Dışişleri BM’nin Kıbrıs raporunu eleştirdi

Dışişleri Bakanlığı, BM Genel Sekreterinin, Kıbrıs’taki İyi Niyet Misyonu’na ilişkin 28 Eylül tarihli raporunun “müzakere sürecine dair gerçeklerin açık bir şekilde yansıtmadığını” belirtti.

Bakanlık, önümüzdeki dönemde atılabilecek adımlar konusunda Türkiye’nin Kıbrıs Türk tarafıyla değerlendirmelerinin devam ettiğini de ifade etti.

Dışişleri BM’nin Kıbrıs raporunu eleştirdi. Dışişleri Bakanlığı açıklamasında BM Genel Sekreteri’nin, Kıbrıs’taki İyi Niyet Misyonu’na ilişkin olarak Mayıs 2015 – Ağustos 2017 dönemini kapsayan 28 Eylül tarihli raporuNU ELEŞTİRDİ.

Nihai metninin 10 Ekim tarihinde yayımlandığını belirterek raporda, “müzakere sürecine dair gerçeklerinin açık bir şekilde yansıtmadığı görüldüğüne” dikkat çekti. Açıklamada şöyle denildi:

“Rapor bu haliyle beklentilerimizi karşılamaktan uzak kalmakla birlikte, yaşanan tüm gelişmelere tanık olan Genel Sekreter’in raporunda yer verdiği bazı tespitler uluslararası kamuoyu tarafından dikkate alınmalıdır.”

Bu çerçevede Genel Sekreter’in, sürecin son aşamasında yaşananlara atıfta bulunarak, “müzakerelerin sonuçlandırılması için siyasi irade, cesaret ile kararlılık, karşılıklı güven ve ilgili tüm tarafların önceden değerlendirilmiş riskleri almaya hazır olmaları gerektiğine kanaat getirdiğini” vurgulaması not edildiği belirtildikten sonra şöyle devam edildi:

-RUM TARAFI “YAPICILIK SERGİLEMEDİ”-

“Genel Sekreter’in bu ifadelerle Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafını kastetmediği açıktır. Zira, Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs Konferansı’na giden süreç boyunca ve Konferans’ın Crans-Montana oturumu dahil tüm aşamalarında Güvenlik ve Garantiler başlığına ilişkin ‘sıfır asker, sıfır garanti’ seklinde özetlenebilecek, gerçekçi olmayan yaklaşımından asla vazgeçmemiştir.

Dışişleri BM'nin Kıbrıs raporunu eleştirdi
Dışişleri BM’nin Kıbrıs raporunu eleştirdi

Ada’da kurulmasına çalışılan yeni ortaklık devletinin işleyişine dair bazı temel noktalarda dahi herhangi bir yapıcılık sergilememiştir. Bu nedenle, raporda yer alan, ‘anlaşmaya çok yaklaşıldığına’ dair ifadeleri de anlamak güçtür.”

SİYASİ EŞİTLİK

Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının, Kıbrıs meselesinin Ada’daki her iki halkın asli kurucu iradelerini, siyasi eşitliklerini ve Ada’nın ortak sahibi olmalarını temel alan, müzakere edilmiş, adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüme kavuşturulması için siyasi irade göstererek, cesaretle ve kararlılıkla çaba sarf ettiğini, buna sürece dahil olan ya da yakından izleyen tarafların da şahit olduklarını belirtti.

-RUM TARAFI GÜVEN DUYGUSUNU AŞINDIRDI-

Rum tarafının ise müzakerelerde göstermesi gereken siyasi iradeyi sergilemeyerek Kıbrıs Konferansı’nda da bu tutumunu sürdürdüğünü kaydeden Bakanlık, Rum tarafının son olarak Crans-Montana’daki uzlaşmaz tutumuna tüm taraflar şahitlik ettiğini vurguladı. “Müzakere masasındaki güven duygusunu aşındıran taraf olmuştur” diyen Bakanlık, şunları da söyledi:

“Gelinen bu noktada, Kıbrıs Türk tarafının, bu son süreç de dahil olmak üzere yarım yüzyıldır süren çözüm çabalarında daima iyi niyet, kararlılık ve yapıcılık sergilemiş olmasına rağmen, adeta, 2004 yılında olduğu gibi cezalandırılmaya devam edilmesi kabul edilemez niteliktedir.

İZOLASYONA SON VERİLMELİ

Evvelki süreçlerin ardından Kıbrıs Türk tarafına verilen sözlerin tutulmadığının unutulması mümkün değildir. Kıbrıs’ta Rumlarla barış ve ortaklık içinde bir arada yaşayabilmek için her türlü gayreti göstermiş bulunan Kıbrıs Türk halkına uygulanan insanlık dışı izolasyona artık son verilmesinin, Kıbrıs Türklerinin uluslararası toplumla temaslarının önüne getirilen haksız engellerin artık kaldırılmasının zamanı gelmiştir.

Çözüm yolunda gayret sarfeden tarafın cezalandırılması, çözümü engelleyenin ödüllendirilmesi söz konusu olmamalıdır.”

-“ATILABİLECEK ADIMLAR KONUSUNDA DEĞERLENDİRMELERİMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ”-

Genel Sekreter’in tüm taraflara Temmuz ayında yapmış olduğu ve raporunda da yinelediği çağrı doğrultusunda, önümüzdeki döneme yönelik olarak atılabilecek adımlar konusunda Türkiye’nin Kıbrıs Türk tarafıyla değerlendirmelerinin devam ettiği belirtilerek, “Kıbrıs Türklerinin maruz kaldığı kabul edilemez.

İzolasyonun önümüzdeki dönemde sürüp sürmeyeceği, söz konusu değerlendirme sürecimizde hiç şüphesiz belirleyici olacaktır” denildi. Bakanlık, açıklamasını şöyle noktaladı:

ÇÖZÜM

“Türkiye, Kıbrıs sorununa sürdürülebilir bir çözümü, hem Doğu Akdeniz’de istikrarın güçlendirilebilmesi açısından, hem de ilgili taraflara sağlayabileceği çok yönlü çıkarları göz önünde tutarak samimiyetle desteklemektedir.

Böyle bir çözüm için yapıcı katkılar sağlamaya devam ederek, çabalarımızı kararlılık ve iyi niyetle sürdüreceğiz.

İlgili tarafları, bu doğrultuda gerçekçi ve yapıcı bir tavır sergilemek suretiyle, üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye davet ediyoruz.

Öte yandan, çözüm süreci önümüzdeki dönemde hangi şekli alacak olursa olsun, katkılarına daima önem atfettiğimiz BMGS’nin hizmetlerini sunmaya devam etmeye hazır bulunmasını olumlu karşılıyoruz.”