Ana Sayfa Yazarlar Devletin Güvenliği mi? İnsanın Güvenliği mi?

Devletin Güvenliği mi? İnsanın Güvenliği mi?

283
PAYLAŞ

Kanlı terör eylemleri ve savaşlar, bireysel şiddet ve saldırganlık planlı, kolektif ve yıkıcıdır. Ne basit bir cümle değil mi? Ardındaki yıkımı anlamıyorsak, yazmak da o derece kolay. Suruç’ta, Ankara’da, Beyrut’ta, ’te yaşananalar, ortadoğudan dünyaya yayılan planlı terör, suçsuz insanların hayatına kasteden canice eylemler…Her biri, bırakın karşılaşmış olmayı, uzaktan uzağa ruh halimizin canına okuyor. Kayıpları olanları, sağ kalıp yaşamı sürdürmeye çalışanları, anlamaya çalışıyorum. Yaşam bir anda öyle anlamsızlaşıyor ki, insan her attığı adımda bu kadar yıkımdan sonra “ne yapıyorum ben şu an?” diye kendisine sormadan yapamıyor.
Evet, ne yapıyoruz? Bütün bunlar olurken ve olduktan sonra. İşimize, ailemize, hayata karışmaya çalışıyoruz. Belki biraz korkuyoruz, kalabalık yerlere gitmemeye çalışıyoruz. Bir süre sonra da unutup yaşamın akışına kapılıyoruz. Taa ki, yeni bir saldırı ile dünya alt üst oluncaya kadar… Ve hep birlikte görüyoruz, artık hiç bir devlet bu olayları önlemeyi başaramıyor. Sosyal bilimci ve insanla çalışan biri olarak, komplo teorileri beni ilgilendirmez. Somut bir biçimde olup biteni, insan yaşamı açısından değerlendirmeye çalışıyorum. Benim söyleyeceğim tek şey; artık terörizme yönelik devlet merkezli yaklaşımlar yetersiz kalmaktadır. Terörizm herşeyden önce bir insan güvenliği sorunu.  Ve biliyoruz ki, bireyi her türlü radikal eylemlere yaklaştıran koşullar, temel insani ihtiyaçların karşılanamadığı durumlardır. Terörle mücadelede devlet güvenliğini temel alıp, insanı görmezden gelen dar yaklaşımlar ile gelinen yer ortada.
Terörizme ortam yaratan insani faktörleri göz ardı eden devletlerle bu iş düzelecek gibi durmuyor. Savaş ekonomisine teslim olmuş bir dünyada insan yaşamı değer taşımıyor. Terörle mücadele adına bireysel hak ve özgürlükleri giderek daha fazla kısıtlamak; can güvenliği, yiyecek bir parça ekmek için yurdunu terk eden insanlara sınırları kapamak, teröre karşı mücadelede beklentimizin tam tersi sonuçlarla karşılaşmanın koşullarını hazırlıyor. O çok bilmiş G20 bunun farkında mı bilmem… Bu çok güçlü devletler terörle mücadele adına insan haklarından vazgeçtikçe, terörün daha da güçleneceğini bilmiyorlar mı? Ve bu tedbirlerle terörle mücadeleyi baştan kaybetmeyi göze almak ne kadar insani? G20’de bunları da konuştular mı? Yoksa para her şey değildir, kapitalizm eşitsizliklerin nedenidir, kefenin cebi yok dedikten sonra yola devam kararı mı aldılar? Ve Türkiye, terör insanlık suçudur diye, diye en ufak bir protestoyu terör kabul eden Türkiye, sokağa çıkma yasakları ile güvenliği sağladığını düşünen Türkiye; hamile bir kadının sokakta çocuklarının gözünün önünde öldürülmesini bu topluma nasıl açıklayacak? Alınacak tedbirler, devlet güvenliği düzeyinde olduğunda sorunun çözülemeyeceği bakalım ne zaman anlaşılacak? Ya da daha ne kadar insan can verecek?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam