Derviş kıyafeti…

0
84

Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelerek kanadını bir dervişin kırdığını söyler. Hz. Süleyman dervişi hemen huzuruna çağırtır ve ona sorar:

Bu kuş senden şikâyetçi, neden kanadını kırdın? Derviş kendini şöyle savunur: Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı; o esnada kanadı kırıldı. Bunun üzerine Hz. Süleyman kuşa döner ve şöyle der: Bak, bu adam da haklı. Sen niye kaçmadın? O sana sinsice yaklaşmamış. Sen hakkını savunabilirdin. Şimdi kolum kanadım kırıldı diye şikâyet ediyorsun. Kuş kendini savunur: Onu derviş kıyafetinde gördüğüm için kaçmadım. Avcı olsaydı hemen kaçardım. Derviş olmuş birinden bana zarar gelmez, bunlar Allah’tan korkarlar diye düşündüm ve kaçmadım. Hz. Süleyman bu savunmayı doğru bulur ve kısasın yerine getirilmesini ister. “Kuş haklı, hemen dervişin kolunu kırın” diye emreder. Ancak bu emre kuş itiraz eder: “Efendim, sakın böyle bir şey yaptırmayın” diyerek öne atılır. “Neden” diye sorar Hz. Süleyman. Kuş sebebini şöyle açıklar: “Efendim, dervişin kolunu kırarsanız, kolu iyileşince yine aynı şeyi yapar. Siz en iyisi bunun üzerindeki derviş elbisesini çıkartın. Çıkartın ki, benim gibi kuşlar bundan sonra aldanmasın.”
AKP Genel Başkanının, Atatürk üzerinden başlattığı tartışmaya dair birkaç söz etmek istediğimde, aklıma yukarda naklettiğim “Derviş kıyafeti” kıssası geldi…
AKP Genel Başkanının gömlek değiştirmede ki mahareti zihinlerimizde tazeliğini koruyorken, dünkü tüm olumsuz beyanlarını unutup, Atatürk’ü gündeme getirmesi kaçınılmaz olarak toplumda,  “durup durduğum yerde, eniştem beni neden öptü?” sorusunu akıllara getirdi.
Ne hesap?
Sandık skoru korkusu mu?
Yoksa nedamet mi?
Kırıp döktüğü her şeyin sebebinin; Atatürk’ün düşünce sistematiğine, yaşam biçimine ve ilkelerine karşıtlığı yüzünden olduğunu görmüş olabilir mi?
Tabi bu arada telaşlananlar da oldu!
AKP Genel Başkanının Derviş kıyafetine inanıp, kanadını kırdıran vatandaşın sayısının çokluğuna bakınca, yeni giymeye çalıştığı “Atatürk” kıyafetine kanıp, kanadını kırdıracak vatandaş olur mu diye…
Bence telaşa mahal yok!
Zira gerçek Atatürkçüler; Derviş Kıyafetine kananlar değildir.
Kaldı ki, Derviş kıyafetiyle kandırarak kanadını kırdığı önemli sayıda AKP seçmeni, artık kulaktan beslenmeyi bırakıp olup biteni sorgulamaya başladı. Niye kanadının kırıldığını da biliyor…
Ayrıca, AKP’nin çekirdek seçmeninin bir bölümünde ki “Atatürk düşmanlığı” duygusu, bu vesile ile AKP Genel başkanını sorgulamaya başladı, o çevrede yazılıp çizilenden bunu görüyoruz…
Neyse; lafı uzatmadan kendi hissiyatımı kısaca arz edeyim;
Atatürk; kimsenin tekelinde değildir…

Reklam
Paylaş
Önceki İçerikBiliyorum, kafanız iyice karıştı!
Sonraki İçerikYenimahalle’den Gazili’lere sıcak ikram
Gürcan Dağdaş

54. Cumhuriyet Hükümeti’nde Devlet Bakanı olarak görev yaptı. 22 Temmuz 2007 Genel Seçimlerinde, MHP’den Kars Milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23’üncü dönem üyesi oldu. Aralık 2013 yılında, MHP’den istifa etti. Toplumsal Çözülme, Kağıda Düşenler, Düşünceye Davet ve Fetret Dönemi Yazıları ismiyle yayınlanmış, dört kitabı var.