Ana Sayfa Dünya Dice Kayek ’ten Paris’te Dokuma Masallar defilesi

Dice Kayek ’ten Paris’te Dokuma Masallar defilesi

116
PAYLAŞ
Dice Kayek ’ten Paris’te Dokuma Masallar defilesi
Dice Kayek’ten Paris’te Dokuma Masallar defilesi

Dice Kayek, 24-28 Ocak tarihleri arasında gerçekleşen Haute Couture İlkbaharYaz 2016 Moda Haftası kapsamında masallardan ilham alan “Woven Tales” adlı dördüncü haute couture koleksiyonunu Louvre Sarayı’nda bulunan Fransa’nın en önemli tasarım müzesi “Musée des Arts Décoratifs” de tanıttı.

Dice Kayek’in defilesi Christian Dior ile aynı gün gerçekleşti. Dice Kayek, Fransız Pret-a-Porter ve Couture Federasyonu’na üye olup, Paris Couture resmi defile takviminde yer almaya hak kazanan ilk Türk markası olmuştu. Prêt-à-porter moda haftalarından farklı olarak,Haute-Couture defileleri sadece Paris’e özel. Couture koleksiyonlarının en önemli kurallarından biri “el işçiliği”. Hemen hemen her şey el ile yapılıyor. Koleksiyonda yer alan giysilerde, katlama, drape, pilise, kırma gibi elde yapılan Couture teknikleri kullanılıyor.

Moda ile mimari düşünceyi buluşturan “Woven Tales” isimli 2016 İlkbaharYaz Couture Koleksiyonu ilhamını masallardan alıyor. 6 ayı aşkın sürede 16 kişilik bir ekip tarafından hazırlanan koleksiyonda ön plana çıkan renkler ise gri, beyaz, siyah ve monokrom.

Rüya- fairy tales- coutre üçlemesiyle vücut bulan koleksiyonun referans noktasını çocukluk anıları oluşturdu. Tasarımcının iğnesinden örgü tezgahlarına, koleksiyon yaratımından peri masallarına her şeyin bir ipe bağlı olduğu hayaliyle yola çıkılan Woven Tales, hayatı şiirsel bir ışık gölge oyununun siluetleri üzerinden anlattı. Masallardaki dikenli güller ve teller koleksiyonda kullanılan iğneler ile özdeşleştirildi. Defilede yer alan mankenlerin ise göz makyajında bulunan siyah detaylar dikenleri sembolize etti.

İlkbahar-Yaz 2016 Sezonunun Farkı

Dice Kayek Couture defilesi, Couture teknik ve kurallarına uygun olarak yapılmış 30 parçadan oluştu. El emeği, zahmet, sanat, zanaat ve el işçiliğini bir potada eriten couture koleksiyonu Dice Kayek’in imzası kabul edilen ‘’işleme detayları’’ ile flanel, yün dokumalar, balıksırtı desenler, yün krepler, organza, koton gömlekler, ipek mikado, saten ve kadife gibi farklı kumaşların yorumlanması ile hayat buldu. Dice Kayek İlkbahar yaz 2016 sezonunda her seneden farklı olarak etek ve ceket boyları daha uzun kullanıldı. Dice Kayek’in klasikleşmiş parçaları arasında bulunan geniş paçalar ve oversized etek, ceket ve bluzlar bu seneki koleksiyon içerisinde de moda severlerin beğenilerine sunuldu.

Paris Haute Couture İlkbaharYaz 2016 Moda Haftası kapsamında gerçekleşen Dice Kayek Couture defilesine moda ve iş dünyasından önemli isimler katılım gösterdi. Katılımcılar arasında Türkiye Paris Büyükelçisi Hakkı Akil ve eşi İnci Akil, Ece Sükan, moda bloggerlerı Candice Lake, Susie Lau ve Ezgi İçel Apa, dünyaca ünlü moda yazarı Suzy Menkes, Hürriyet Gazetesi Köşe Yazarı Ertuğrul Özkök, Milliyet Gazetesi Köşe Yazarı Güneri Cıvaoğlu, Alem Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Zuhal Pirinçcioğlu, Nilüfer Göle, Merzuka Imrahor, Shini Park ve Melkan Gürsel Tabanlıoğlu yer aldı.

Defileyi izleyenler arasında bulunan Ertuğrul Özkök defileyi çok beğendiğini belirterek,

“Ayşe ile Ece harikalar yaratmışlar. Bu güne kadar gördüğüm en iyi koleksiyonları. Çok kuvvetli bir hikaye var koleksiyonda. Koleksiyon baştan sona tutarlılık içerisinde. Çok kendilerine özgü bir tarz yaratmışlar. Milano’da Fendi defilesini gördüm parça parça eserlerdi. Bir bütünlüğü var gibi gözüküyordu ama burada bir hikaye var. Masal, efsane kahramanlarından çıkarak müthiş bir estetik yaratmışlar. Çok çok iyi kumaşlar, çizimler çok iyi, uygulamalarda harika idi. Ayşe ve Ece’yi tebrik ederim Dice Kayek markasını hakikaten bir dünya markası yaptılar”

diye konuştu.

