Ana Sayfa Güncel Doğanın lodoslu intikamı

Doğanın lodoslu intikamı

44
PAYLAŞ

Hızı saatte 100 kilometreyi aşan lodos fırtınası nedeniyle Türkiye’nin bir bölümünde adeta küçük bir kıyameti yaşadık. Denizler metrelerce kabardı, nehirler taştı, çatılar uçtu, gökten kiremit yağdı, minareler devrildi, dev ağaçlar kökünden söküldü, tırlar, kamyonlar şarampole savruldu, orman yangınları çıktı, sokaktaki insanlar uçup gitmemek için direklere tutunmak zorunda kaldı, hava, deniz ve demiryollarında ulaşım aksadı. Tüm bu olaylar sırasında ölen ve yaralananlar oldu.
Birkaç gün içinde yaşadığımız olağanüstü durumun nedenlerini kavrayıp önlemleri buna göre alamazsak ilerde daha büyük felaketlerle karşılaşmamız sürpriz olmaz.
++
Evet, diğer ülkelerle birlikte çevre kirliliğine bağlı iklim değişikliği sorunuyla karşı karşıyayız.
Kömür, petrol ve doğalgaza bağlı enerji sistemi zehirli karbondioksit gazının salınımını artırıyor yani atmosferi sürekli kirleterek doğanın dengesini bozuyor, iklimin değişmesine yol açıyor. Buna sanayi ve evsel atıkların usulüne uygun imha edilmemesi ve tarımsal ilaçların yarattığı kirlilik de eklenince dünya giderek yaşanmaz bir noktaya doğru ilerliyor.
Hiç önlem alınmazsa önümüzdeki yıllarda fırtınalar daha yıkıcı ve öldürücü olacak, denizlerin kabarması kıyılardaki şehir, kasaba ve köyleri yutacak, seller büyük can ve mal kayıplarına yol açacak, tarım toprakları zarar görecek, kıtlık başlayacak.
++
Peki ne yapılabilir?
Öncelikle yapılması gereken, enerji için kömür, doğalgaz ve petrol kullanımını azaltmak, hatta tümüyle ortadan kaldırmaktır. Bunun yerine rüzgar, güneş, biyogaz gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek gerekir.
Yapılması gereken ikinci önemli şey, zehirli taarruzlara karşı doğanın dengesini sağlamaya yarayan ormanları, meraları, denizleri, nehirleri yok etmemek, gözümüz gibi korumaktır.
Tabii vakit henüz varken nükleer santral yapımlarından vazgeçmek gerektiğini de hatırlatmalıyım.
++
Sonuç olarak birkaç gündür esen şiddetli lodosu doğanın insanlığa verdiği son alarm olarak kabul etmek zorundayız.
Doğanın da bir sabrı vardır. Bu sabır daha fazla istismar edilmemelidir.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam