HDP Sözcüsü Osman Baydemir, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklanmasına neden olan dosyanın yargıya talimatla hazırlandığını ve bu talimata ait olduğunu iddia ettiği ‘gizli’ ibareli dilekçeyi göstererek “Talimatla oluşturulan bir fezleke, bir dava ve tutuklamadan bahsediyoruz. Dünyanın hangi yerinde adalet bakanı adına gereğini yapın işlem başlatın talimatı gidebilir yargıya? Açık ve net şekilde anayasa 138 ihmal edilmiştir. Eğer rutinse bu uygulama niye gizli ibaresi var. Dilekçede arz ederim demiyor rica ederim diyor. Bu bir talimattır” dedi.

HDP Sözcüsü Osman Baydemir TBMM’de düzenlediği basın toplantısında yargının HDP’ye açılan tüm davalarda talimatla işlediğini savunarak dokunulmazlıkların kaldırılması için HDP milletvekilleri hakkında 182 fezleke dosya sayısının talimatla 510’a yükseldiğini ileri sürdü. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın 9 Eylül 2015’te Diyarbakır’da partisinin il toplantısındaki konuşmasının ardından çıkan haberler üzerine aynı gün Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından gereğinin yapılması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına ‘gizli’ ibareli dilekçe gönderildiğini kaydetti. Belgeyi gösteren Osman Baydemir, şunları söyledi: “Anayasanın 138’inci maddesinin ihlal edildiğini yargının talimatla işletildiğinin belgesidir bu belge. Bu belge tuzun kokmuş belgesi, demokratik siyasetin tasfiye belgesidir. Demirtaş, 9 Eylül 2015’de Diyarbakır il teşkilatında basın toplantısı sonrasında beyanlar ıhaber konusu oluyor. Adalet Bakanlığı öğleden sonra devreye giriyor ve Ceza İşleri Genel Müdürlüğü Diyarbakır savcılığına talimat gönderiyor. Demirtaş’ın terör olaylarına ilgili yaptığı açıklama, cumhurbaşkanı ve başbakana hakaret ettiği iddiasıyla ekleri gönderiyor. Dilekçede ‘Gereğinin ifası ile yapılan işlem sonucunda ivedi bilgi verilmesini rica ederim’ diyor. Bu belge gizli ibareli belgedir. İfası fezleke, rica ederim talimat veriyorum, sıkıysa gereğini yapma demektir. Yargı 9 Eylül 2015’te savcılığa ulaşır ulaşmaz hemen başsavcıvekili fezlekeyi hazırlıyor. Terör örgütü propagandası yapmak, cumhutbaşkanı ve başbakana hakaret etmekten fezleke hazırlıyor. Talimat burada, gereğinin yapılmış olmasının belgesi de burada. Bu fezleke 3 ayrı iddianameye dönüştürüldü. Eş Genel Başkanımız, bu dava dosyalarından birinden dolayı tutukludur. Talimatla oluşturulan bir fezleke, bir dava ve tutuklamadan bahsediyoruz. Dünyanın hangi yerinde adalet bakanı adına gereğini yapın işlem başlatın talimatı gidebilir yargıya? Açık ve net şekilde anayasa 138 ihmal edilmiştir. Eğer rutinse bu uygulama niye gizli ibaresi var. Talimatla fezleke hazırlanıp dava oluşturuyor ve yargılama aşamaları Adalet Bakanı denetim altında gerçekleşiyor.”

“HUKUKÇULARIMIZ SUÇ DUYURULARINDA BULUNACAKTIR”

Osman Baydemir, gönderilen belgenin suç duyurusu değil talimat olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: “Yani fezleke hazırla diyor bir suç duyurusu değil talimattır. Arz ederim demiyor rica ederim diyor. Bakan adına başsavcıya böyle yazı göndermek hangi usulü prosedür içinde yer alabilir. Bu bir talimattır. Gereği yerine getirilmiştir. Yargının talimatla işlediğinin ve hukuksuzluğun belgesidir. Suç işlenmiştir. Cumhuriyet savcılarını göreve davet ediyorum. Hukukçularımız suç duyurularında bulunacaktır. HSYK’ya suç duyurusunda bulunduk, adalet bakanı şikayet edeceğiz. Adalet Bakanı HSYK’ya başkanlık edendir. Kimi kime şikayet ediyoruz.”