Defileyi izleyenler asında bulunan Güneri Civaoğlu da Dice Kayek’i öteden beri bilip tanıdığını, Haute Couture seçilmenin son derece zor olduğunun altını çizerek ”Çok görkemli, çok başarılı, kendi içinde bir bütünlüğü anlatacak hikayesi olan bir defile oldu. Tüm boyutları, sezonları, vesileleri ile. Bursa’da doğan bir küçük kız fakat Paris’te gözlere hitap eden gusto örneği verebiliyor. Yolları açık olsun. Başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.

Paris Büyükelçisi Hakkı Akil ”Defile her zamanki gibi bize gurur verdi. Dice Kayek markası Ayşe ve Ece ile birlikte bizim Paris’teki gururlarımız. Büyükelçilik olarak her zaman, her an onlara gerekli desteği vermeye gayret ediyoruz” dedi.

İnci Akil de

“Gurur duyduk. Çok güzel bir koleksiyon hazırlamışlar. Çok modern ve işleri ile çok da emekli bir defile idi. Tebrik ediyorum.”

Ayşe Ege dördüncü Couture defile yaptıklarını, Pret a porte defilerinin sayısını bile sayamadığını söyledi. Ayşe Ege, seneye 25’inci yıllarını kutlayacaklarının altını çizdi ve bu seferki defilenin en zahmetli defile olduğunu, hazırlıkların sabah dokuz da bittiğini ve kıyafetlerin dokuzda direkt defile salonuna getirildiği her zaman olduğu gibi adrenalin ile ayakta olduklarını belirterek şunları söyledi ”Kumaşların çoğu İtalya’da özel dokunmuş. Couture de özel teknik kumaşlar yaptırmak lazım. Özellikle bizim çok konstrak bir tarzımız var. Buna uygun kumaşları hep özel yaptırıyoruz. Pret a portere’de Türk kumaşları kullanıyoruz.

Hazırlık altı ay. Defile 8 dakika. Bir kış masalı konsepti. Sürreal bir rüyada geçiyor. Dolayısı ile de kıyafetlerin zamanı yok. Masallarda olur gibi zamansız, boyutsuz. Ama bir masaldı. Masallar hep ormanda geçer uyuyan güzel, pamuk prenses tüm masal kahramanlarını özellikle kadınları görebilirsiniz. Değişik bir konseptti bu sefer ki. Mankenlerde makyaj değişikti. Bir rüyaya anlatıyordu bence bir rüya gibiydi galiba. Herkes öyle dedi.”

Ece Ege de şu bilgileri verdi ”Defilemizin konusu bir rüya idi. Gerçek olamayan rüya ile serap arası, hayal ettiğin daha çok. Mesela bir orman çocuk hikayelerinin kahramanları bu ormanda bir birlerini hiç tanımadan, alakaları olmadan yürüyorlar. Bütün olay buydu. Sahnede, kıyafetlerde öyle idi. Kıyafetlerin çoğu bir masal kahramanı kıyafetinin çağdaş uygulaması idi. Her zaman uygun bir şekilde kumaşlarımız, işlemelerimiz şekillere özel yaptırılıyor. Kırmızı başlıklı kızın kıyafeti favorim onu özellikle çok seviyorum.”

Bazı yabancı gazetecilerin Türk ve Müslüman bir kadın olarak Paris’te Haute Couture defile yapmak ile ilgili soruları değerlendiren Ece Ege şunları söyledi “Bu gün kadınmışsın, erkekmişsin, Müslümanmışsın, Budistmişsin, İtalyanmışsın, Türkmüşsün böyle bir şey yok artık dünyada. Bu olmasın diye çalışmalar, sempozyumlar, dernekler var. Herkes birleşsin. Kuvvetli olan, yaratıcı olan, doğru olan, yüksek olan. Tabi ki güzel şeyler yapacak kazanacak. Kendini şahsi olarak buraya çekmek bu yani challenge bu. Hala ülkeler, dinler, böyle bariyerler yapa yapa insanlık batıyor. Bunu artık bırakalım. Bu tür sorulara cevap vermeyi sevmiyorum da, anlamıyorum da. Dice Kayek markası Amerika ve Asya’da mesela Honkong, Singapur, Tayvan, Güney doğu Asya ülkelerinden Couture rağbet var. Çok yeni bir Pazar. Lüks tüketimi yıllardır yapanlar artık değişik, kişiye özel, çok üretilip, çok giyilmemiş veya takılmamış ürünlere gidiyor alım isteği. İnsanlarda bana özel olsun, tek bende olsun, hiç olmazsa rengi benim için özel yapılmış olsun arzusu doğmaya başladı gittikçe. Böyle bir niş gelişti. Daha yeni olduğu için tüm sistemi taşıyacak ticari değerde değil daha. Ama gelecek o da, ben ona inanıyorum.”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam