Ana Sayfa Yazarlar Dış politikada olumsuz bir yıl daha biterken

Dış politikada olumsuz bir yıl daha biterken

80
PAYLAŞ

Her gün kendi topraklarımızda gelişen olumsuz birçok olaya rağmen, Türkiye gerçekten büyük ve güçlü bir ülkedir. Dolayısıyla attığı tüm adımlar diğer ülkeler ve uluslararası basın-yayın kuruluşlarınca yakından takip edilmektedir.

Memleketteki iç çekişmelerden dolayı bu durumu vatandaşlarımız hissetmese dahi, yurt dışında görev yapan diplomatlarımız rahatlıkla gözlemleyebilmektedir.
Hâlihazırda ülkemizin bazı Kuzey Afrika ülkeleri ile Suriye, İsrail ve Yemen’de Büyükelçisi bulunmamaktadır. Dikkat edilirse bu ülkeler, eski Osmanlı coğrafyası içinde yer almıştır.
Hükümet, anılan coğrafyada yeniden bir siyasi ve ekonomik ağırlığa sahip olmaya çalışmış, bu uğurda özellikle Sünni mezhebine dayanan ve başta Müslüman Kardeşler hareketine sahip çıkan bir dış politikayı uzun bir zaman sürdürmüştür.
Yapılan tüm iyi niyetli ikazlara rağmen gelinen noktada, zaten çok güç bir bölgede bulunan ülkemizin etrafında gerçekten de dost olarak nitelendirilebilecek ülkelerin sayısı bir-ikiye düşmüş, uluslararası itibarımız sorgulanır hale gelmiştir.
Suriye ve Irak’a yönelik dış politikamız, vatandaşlarımızın günlük hayatını olumsuz yönde tehdit eder hale gelmiştir. PKK, aşırı sol örgütler ve uzantılarınca gerçekleştirilenlere ilaveten, başta IŞİD kaynaklı uluslararası terörizmden de halkımız etkilenmektedir. Acıdır ki Esad rejimine karşı neredeyse bir kin güdüsüyle hareket edilmesi netice vermediği gibi, bu rejimin değiştirilmesine ilişkin gelişen uluslararası pazarlıklarda ülkemizin adı geçmemektedir bile. ’nin ülkemize yönelik yumuşamasının da esasen Suriyeli göçmen akımını durdurmakla ilgili olduğu da malumdur.
’taki askeri varlığımız inatla sürdürülmüş ve ülkemiz bir taraftan Birleşmiş Milletler () Örgütü’ne şikâyet edilirken, ABD’nin ve Arap Ligi’nin uyarılarına maruz kalmıştır.
Bir Rus uçağının tarafımızdan düşürülmüş olması da yukarıdaki olumsuz tablonun üzerine, deyim yerindeyse ‘tüy dikmiştir’.
Bu olumsuz dış politikanın düzeltilmesi imkânı elbette mevcuttur. Gerekli şart, içinde bulunulan koşulların izin vereceği yeni ve gerçekçi bir politika izlenmesidir. Dışişleri Bakanlığı, dış politikada danışılan bir konumdan, salt hükümetin direktiflerini yerine getiren bir konuma getirilmiştir.
Olumlu sonuç vermemiş olan dış politikamızın, iktidarın ‘Benmerkezci’ anlayışından kurtarılması bir fırsatı teşkil edebilir.
Bu yapılabildiği takdirde Dışişleri Bakanlığı’ndaki nitelikli kadronun hükümete ciddi ve uygulanabilir bir dış politikaya ilişkin önerilerde bulunabileceğine eminim.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam