Depremin turizme etkisi

0
100

Bizim Ege beşik gibi sallandı. İnternette yayınlanan fotoğrafları görünce sarsıntının büyüklüğünü fark ettim. Denizin üstünde yüzen eşyaları görünce, “aman Allahım inşallah ölen yoktur” dedim.

17 Ağustos depremini hatırlayanlar bilirler ki o aşırı, boğucu sıcaklığın ardından çok büyük bir felaket yaşanmıştı.
Marmara’daki yıkıntı ve ölü sayısı çok büyüktü. Ben İstanbul’da, Nişantaşı’ndaki evimin terasında huzursuz atlar gibi bir aşağı bir yukarı giderken saat gecenin 11’inde annemi ve kardeşimi arabayı attım. “Haydi iki günlüğüne bir yere gidelim, ben burada duramıycağım” demiştim. Canım annem tam bir uyar olduydu “hadi tamam gidelim kızım” dedi. Kardeşime ikna etmek biraz uzun sürse de onu da attık arabaya bir çıktık yola. Hedefim ayvalıka kadar gidip geri gelmekti. O zamanki arabam da jaguardı, yani hızlı gidebilecek bir araba.

Yalova’dan sonra giderken Bursa yolunda etrafta su üstünde yüzen koca verileri görünce şaşkınlık yaşadık. Sonra mola yerinde anladık ki her tarafta deprem oluyor biz bu depremleri dakika farklarla atlayarak geçmişiz. Bu artık, şans mıdır, kader midir, hissiyat mıdır, adını siz koyun, birisi depremin şokundan kurtarmıştı.
Ama daha sonra Gölcük ve değirmen dereye yardım için gittiğimde o felaketi gözlerimle gördüm büyüdüğüm şehir Kocaeli ve çevresi harap olmuştu. İşte böyle bir şeydi 17 Ağustos depremi benim için.

Egedeki depremi görünce eyvah dedim can kaybı olmasa bari…
Kos Adası’nda ölenler olmuş demekki sarsıntı daha büyüktü orada. Sonra bir alman arkadaşım “Rana Türkiye”de deprem var” diye aradı. “Biliyorum” dedim.
Sonrasında başladım düşünmeye.
“Zaten Türkiye’yi protesto ediyorlar, etmeyen ya da umursamayan bir avuç alman turistin şimdi deprem yüzünden korkup gelmeyecek” diye.
Turizim böyle bir şey işte. Titrek, hassas, korkudan yara alan bir sektör.
Bu sezon kapanmıştır bana göre artık sadece alman değil hiçbir Avrupalı turistin türkiye’ye geleceğini zannetmiyorum. Bu depremde tuzu biberi oldu maalesef.

Paylaş
Önceki İçerikYaz sıcağında serinletici içecekleri tercih edin
Sonraki İçerikRıza Kayaalp “Allah’tan sosyal medya var”
Rana Elik

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye’nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6’ya geçti,6 ay sonra Amerika’ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.