Kurumlar vergisi listesinde ilk sırada yer alan ve adı saklanan, ucuza sağladığı doğalgazı hiçbir şey olamamış gibi eski fiyattan satan BOTAŞ fena yakalandı.

Vatandaş, inanılmaz kar sağlayan bir kamu kuruluşunun kamudan saklanmasını anlayamadığı gibi, “madem ithal maliyetlerin en az yüzde 40 oranında ucuzlamış, bunu niye günlük tüketime, ekonomiye yansıtmasızsın, eski fiyattan satmışsın, satmaya devam ediyorsun?” sorusunu soruyor. Dahası, bir kamu kuruluşunun vatandaşın, ekonominin sırtından böyle bir kara ulaşması ne kadar doğru? Bankaların karını eleştirirken BOTAŞ’ın durumuna ne diyeceğiz?
Anlaşılan her yıl Nisan ayında duyurulan en fazla gelir ve kurumlar vergisi ödeyecekler listeleri, BOTAŞ’ın adını “açıklayalım mı yoksa gizli mi tutalım?” tartışması üzerinden gecikmiş. Yoksa törenler, ödüller, plaketler, gırla giderdi.
Biz BOTAŞ’ın bilançoları karşında “vatandaş gazda iyi bir indirimi hak etti” dedik ama bu gerçekleşmez. Nedeni basit: Fiyatlar inerse devletin sadece BOTAŞ’tan değil günlük perakende gaz satışlarından vergi gelirleri düşer. Elektrik üretim amaçlı verdiğinde üreticilerin, elektrik dağıtım firmalarının ciroları ve karı azalır. Onların devlete ödemek zorunda oldukları özelleştirme paralarını bulmakta zorlanırlar.
Bu durumda vatandaşa yazık değil mi? Bugün Ankara’da 120 metrekarelik bir evin ortalama yıllık doğalgaz gideri 2.5 – 3 bin lira arasında. Vatandaş neredeyse bir aylık maaşını hatta daha da fazlasını doğalgaz için harcıyor. Bir o kadar da elektriğe gidiyor. Her ikisine de KDV ödüyor. Sanayideki doğalgaz ve elektik tüketimi maliyetleri artıran en büyük faktör. İşçilikten daha fazla harcanıyor.
Bir yanda “girdi maliyetleri düşsün, sigorta primlerinin yarısı benden, ucuz krediler, cazibe merkezleri, vergileri öteledim, enflasyon gerilesin, ekonomi canlansın, büyüyelim” deniliyor diğer yanda üretimin en büyük gideri olan gaz ve elektik fiyatları değiştirilmiyor. Üstüne konu saklıyor. Demek belki de bu tablo karşısında iki de bir “gelecek üç ayda gaza elektriğe zam yok” deniliyormuş.
Şimdi hükmet yetkililerinin vatandaşa sağlıklı, anlaşılabilir ve kabul edilebilir açıklama yapması gerekir. Şunu anlarız, geçmişte yıllarca başta Ankara Büyükşehir Belediyesi olmak üzere belediyelerden para alınamadığı için oluşan zararlar vardı, memleketin dört bir yanına ulaşmak için dağıtım borularına finansman lazımdı. Ama bugün bunlar geride kaldı. Borular tamamlandı, dağıtım özelleştirildi, BOTAŞ belini doğrulttu, ithal fiyatlarını indirdi, böylesine dev kara geçti.
Şunu da söyleyebilirler: “efendim ülkeler arasında gaz alım satım fiyat anlaşmaları gizlidir. Üretici ülke alıcı ülkelere değişik fiyat uygular. Diğer ülkeler bunu duyarlarsa tatsızlık çıkar. Bunun için gizli tuttuk”. Bu devletin sorunu, geçelim.
Tüm bu gelişmeler sonucu indirim yapılmayabilir ama artık doğalgaza zam da yapılamaz. Yaparsanız ne diyeceksiniz? En fazla kurlar arttı dersiniz. Kurlar artsa bile BOTAŞ’ın karını en fazla bir milyar lira oynatır. Peki, BOTAŞ’ın elinde vergi ödemesi dışında boşta duran 7 milyar liralık karı ne olacak? Bu kim parası? Ver Hazine’ye bir aylık iç borçlanmayı karşılasın. Verilmez, faize yatırılır. BOTAŞ’ın faiz geliri geçen yıl bir önceki yıla göre iki kat artarak 378.5 milyon liraya çıkmış. Her yerden sadece gaz, petrol değil para da akıyor.
Bundan böyle hükümetin doğalgaz fiyatlandırması ve BOTAŞ’ın malî tabloları mercek altındadır. Hiç gündemde yokken vatandaşın yakın takibine girmiştir. Bundan sonra gazda yapılacak indirim de zam da sağlıklı açıklama ister.