Dışlanmaya “mescitle” direnmek!

0
68

Almanya “Erdoğan konuşursa, konsolosluğa müdahale ederiz” diye açıklama yaptı…

Hatırlanacağı gibi; Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği adına yapılan açıklamada, “Hamburg Başkonsolosluğu’nda vatandaşlara hitap edip etmeme kararının tamamen Erdoğan’a ait olduğu ve bunun için ev sahibi ülkeden izin alınmasına gerek olmadığını” duyurulmuştu…

Hükümet adına açıklama yaptığını söyleyerek söze başlaşan Alman Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ise “Net bir şekilde şunu söyleyebilirim. Böyle bir şeye izin verilmesi için uzunca bir süre önce başvurmaya ve değerlendirme yapmaya ihtiyaç var. Tabii bununla ilgili bir başvuru geldiği zaman. Ancak, Alman hükümetinin arzusu ya da izni hilafına böyle bir şeye kalkışılmasını Almanya’nın egemenliği ile ilgili bir sorun olarak görürüz” dedi…

Sözcünün açıklamaları bununla da kalmadı ve giderek sertleşti…

“En iyi niyetimizle şunu belirtebiliriz ki, üst düzey Türk makamları ile Alman makamları arasında, konsoloslukların statüsü ve konsolosluk arazileri konusunda bir fikir ayrılığı olduğunu tasavvur dahi edemiyoruz. Aksi durumlarda, diplomatik statüdeki bu alanlara etki etme olanağımızın olduğunu bildirmek isterim. Durum bundan ibarettir.”

Buna Almanya Başbakanı Angela Merkel’in “Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olduğunu” ilan etmesi de eklenince, durum biraz daha ciddi hale geldi…

Mevcut Hükümet’in büyük ortağı Hıristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) üç ay sonra gerçekleşecek genel seçimlerdeki programında yer alan “Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini reddediyoruz. Çünkü üyelik şartlarını yerine getirmiyor. Türkiye’de hukuk devleti, özellikle ifade ve basın özgürlüğü konularında yaşanan son gelişmelerden ise büyük endişe duyuyoruz.” Sözleri ise soğuk duş etkisi yaptı…

“Peki, Türkiye’nin bu konulardaki tepkisi ne?” diye merak mı ediyorsunuz..?

Hükümet’in daha önemli işleri var bu arada… Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yeni açılacak okul ve benzeri eğitim kurumunda, kadın ve erkekler için ayrı ayrı mescit yapılması zorunluluğu getirilmesinin ardından, şimdi de sinema, tiyatro, müze, gazino ve lokantalara da mescit şartı konuluyor…

İnsanların namaz kılacak yer bulmakta bu kadar zorlandığı(!) bir ülkede yaşıyor olmak, gerçekten utanç verici…

Bereket versin Türkiye’yi yönetenler; tabiat parkı, mesire alanı, bölge parkı, piknik alanı gibi yerlerde de mescit ve bebek emzirme yerleri olmasına ilave olarak, tamamlayıcı nitelikteki “abdest alma mekânları ile diğer gerekli mekânların” kolay ve erişilebilir bir yerde olması gerektiği de vurgulamışlar…

Bu önemli işler halledildikten sonra sıra elbette Alman Nazilere gelecektir… Acele etmeyin… Bu işler sırayla olur..!