Dağ dağa kuvuşmaz ama..!

0
39

ABD’de, “Türkiye’ye indirilecek son darbenin” hazırlıkları yapılıyor sanki…

Örneğin CNBC televizyonu, Reza Zarrab davasının sonunda çok kirli çamaşırların ortaya döküleceğini ve davanın sonunun “Türkler için yüz kızartıcı olacağı” iddiasını duyurdu…

Amerika’nın Sesi ise Reza Zarrab’ın “kurduğu şebekeyle ilgili planları “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve yakın çevresinin bildiği yönünde bazı itiraflarda bulunabileceği” ihtimalinden söz etti…

Çeşitli basın kuruluşlarına konuşan uzmanlar da “Türk-Amerikan ilişkileri Türkiye’nin Kıbrıs’ı işgal etmesinin ardından Kongre’nin silah ambargosu uyguladığı 1974’ten bu yana en düşük noktada olduğunu ve bunun İncirlik Hava Üssü’nün geleceği için risk taşıdığı” görüşünde…

Zarrab mahkemede hangi kirli çamaşırları ortaya dökebilir. Mayıs 2016’da dönemin savcısı Preet Bharara tarafından dosyaya konulan not, bu konudaki ihtimallere dair bir fikir veriyor.

Bharara’nın bu notunda, Türkiye kaynaklı delillerin, Zarrab ve diğer kişilerin, kabinede yer alan hükümet yetkililerine ve üst düzey banka yöneticilerine, “ABD yaptırımlarını aşarak İran yararına ticari ilişkiler yürütebilmesi için” onlarca milyon Euro ve ABD doları ödedikleri dev bir yolsuzluk operasyonundan söz ediliyor. Bharara notunda, vardığı bu sonuçların, FBI tarafından yürütülen soruşturmada ele geçirilen e-postalar tarafından da doğrulandığını” yazıyor.”

Türkiye’nin çeşitli girişimlere rağmen, davayla ilgili soruşturma ilerlemiş olması ve geçen ay iddianameye Türkiye hükümetinin eski bir bakanıyla üç diğer tanınmış Türk vatandaşının adları da girmiş olması da, gözden kaçmıyor… Ama 11 Eylül tarihinde o sırada Adalet Bakanı olan Bekir Bozdağ’ın, genişletilmiş iddianameyi yeni bir “darbe girişimi” diye nitelediği ne unutmamak gerek… .

ABD’de genel kanı; Türkiye hakkında sık sık telaffuz edilen “NATO müttefiki” tanımlamasının Türkiye’nin son adımlarının ne kadar otokratik olduğunu gözlerden saklıyor olması… Bir anlamda Washington bundan sonra olacaklardan kaygı duyuyor…

Yazıyı bitirmeden, bir konuya daha değinmem şart bu arada…

Washington Post gazetesinin köşe yazarlarından David Ignatius, Türkiye ile ABD arasındaki krizin odağındakinin “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye vatandaşı da olan tutuklu İranlı iş adamı Reza Zarrab’ın serbest bırakılması için yürüttüğü olağanüstü kampanya” olduğunu yazdı… Yazara göre Ankara, Zarrab’ın 27 Kasım’da New York’ta başlayacak olan davada, yolsuzluk konusunda Türkiye aleyhinde ifade vermeye zorlanacağından kaygılı…

Peki, kim bu yazar derseniz, “Erdoğan ile ikinci kez kafa kafaya gelmeye çalışan biri” diyebiliriz… Çok sayıda uluslararası ödül kazanmış ama biz onu 2009 yılında Davos’da, o sırada başbakan olan Tayyip Erdoğan ile zamanın İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez’in sert söz düellosuna sahne olan paneli yöneten adam olarak tanıdık…

Ünlü “Van Minut” olayının aktörlerinden biri yine sahne aldı yani… Olacakları merakla bekliyoruz…

Peki, siz merak ediyor musunuz, Türk – ABD ilişkilerinin sonu nereye varacak diye..?

Paylaş
Önceki İçerikTutukluluk hallerinin devamı istendi
Sonraki İçerikÜniversiteler ayağınıza gelsin!
Mehmet Ali Yula

Gazeteciliğe 1965 yılında Ankara’da başladı. 1970’de Hürriyet’e geçti. 1977’da ek görev olarak İsveç Devlet Radyosu. 1991’de Nokta Dergisi. 1993’da Akis Dergisi. 1994’de Inter Star Televizyonu. 1998’de mesleği terketti. 2006’da emekli oldu.