Cumhurbaşkanı Erdoğan, dövizdeki yangını söndürmek için her gün “çözüm yollarını ve yönlerini” gösteren açıklamalar yapıyor, yastık altı dövizdi, altındı, liraydı, risk olsa da yatırım yapılması söylemleriyle piyasalara “yol ve yön” gösteriyor.

Son olarak da danışmanlarını, ilgili bakanları ve bürokratları topladı. Tüm dünya alem işi gücü bıraktı sonuç beklemeye başladı. Ama Başbakanın da katıldığı toplantıyla ilgili iki satır da olsa bir açıklama yapılmadı.
Her şey iki satırlık açıklamaya mı bağlı? Bugün için evet. Böyle bir ortamında “konu her yönüyle ile alındı, kısa ve uzun vadeli önlemler ve çözümler üzerinde duruldu” bile denilmesi önemlidir. Bu “krizi yönetme iradesinin” ortaya koyulmasıdır.

Öncelikle, alınmadan gücenmeden, onu bunu suçlamadan işin adı koyulmalıdır. Ardından piyasalarda güven artırıcı, inandırıcı bir kişinin veya kurumun işin “muhatabı” olduğu belirtilmelidir. Sonraki aşama şeffaflık ve samimiyetle krizin istenildiği şekilde yönetilmesidir. Krizi yönetecek kişi, kurum yol haritasını çizmeli, buna göre ne yapacağını, ne tür kararların gündemde olduğunu açıklamalıdır. Bunları da başta yerli ve yabancı finans sektörü ile medya paylaşmalıdır.
Buna ek olarak daha önemlisi, ilgisiz, yetkisiz ağızların “vatan millet Sakarya” söylemlerine, “tahminlerine, projeksiyonlarına, inandırıcı olmayan teşhis ve çözüm” önerilerine, her krizde “geleneksel iç ve dış Türkiye düşmanları yaratma çabalarına” son verilmelidir. Artık kırk kafadan kırk ses çıkmamalıdır. Dahası başkasının işine karışmamalıdır.

Ocak ayı sonuna kadar önümüzde, bilinen gündemle, Anayasa değişikliği oylaması, Trump’un resmen iş başı yapması, Merkez Bankası’nın faiz toplantısı ve kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in açıklaması var. Buna gündem dışı gelişecek olanları eklersek kriz yönetimi şimdiden önlemlerini almalıdır ya da ne gibi önlem alınacağını açıklamalıdır.

Yoksa fizik kuralı işler, piyasalardaki boşluğu (şimdi olduğu gibi) “fısıltılar, dedikodular, spekülasyonlar, manipülasyonlar” doldurur. Bizden söylemesi.
Bir notumuzda Anayasa değişikliği ikinci tur oylamasına ve sonrasına ilişkin.
ABD’li yazar Jon Ronson’a göre “dünyada iki tip insan var. Birincisi insanları kendi ideolojilerden daha değerli görenler, ikincisi ise ideolojilerini insanlardan daha değerli görenler”. Buna üçüncü tipi de ekleyebiliriz; “başkalarının ideolojilerinin peşine takılıp ne kendisine ne insana değer verenler”.