Türkiye’de yüksek enflasyon ve cari açık ile jeopolitik risklere bağlı olarak liranın zayıflaması ve ABD ile Çin arasındaki gerilimin hafifleyeceği beklentisiyle yükselen ABD ve Asya borsalarının etkisiyle, dolar yüzde 0.55 artışla 4.0296 liraya, euro da yüzde 0.44 artışla 4.9448 liraya kadar yükseldi.

Dolar geçen haftalarda tarihinde ilk kez 4.0 lirayı aşarak 4.0368 liraya çıkarken, euro da 4.9757 lira ile rekor düzeye çıkarak 5.0 liraya dayanmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ekonomi danışmanı Larry Kudlow, ABD yönetiminin, ticaret savaşları konusunda Çin ile görüşmeler yapmakta olduğunu ve amaçlarının ticaret savaşına girmek olmadığını söylemesi, küresel piyasalarda ticaret savaşı endişelerini hafifletti ve doların yükselmesini destekledi.

Piyasa analistlerine göre, liranın son dönemde özellikle dolar ve euro karşısındaki hızlı düşüşleri;

– yüksek enflasyon,

– risk algısında görülen artış,

– cari açık,

– yabancıların pozisyon azaltması,

– jeopolitik riskler gibi gelişme ve endişelerin art arda ortaya çıkmalarından kaynaklanıyor.

Bu gelişmelere bağlı olarak, yabancı yatırımcıların devlet iç borçlanma senetlerinden çıkışları hız kazandı ve carry trade pozisyonlarının da kapanmasıyla liradaki kayıplar daha da arttı.

Borsa İstanbul Endeksi (BİST-100) ise yeni güne, yüzde 0.54 düşüşle 113 bin 975 puandan kapanan gün ardından yüzde 0.12’lik artışla 114 bin 110 puandan başladı.

İş Yatırım’ın ” Tangoya devam…” başlıklı günlük piyasa bülteninde, “Güne dünya borsalarından gelen iyi haberlerle başlıyoruz” denildi ve şu değerlendirme yapıldı:

“ABD ve Çin arasında dış ticaret müzakerelerinin yeniden başlayacağı beklentisiyle S&P 500 yeniden 200 günlük ortalamasının üzerine çıktı. Asya borsaları uzun bir aradan sonra yükselmeye çalışıyor.

“Beyaz Saray Ekonomi Konseyi direktörü Kudlow’un anlaşmazlığın giderilmesi için halan zaman olduğunu söylemesi piyasaları umutlandırıyor. Piyasa fiyatlarının Brexit şoku sonrası en düşük F/K oranlarına gerilemesi yükselişte etkili oldu.

“Gümrük vergilerindeki artış ile Trump’ın arkasındaki halk desteğinin artışı uzlaşmanın önündeki temel engel.”