İnternette dolaşırken “bora dansı” yapan askerler gördüm.İçlerinden bir tanesi o kadar güzel dans ediyordu ki, her hareketi bütün bedeniyle, hissederek yapıyordu.

Bir plajda kalabalık asker grubu postallarıyla ve kıyafetleriyle müzik eşliğinde dans ediyordu.
Ne kadar güzel bir deşarj yöntemi diye düşündüm bir an yüzüme bir tebessüm kondu. Bütün bu askerler kötülere karşı iyileri korumak için var ise onları kim koruyacak?
Onların da güzelliklere ihtiyaçları yok mu?
Askerleri düşünürken aklıma toplumlar geldi.

Ya toplumlar? Bazen içlerinde biriken enerjiler, yeterince deşarj olamamaktan kabaran öfkeler nereye gidiyor dersiniz?
Bir süre sonra hiç kimsenin birbirine tahammülü kalmıyor.
Daha çok sinirli, kıran döken insanlar haline dönüşüyorlar.

Toplumsal yapıları gereği insanın deşarj olma yöntemleri kısıtlıysa bir süre sonra birbirlerine zarar veren insanlar haline dönüşüyorlar.
Şu referandum oylamasına bile bakınız evetçilerin hayırcılara, hayırcıların da onlara tahammülü yok.
Karşılıklı konuşup birbirini anlayan tek bir diyalog bile görmedim.

İnsanların psikolojik yapısı, ruh sağlığı çok önemlidir.
Hem bedenen hem beyin olarak rahatlamaya ihtiyacı vardır.

Deşarj olamayan insanın tepkileri mutlaka olumsuz olur, bireysel veya toplumsal hasarlar oluşturur.
Her insanın yaşamak, beslenmek kadar deşarj olması da olmazsa olmazlardandır. Acaba diyorum toplu halde Bora dansı mı olur artık Haka dansı mı bilemiyorum ama bir yerlerde toplanıp hep birlikte giysilerimize bakmadan her kesimden insanlar, çoluk çocuk dans mı etsek?