Memlekette birileri, rant kapısı yaratmak için her gün yeni bir fikirle ortaya çıkıyor. Üstelik bu parlak fikirlerini hükümeti, devleti ikna edip zorunlu hale getiriyorlar. Nedense bu işler enerji konularında yoğunlaşıyor.

Enerji tasarrufu için son on yıldır binalarda zorunlu dış cephe kaplanması uygulaması var. Mantolama denilen bu uygulama için sürekli son tarih veriliyor, millet panik içinde para toplayıp apartmanını kapatıyor ama son tarih sürekli erteleniyor. İşin cılkı çıktı, son tarih ne zaman bilen kalmadı, konu gevşedi.
Şimdi “dışarısı” bırakılıp “içeriye” girilmeye başlanıyor. Bunun için, “gürültü ile mücadele için binalara yalıtım yapılması” zorunlu uygulaması getirildi. Buna göre, evinize, binanıza gelecekler, bir sürü ölçüm yapacaklar, sonra, dışarıdan gelen gürültüyü azaltmak için “şöyle yalıtım yapın” diye öneride bulanacaklar.
İş, sanayi yerleri, fabrikalar olsa anlayacağız da evler ne iş? Amaç eğer komşu matkapla duvarı deliyorsa bu sesi duymamak. Doğru ya, millet elinde darbeli matkap, 24 saat duvarları deliyor, kazma ile duvar yıkıyor, evlerin içinde at koşturuyor, yüksek sesle dinliyor. Biz de evi barkı yıkıp, duvarlara, tabana, tavana yalıtım yapacağız.
Yalıtım işlerini yapanlar belli de gürültü kontrolünü kim yapacak? Bilinmiyor. Eğitimi, okulu, gürültü ölçer mühendisi var mı? Yok. Belediyeler bu işi yapıyor ama bir bakıyorsunuz ana iştigal konularıyla ilgisi olmayan bir sürü firma, bir yerlerden belge, sertifika, izin almış, “gürültü ölçme uzmanı” olmuş. “Ne kadara çıkar bu iş?” diye sorsanız, o hiç belli değil. Ne koparsak kardır hesabı gidiyor.
En son örnek geçen aybaşında yaşandı. Binalarda enerji kullanım verimliliği ölçülecek ve buna göre yalıtım önerileri yapılacak ve uygunluk izni verilecekti. 2 Mayıs’tan sonra zorunlu hale geliyordu, millette bir panik, nasıl yaparız bu işi derken ortaya çıkan firmalar, “en iyi biz ölçeriz” diye kapı kapı dolaşmaya başladılar. Ne bir tarife, ne bir standart ücret var. Kimi daire başına 20 lira istiyor, kimi “metre kare üzerinden 35 kuruşa ölçerim” diyordu.
Bu işe soyunan anlı şanlı bir elektrik dağıtım firmasının önerisi de şöyle idi: “Efendim apartman mimarî projesini bulacaksınız, getireceksiniz, bizim mühendisler bir ay inceleyecek, sonra size belge verecek, üzerine de en az bin beş yüz lira para ödeyeceksiniz”. Eziyete bakın. Bina 50 yıllık, bir de projesi bulacağız. “Nerede buluruz bunu, belediye imar müdürlülerinden alın”. “Peki, yapmazsak ne olur? Evinizi satamazsınız, kiraya veremezsiniz”. Akla bakın, nereden sıkıştırıyorlar! İşin yürümediği görüldü, 2020 yılına ertelendi.
Parlak fikirleri paraya çevirme işinin en güzel örneği AKP iktidarlarının ilk aylarında gündeme gelmişti. Birisi çıkıp “tüm araçlarda en az birer ceset torbası bulunsun” diye bir fikir attı ortaya. Neymiş, “kazada ölürsek lâzım olur.” Bagajı açıyorsunuz, elinize ceset torbası geliyor. Trafik polisi ceset torbası arıyor. Torba yoksa herkes katil zanlısı gibi bekliyor. Araba hurdaya dönmüş, içinden ceset çıkarılamıyor, “önce torbasını bulalım” diye herkes koşturuyor. Ya işin arkasındaki rant? Bir torba en az 100 lira,, 20 milyon araç, kazanılacak para hesaplanmaz. Neyse ki birleri “bu ne saçmalık” deyip konuyu kapattı.
Yakın zamanda kaçak akaryakıtla mücadele için tüm araçlara bir cihaz takılarak yakıt alım ve tüketiminin izlenmesi fikri ortaya atıldı. Tüm araçlarda bu cihaz olacak, nereden, ne zaman, ne kadar yakıt alıyor diye izlenecek, istasyonun verileri ile karşılaştırılacak, kaçağın izine düşülecek. Kaçağın adresi belli de, esas şu cihazlar kaç para, kimler satıyor? bunu bilelim. İşin pratikte zorlukları görüldü, konu “şimdilik” gündemden düştü.
Sonuçta bugünlerde “gürültü ölçmeye geldik” diye kapınızı çalarlarsa şaşırmayın. Kim şikayet etti? diye komşularınızla tartışmaya girmeyin.
Bunca sorun, çıkmaz varken, birlerinin resmi kanalları kullanarak “zorunlu işler adıyla cin fikirlerini paraya çevirme sevdasına” son verilmesi lâzım. Vatandaş da “ham çökelek” yerine koyulmasın lütfen.

PAYLAŞ
Önceki İçerikAkla takılan 7 soru
Sonraki İçerikVatan sağ olsun
İsmet Hazardağlı
1984 yılında çalışmaya başladığı gazetecilik mesleğinde, çeşitli haber ajansları, dergiler, gazeteler ve televizyon kanallarında muhabir ve üst düzey yönetici olarak görev yaptı. Sonsöz'de ekonomi yazıları ile sizlerle!