Ana Sayfa Yazarlar Darbe hukuku ve sonrası

Darbe hukuku ve sonrası

66
PAYLAŞ

Türkiye bir başarısız darbeyi bertaraf etti. Şu anda darbecilerin yargılanması ve bu yargılama süreci ve hukukun üstünlüğünün mercek altına alınacak. Yargı, adalet ve hukuk tam tecelli etmeli. İşin bir de vicdanı boyutu var.

Yani yaşın yanında kuruda yanmasın. Çok sayıda tutuklamalar var. Toplumun her alanında bunlar yaşanıyor. Binlerce kişi ve aileleri bu süreçte yargılanacak.
Olayı tamamen vatan haini boyutunda bakarsak, mahkemelerin nasıl tarafsız olacağı da tartışılır olacak.

Bu baskı altında yapılacak yargılamalar, belki de ileride telafi edemeyeceğimiz sonuçları da beraberinde getirecek.
Onun için devletin, bu süreçte daha sağduyulu, devlet büyüklüğüne yakışan bir vakarla olaya yaklaşması Türkiye’nin itibarına da ayrı bir anlam katacaktır. Şimdi verilen ifadelerde çok çetrefilli yanıtlarda gelmiyor değil. Yani çok karmaşık bir mahkeme olacak.

DÜNYADAN SOYUTLANMAYAN BİR TÜRKİYE
Türkiye yine uluslararası arenada izlemeye alınacak. Darbecilere yönelik mahkemelerde izlenecek adalet Türkiye’ye yakışan uluslararası hukuk boyutunda olup, dünyaya güzel bir hukuk dersi vermelidir.
Türkiye kamuoyu bu darbeyi yapanları gönüllerinde vatan haini olarak kabul etseler de, bu işin hukuki boyutunda hukuki ölçüler alınması, Türkiye’nin istikbali açısında çok önemli bir değer taşıyacaktır.

DARBE DÜNYA KAMUOYUNU NASIL ETKİLER
Olayın bir de dünya kamuoyu boyutu olacak. Avrupa’yı ele alacak isek Avrupa medyası genelde Türkiye’ye yıllardır, olumsuz ve önyargılı olmuştur.
Türkiye ne kadar Avrupa ve dünya kamuoyunu ciddiye almasa da bu dava boyutuna uluslararası hukuk boyutunda ele alır ise bu fırtınayı da atlatır. Aksi halde, Türkiye yine kötülenen ve insan hakları boyutunda itibarsızlaştırılan ülke olarak gösterilecektir.
Böyle bir tabloda, Türkiye turizm boyutu başta olmak üzere yatırımcı ve imaj boyutunda büyük hasarlara yol açacaktır.

AVRUPA KAMUOYU İDAMA TAMAMEN KARŞI
Avrupa kamuoyu idama tamamen karşı. Türkiye eğer Avrupa normlarının başında gelen idamı tekrar Türkiye’ye getirir ve bunu uygularsa, bu Türkiye imajına büyük bir darbe vurur.

Kaldı ki ceza kanunu geriye işlemeyeceğinden bu darbecilerin idam edilmesi de mümkün değil hukuken.
Yine de idamın geri getirilmesi Türkiye’yi Avrupa başta olmak üzere dünyadan koparır. Bu koparma öyle bir koparma yapar ki, Türkiye Türk turizmi başta olmak üzere yabancı sermayenin de kaçmasına yol açar. Çünkü idamı uygulayan bir ülkeye insanlar ne gitmek ister ne de oradan bir ürün almak isterler. Onun için Türkiye’nin bu davadan en az zararla kurtulması için büyük bir stratejiyi de belirlemesi gerekir.

AVRUPA VE AMERİKA’YI HEDEFE KOYARSAK BEDELİ AĞIR OLUR
Avrupa ve ABD’den kopuk bir Türkiye’yi düşünmek bile istemiyorum. Dünya bu eksende dönerken, Türkiye’nin herkesi kendisine düşman ederek ipleri koparması devlet yönetiminde ne kadar tutarlı olur.
Olayları duygusal yaklaşma yerine milli çıkarlar her şeyin üzerinde tutulması en sağlıklısıdır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam