Başbakan ’ın, terörden yoğun biçimde etkilenen 23 il için açıkladığı yatırım destek programı, söz konusu illerdeki gençlere, “Dağa gitme, işe git” mesajıdır.

Bu destek programıyla bölge halkının tümüne ise, “Bölücü partileri bırak, ülke bütünlüğünü savunan partilere bak” mesajı verilmektedir.

Önümüzdeki günlerde 23 ilde yatırım yapacaklara ücretsiz danışmanlık hizmeti sunulacak, arsa ve bina bedava verilecek, sıfır faizli kredi açılacak.
Diğer yandan, mevcut üretim tesisini büyütmek, yenilemek, işini geliştirmek isteyenlere de çeşitli teşvikler geliyor.
Böylece ilk etapta 112 bin kişiye iş imkanı sağlanacağı belirtiliyor.
Terörü önlemek için en gerçekçi yöntem budur.
İş sahibi edilen gençlerin dağa çıkması da, terörist olması da mümkün değildir.

Hükümeti geç de olsa attığı bu olumlu adım nedeniyle kutlamak gerekir.
Ama burada bir sorunu vurgulamalıyım:
Televizyonda, Başbakan Yıldırım’ın, Doğu ve Güneydoğu illerine yatırım destek programını açıkladığı toplantıyı izleyen Niğdeli bir genç, bana aynen şunları söyledi:
“Bizim ilimizde Cumhuriyet tarihi boyunca diye bir şey olmadı.
Ne karakol basıldı, ne emniyet lojmanlarına roketli saldırı yapıldı, ne polis ve askeri araçlara bomba atıldı.
Ufak tefek asayiş olayları dışında huzur içinde yaşayan bir iliz.
Buna karşın ilimizde iş imkanları yok denecek kadar az. Fabrikalarımız da, iş yerlerimiz de yeterli istihdamı sağlayamıyor. Benim gibi binlerce genç işsiz geziyor.
Doğu ve Güneydoğu’nun terörle anılan illerine büyük yatırım teşvik paketleri getirilirken terörle yakından uzaktan ilgisi olmayan Niğde’nin unutulmasını anlayamıyorum.”
Tabii, bu genç kardeşimizin duyduğu üzüntü, Amasya’dan Aydın’a, Balıkesir’den Bilecik’e, Bolu’dan Burdur’a, Manisa’dan Muğla’ya, Denizli’den Edirne’ye, Eskişehir’den Isparta’ya, Kastamonu’dan Çorum’a, Konya’dan Kütahya’ya, Sinop’tan Tokat’a, Zonguldak’tan Aksaray’a, Karabük’ten Düzce’ye kadar teröre hiç bulaşmamış illerde yaşayanlar için de geçerli.

Evet, Doğu ve Güneydoğu için cazip yatırım teşvik paketleri açılırken diğer illerimiz de boynu bükük bırakılmamalı, onlara da çeşitli destekler verilerek gönülleri alınmalıdır.