Hem de ne hücum. Döviz mevduat hesapları geçen Nisan ayının son haftasında, 7 milyar dolar artış gösterdi. Vatandaş bir hafta içinde 4 milyar dolar satın aldı. Neredeyse günde bir milyar dolar bankalara yatırıldı.

Merkez Bankası’nın rakamlarına göre, bankalardaki toplam yabancı para mevduatı geçen yılın Nisan ayı sonunda 192,9 milyar dolar düzeyinde bulunuyordu. 15 Temmuz, ardından dolar bozdurma mili seferberlik, kimilerine göre kar amaçlı satışlar, ekonomideki belirsizlikler, oynaklıklar derken döviz mevduat hesapları, yılı yaklaşık 23 milyar dolar azalışla 173,2 milyar dolar düzeyinde kapatıyor.
Yılın ilk aylarında ise “dalgalanma, oynama, sıkılaştırma” söylemleriyle 3.50 sınırına gelen dolara yoğun ilgi başladığı görülüyor. Geçen Nisan ayının 3. haftasına kadar döviz hesapları yaklaşık 16 milyar dolar kademeli artarak 189,9 milyar dolara çıkıyor. Demek vatandaş ve şirketler, kamu kuruluşları Saray’ın milli seferberlik emrini ve “referandum risklerini” göz ardı edip ucuz doları satın alıyor.
Nisan ayının son haftasında ise hesaplarda, sık durmak lâzım, toplam artış 7 milyar dolar. Bir haftada sadece vatandaşların, teknik deyimle yurt içi yurt içi yerleşiklerin aldığı döviz ise yaklaşık 4 milyar dolar. Bunun neredeyse tümü ABD doları cinsinden. Tüzel kişilerin aldıkları dolar ise bir milyar seviyesinde. Gerisi yabancıların.
Toplamda 2017’nin ilk dört ayındaki döviz hesaplarında; yüzde 12 oranıyla 23 milyar dolar artış yaşandı ve bu kadar büyük iniş çıkışlarla yıllık olarak toplam 4 milyar dolar daha fazla ile 196 milyar düzeyine yükseldi.
Bu artışa rağmen gerçek kişilerin döviz hesapları geçen yılın Nisan ayı sonuna göre yıllık bazda 6 milyar dolar azalmış. Tüzel kişilerin hesapları ise 3 milyar dolar artmış. Bu arada Merkez Bankası’nın brüt döviz rezervleri de bir yılda 14 milyar dolar azalışla 102 milyar dolara inmesi dikkat çekici.
Bir yıl içinde gerçek kişilerin 6 milyar doları nerede derseniz, kimi bozdurdu, kim “memlekette işler sakat” diye yurt dışına çıkardı, kim de “banka döviz hesaplarına el koyulacak, döviz işlemlere sınır getirilecek” söylentilerine kanıp evine, özel kasasına, yastık altına götürdü, bir bölümü de eve, arabaya gitti, denilebilir. Yurt dışına kaçan, saklanan, yakalanan FETÖ’cüleri de hatırlatalım.
Bu rakamlar AKP ve hükümet yandaşlarınca “efendim tek adam, referandum, yeni anayasal düzen, ekonomiye güven, kredi garanti fonu kredileri, dolar var, vesaire” şeklinde görülebilir. Bize göre öncelikle “döviz bozdurma milli seferberlik kampanyası” resmen sona ermiştir. Vatandaş eski aşkına dolara, euroya yönelmiştir, milli parasına güveni azalmıştır.
Sadece Nisan ayının son haftasına odaklanırsak vatandaşın 4 milyar dolarlık dövize yönelmesi bir beklentinin işaretidir. Yüzde 14’lere varan lira mevduat faizlerine ve üstelik büyük bölümünün vadesiz hesapta tutulması, doların yükseleceği şeklindeki yorumların sonucudur.
Bu rakamlar ayrıca Merkez Bankası’nın kur baskısı ile enflasyon arasına sıkışıp kaldığını gösteriyor. Doları serbest bıraksa, kar satışlarıyla lira bolluğu, enflasyon dengesini bozacak, serbest bırakmazsa vatandaş daha da ucuz dolar alacak, bu defa rezervler, bankacılık sektörü zorlanacak. İçinden çıkılmaz durum. Ayrıca Merkez Bankası’nın “ illâki ucuz dolar” tutumu gelecek aylarda olumsuz yüzünü gösterecektir.
Çözüm döviz bolluğu olacak ki dövizciler zarar edip hesaplarını azaltsınlar. Yakın gelecekte böyle bir bolluk beklenmediğine göre döviz hesaplarının daha da artacağını söylemek mümkün. Vatandaş bilir işini.

PAYLAŞ
Önceki İçerikBakın, benim adayım kim?
Sonraki İçerikMhp yeniden yapılanmalı
İsmet Hazardağlı
1984 yılında çalışmaya başladığı gazetecilik mesleğinde, çeşitli haber ajansları, dergiler, gazeteler ve televizyon kanallarında muhabir ve üst düzey yönetici olarak görev yaptı. Sonsöz'de ekonomi yazıları ile sizlerle!