Ana Sayfa Güncel Devlet, Savarona Yatı’nı mültecilere tahsis etsin!

Devlet, Savarona Yatı’nı mültecilere tahsis etsin!

123
PAYLAŞ

Sahil Güvenlik’in aldığı tüm önlemlere karşın başta Suriyeliler olmak üzere Türkiye’ye sığınan mülteciler deniz yoluyla Yunanistan’a geçmek için ölümü göze alıyor, kimi zaman köhne bir tekne ile kimi zaman lastik botlarla açılıyorlar. Bu nedenle dün yine bir facia oldu, Midilli Adası’na geçmek isteyen tekne sulara gömüldü, ilk belirlemelere göre 7’si çocuk 14 mülteci yaşamını yitirdi.
Şimdiye kadar binlerce kişinin ölümünü dünya büyük bir kayıtsızlıkla adeta Titanik filmini izler gibi izliyor.
++
Böyle devam edemez.
Türkiye olayın insani ve vicdani boyutunu dikkate alarak yeni bir strateji belirlemeli, Yunanistan’a gitmek isteyenlere engel olmak bir yana her türlü desteği vermelidir.
Bunun gerekçesini dünyaya anlatmak son derece kolaydır:
“Mülteciler ülkemizde kalmak istemiyor, başka ülkelere gitmek için can atıyor. Onlara engel olmak ölümcül sonuçlar doğuruyor. O halde biz mültecilere topraklarımızdan ayrılmaları için gereken desteği vereceğiz. Zaten uluslararası anlaşmalar ve Birleşmiş Milletler’in aldığı çeşitli kararlar da bunu öngörüyor.”
++
Şu aşamada devlete ait olan Savarona Yatı’nın Türkiye’den ayrılmak isteyen mültecilerin güvenli biçimde Ege ve Akdeniz’i aşmaları için tahsis edilmesi doğru ve zarif bir davranış olacaktır.
Bilindiği gibi bu yat Atatürk döneminde satın alınmış, Atatürk yaşamının son döneminde siroz hastalığıyla mücadele ederken 55 günü bu yatta geçirmişti. Yat daha sonra adeta kaderine terkedilmiş, 1989’da ise hurdaya çıkarılmıştı. Armatör Kahraman Sadıkoğlu hurdaya çıkan yatı satın alarak onartmış ve ağırlıklı olarak turizm amaçlı kullanmaya başlamıştı. Yat, 2013 yılında dönemin Başbakanı Recep ’ın talimatıyla Kültür ve tarafından 49 yıllığına kiralanmıştı.
++
Tarihi değeri de olan son derece lüks bir yatın mültecilerin boğulmasını engellemek amacıyla Ege ve Akdeniz’de sefere çıkarılması emin olun dünyanın Türkiye’ye bakışını önemli ölçüde artıracak, insan haklarını savunan kuruluşlardan ardı ardına kutlamalar gelecektir.
Devlet daha fazla vakit kaybetmemeli, olayın insani ve vicdani boyutunu düşünerek bir an önce harekete geçmelidir.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam