına ellerini koymaları gerekmez mi?
++
Bizim izlememiz gereken politika şu olmalı:
Kuzey Irak yerel yönetimine yapacağı referandumdan vazgeçme çağrılarını önümüzdeki bir-iki gün içinde de sürdürmeliyiz.
Bu çağrılarımıza şayet yanıt alamazsak bu defa Kürt devleti oluşumuna karşı çıkan devletlerle ortak hareket etmek için çaba göstermeliyiz.
Ani ve duygusal verilecek kararlar pahalıya mal olabilir.