Bilemiyorum bu Trump’ı birazcık olsun mutlu eder mi, ama Orta Amerika ülkesi Guatemala, ABD’den sonra Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan ilk ülke oldu ve Guatemala Devlet Başkanı Jimmy Morales, ülkesinin İsrail büyükelçiliğini Kudüs’e taşımak için gerekli talimatı verdiğini açıkladı…

Eh, son kamuoyu araştırmalarına göre “Amerikan halkının yüzde 65’nin desteklemediği bir başkan olduğunu görüyor Trump… Bu durumda; hiç değilse bağıra bağıra tehdit ettiği ülkelerden biri ve ABD’nin ‘ekonomik büyüme yardımı’ kapsamında en çok destek alan 11 ülkeden biri olan Guatemala, ilaç gibi gelmiş olabilir…

İslam âlemini kızdıracak yeni planlardı olduğu da biliniyor… Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye, Hamas’ın Gazze’de düzenlediği 11. Bilimsel Kudüs Konferansında yaptığı konuşmada, “ABD yönetiminin, İsrail’i Yahudi devleti olarak tanıyabileceği, tüm Yahudi yerleşim birimlerinin Kudüs’e ait olduğunu ve Filistinli mültecilerin dönüş hakkı olmadığını açıklayacağını” söyledi…

Aslında ABD’nin, şu anda Başkan olduğu için de Trump’ın Arap alemindeki en büyük destekçisi olan Suudi Arabistan’a gelince…

Parayı en büyük güç olarak kabul eden ve “mümkün olduğu kadar çok para kazanmaya odaklanan insanlar ülkesi” olduğunu kanıtlamak için çırpınıyor adeta… Prens Muhammed bin Salman tarafından başlatılan yolsuzlukla mücadele operasyonu kapsamında gözaltına alınan Prens El Velid bin Talal’ın serbest bırakılması için 6 milyar dolar kefalet istediği ortaya çıktı…

Başta sosyal medya ağı Twitter olmak üzere dünyanın birçok ülkesindeki şirketlerde hissesi bulunan El Velid, 18 milyar dolarlık servetiyle Forbes dergisinde dünyanın en zengin insanlar listesinde yer alan isimlerden biri…
İnsan “bu para aşkının sınırları var mı acaba?” diye merak ediyor…
Örneğin ya Hz. Muhammed’in mezarının altında petrol bulunduğu anlaşılırsa…
Trump’ın Ortadoğu’da yakmaya çalıştığı ateşin asıl amacı belli olunca, Türkiye açısından ilginç bir takım gelişmelere tanık olmaya başladık bu arada…
Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Maria Adebahr; Türkiye’de Nisan ayında Suriye sınırı yakınlarında gözaltına alınan Alman vatandaşı David Britsch’in serbest bırakılmasından yola çıkarak, “bu iki ülke arasında yeniden karşılıklı güveni inşa edecek bir umut olabilir ve biz, Türk hükümetiyle görüşmeleri devam ettirmeye ve ilişkilerimizdeki gerilimin azaltılmasına doğru gidilmesine hazırız.” diye konuştu…
Hemen peşinden de Hollanda Başbakanı Mark Rutte, ülkesi ile Türkiye arasındaki ilişkilerin halen “soğuk” olduğunu belirterek, “İlişkilerin düzelmesinin iyi olacağını düşünüyorum” dedi…
Avrupa ülkeleriyle aramızın düzelmesi ihtimaline yönelik bu sözleri; “Batıyı önümüzde diz çöktürdük” nidalarıyla demeç vermeye çalışanlar olacaktır şimdi…
Ne var ki bu “tamamen iç politikaya yönelik ve taraftarların gözüne girebilmek için yapılan, ya da parti içinde itibar kazanmaya yönelik çabalar” olur ve dış ilişlilerin bölme yürütülemeyeceğini bilmem kaçıncı kez görmüş oluruz…
En kötüsü de, “herkesi küçük görüp, hakaret ve tehdit eden” Trump’tan farkımız kalmamış olur..!