Ana Sayfa Yazarlar Cumhurun egemenliğini neden sağlayamadık?

Cumhurun egemenliğini neden sağlayamadık?

29
PAYLAŞ

Önceki yazımda, kuruluşunda Cumhuriyet ilke ve amaçlarını özetlemeye çalışmıştım. Bu haftaki yazımda ise, çağdaşlaşma projesi olan Cumhuriyet ve O’nun ilkesi olan egemenliğin ulusa özgülenmesini neden başaramadığımız üzerinde durmaya çalışacağım.
Bu yargımı güçlendirici tanığım Atatürk’tür. Atatürk dönemini kapsayan iki dünya savaşı arasındaki yirmi yıl “karmaşa çağı” olarak tanımlanabilir. 1918-1945 yılları arasında, 22 ülkede yasama organı kapatılmış liberal yörüngeden kopan ülkeler, sola ya da sağa savrulmuşlardır. Bunun başta gelen nedeni, Birinci Dünya Savaşı’nın yenilen ülkelerinin üzerine çöken yılgınlık ve umutsuzluktan kurtulmak için hukuk ilkelerinden, insan haklarından, demokratik yönetimleri ortadan kaldırarak diktatörlüklere yönelme olmuştur. Atatürk Başkaldırısı’nın utku ile sonuçlanması, Türkiye Cumhuriyeti’ni, eğitim sistemi devrimi ile “fikri, vicdani ve irfanı özgür kuşaklar” yetiştirmeyi önüne koyması sonucunu vermiştir.
TC Devriminin temelini “hukuk devrimi” oluşturmuştur. Hukuk devriminin temel belgesi olan 1921 Teşkilat-ı Esasiye(Anayasa) Yasası’nda var olan “egemenlik, kayıtsız koşulsuz ulusundur” hükmü, siyasal yaşamda büyük bir dönüşümün başlatıcısı olmuştur. Böylece iktidar, yönetme yetkisi, erişilemez, dokunulamaz, karşı durulamaz güç olmaktan çıkartılar, halkın istencine dayandırılmıştır. Teokratik monarşinin yerini, ulus devlete dayalı ve demokrasiye yönelik bir Cumhuriyet almıştır. Hukuk devrimi, demokratik, laik Cumhuriyet’in temel taşını oluşturmuştur. Bu devrim, akıldan, bilimden, çağdaş gereksinimlerden kaynaklanmış ve beslenmiştir. Bu güçlü ve etkin devrim, altı yüz yıl kendisini ümmet ve kul sayan bir toplumun üyelerini, tüm engellemelere, tüm karşı koyuşlara karşın yurttaş kimliğine kavuşturmuştur.
Tarihte dünyanın hiçbir ülkesinde bu denli köklü ve ani değişikliğe tanıklık etmemiz mümkün değildir. Dünyanın tanıklık ettiği ve hayranlık duyduğu Atatürk/Türk Devrimi, bu yolda ilerleyeceğine, başlangıçtan bu yana, kimilerince acımasız ve gülünç konumlara çekilmek istenmiştir. Bu ise, demokratik, laik Cumhuriyet ve onun kazanımlarının kök salmasına, serpilip gelişmesine engel olmuştur ve olmaktadır. Bağımsız, özgür, onurlu saygın bir ülke konumunu yitirdik. Ulusal egemenliği kayıtsız koşulsuz siyasal yaşantımıza geçiremedik. Kalkınma süreciyle ileri aşamalara ulaşamadık, üretken, sağlıklı, değer yargıları olan, erdemli, temiz bir toplum yaratamadık. Egemenliğin asıl sahibi olması gereken özgür yurttaş yetiştirme projemiz, laik eğitim-öğretimden sapılarak, yeniden kul üretimine yönelinmiş, ulustan, ümmetçiliğe sapılmıştır. Bundan dönülmesinin özet reçetesi, Cumhuriyetin başlangıç projesine yeniden dönülmesidir.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam