İlk imzalandığında durum, “onlar ortak, biz pazar” sloganıyla eleştirilmişti, karşı çıkanlar tarafından…

Aradan geçen yıllardaki gelişmeler, Türkiye’yi Gümrük Birliği’nden vazgeçemez hale getirdi…

Şimdilik başını 24 Eylül’de Federal Meclis Seçimleri’nin yapılacağı Almanya çekiyor ama, AB içinde Türkiye’yle Gümrük Birliği’nin güncellenmesine karşı olan odaklar var…

Peki, neden bu kadar önemli oldu Gümrük Birliği..?

Biliyorsunuz, çarpıcı bir dış ticaret açığımız var… Genelde AB ülkelerine, özelde ise Almanya’ya yaptığımız ihracattan gelen paralar, bu açığın birazcık kapanmasını sağlıyor…

Kısacası durum vahim…

AB’deki tutum değişikliğinin sebebi olarak, açıkça AKP ve onun başındaki Erdoğan gösteriliyor… Alman Başbakanı Merkel, “Türkiye sadece Erdoğan’dan oluşmuyor” diyerek dikkat çekti…

Bu kadarla da kalmadı Türkiye karşıtı açıklamalar…

Sağ popülist parti Almanya İçin Alternatif’in liste başı adayı Gauland, Türkiye’ye karşı hedefi iyice büyüttü…

“Türkiye’ye yapılan tüm mali yardımların derhal durdurulması” gerektiğini savunurken, “Erdoğan, Yeni Osmanlıcı siyaset gütmediği sürece Türkiye’nin NATO üyeliğinin devam etmesi gerekir” dedi…

Hatırlanacağı gibi, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği ile Türkiye arasında 3 Ekim 2005’te başlatılan üyelik müzakerelerinin geçici olarak dondurulmasına ilişkin kararı da geçen Kasım’da 37 oya karşı, 479 oyla kabul etmişti…

Bu gelişmeleri Almanya’nın seçim arifesinde olmasına bağlamak, yapılacak hataların en büyüğü olur… Seçime giren bütün partiler aynı görüşte çünkü…

Ya biri kalkıp cevaben “Siz referandum kampanyası sırasında bizi Nazi olmakla itham etmediniz mi?” derse…

Burada anahtar, sağ popülist parti Almanya İçin Alternatif’in liste başı adayı Gauland’ın “Erdoğan, Yeni Osmanlıcı siyaset gütmediği sürece…” diye başlayan demecinde gizli…

Bu gerilim sürecinin benzerlerine sık sık tanık olduğumuz bir coğrafyada yaşıyoruz…

…Ve o süreçlerin nasıl bittiğini de unutmadık her halde..!