Ana Sayfa Güncel Dinçer: Demokrasi yeni bir sınamayla karşı karşıya

Dinçer: Demokrasi yeni bir sınamayla karşı karşıya

28
PAYLAŞ

Haluk Dinçer, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ni hedeflemesi bu modernleşme evresinin somut bir evresi olarak benimsendiğini belirterek, “TÜSİAD bu hedefin en tutarlı ev en aktif destekçilerinden bir oldu. 

TÜSİAD’ın Genel Kurulu’nda konuşan Haluk Dinçer, “Siyaset insanların özel yaşamı ve ruhani dünyalarıyla ilgilenmez. Bunları ve özgürlükleri güvence altına alır. Bugün de eşit vatandaşlık, toplumsal cinsiyet eşitliği ve laiklik ilkelerine tüm gücümüzle sahip çıkmamız gerektiğine inanıyorum” dedi.
TÜSİAD’ın 45. Olağan Genel Kurulu, Four Seasons Hotel düzenlendi. Genel Kurul’un açılışında TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Dinçer konuşma yaptı. Haluk Dinçer konuşmasında, Paris katliamının laiklik ve ifade özgürlüğü fikirlerine saldırı boyutu taşıdığının görüldüğünü belirterek, “Bu boyutuyla eylem Avrupa’nın henüz başaramamış olduğu ama bir ideal olarak belirlediği kültürel çeşitlilikte birlik hedefine karşı bir saldırı niteliğindedir. Bir yanda Avrupa’da Müslüman toplumun entegrasyonuna yönelik politikaların zaafları öte yanda bu ortamın yarattığı sosyal ayrışmanın ağır faturasını ödeyen gençlerin aşırı akımların tuzağına düşmesinin kolaylaştıran unsurlar mevcut. Bu unsurlar farklı kültürlerin barış içerisinde yaşamasını giderek daha zor hala sokmakta” dedi.
Terörizmin her şekliyle kararlı şekilde mücadele edilmesi gerektiğine dikkat çeken Dinçer sözlerini şöyle sürdürdü: “Sadece güvenlik tedbirleri alarak bu köklü sorunun üstesinden gelmek mümkün olamayacaktır. Mücadelenin başarılı olabilmesi için terörizme yol açan nedenlerinde iyi teşhis edilmeleri ve giderilmeleri gerekiyor. Hiç şüphesiz ifade özgürlüğü vaz geçilmez bir değerdir ve hangi hallerde sınırlanabileceği Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde tanımlanmıştır. Bir hukuk devletinde hangi söylem ve eylemlerin yasalarla tanımlanan sınırların ötesine geçip bir suç unsuru teşkil ettiği hukuk çerçevesinde değerlendirilir. Aksi halde keyfi sınırlamalar, basın ve ifade özgürlüğünü ortadan kaldırır. İfade özgürlüğü ve tahammül çağrısını Türkiye olarak paylaştığımız Paris yürüyüşü ruhunu ülkemiz içeresinde ki tartışmalarda da yaşatmalıyız.” Haluk Dinçer, seçim atmosferinin yaşandığı günlerde toplumsal mesajı destekleyen mesajların yine ortaya çıkmasını beklediklerimi belirterek, “Bu noktada Türkiye’nin son gelişmeler ışığında kendi tarihinden edindiği deneyim ve birikimin önemini bir kez daha vurgulamak gereği duyuyorum. Cumhuriyet döneminin kıymetini anlamayan veya anlamak istemeyenlerin bu deneyim ve birikimin kapsam ve derinliğini, dünya ve İslam tarihi açısında önemini yeterince incelemediklerini hükmedebiliriz. 200 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu içinde bulunduğu derin krizden bir modernleşme politikasıyla çıkma iradesini göstermişti. Bu bizim tarihsel deneyimimizi tanımlayıcı bir boyuttur. Osmanlı İmparatorluğu insanlık tarihinin en önemli siyasi ve kültürel etki kaynaklarından biridir. Fakat imparatorluğun sanayi devrimini yapamamış çağdaş devlet sistemine, demokratik yurttaşlık toplumlarına geçememiş dönemine özlem anlamsız bir tutum olur” diye konuştu. “Cumhuriyet Osmanlı’nın son dönemlerinde yeşermeye başlayan çağdaşlaşma girişimlerinin ulus devlet, hukuk devleti ve demokrasiye geçiş boyutlarında devam ettirildiği dönemdir” diyen Dinçer şu ifadeleri kullandı: “Müspet ve menfi tüm gelişmeler bu geniş ve tarihsel açıdan hem doğru hem de zorunlu bir çerçeve içerisinde yaşandı. Bu bağlamda laikliğin, din ve siyaset hatlarının ayrı tutulmasının, din ve vicdan özgürlüğünün, kimsenin hayat tarzını başka toplum kesimlerine dayatmaması gerektiğinin önemini de demokratikleşmede mesafe kat ettikçe daha iyi anladık.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam