Ana Sayfa Yazarlar Cumhuriyetin Kazanımları

Cumhuriyetin Kazanımları

222
PAYLAŞ

Cumhuriyet 623 yıllık Osmanlı İmparatorluğu’nun enkazından kurulmuştur. 623 yıllık teolojik bir devletin yapısı iki aşamada ortadan kaldırılmıştır.
Önce Osmanlı padişahlarının şahsında toplanmış olan halifelik ve padişahlık sıfatları biri birinden ayrılmıştır. 1922 yılında padişah ve ailesi yurt dışına sürgün edilerek padişahlık yetkileri Büyük ’ne verilmiştir.
29 1923’de hiç beklenilmedik ani bir kararla Cumhuriyet’in ilan edilmesi kararlaştırılmıştı. O zaman muhalefet sayılabilecek Kazım Karabekir, Rauf Orbay gibi milletvekilleri Cumhuriyetin kendisine değil Cumhuriyet’in ilan ediliş şekline itiraz etmişlerdi.
1924 yılı Kasım’ında Osmanlı ile ilgili tasfiye planının ikinci aşaması uygulamaya koyuldu. Halifelik makamına getirilen Osmanlı soyundan Abdülmecid Efendi’nin elinden bütün yetkileri alınarak Halifelik makamı ortadan kaldırıldı. Halifenin yapmakta olduğu din işlerini bundan sonra Diyanet İşleri Başkanlığı yönetecekti.
Halifeliğin kaldırılması Kazım Karabekir, Rauf Orbay gibi “mütedeyyin” sayılan milletvekillerinden hiçbir tepki görmedi. Hatta aynı grup halifeliğin kaldırıldığı günün Millî Bayram ilan edilmesi için kanun teklifi ve bu teklif Büyük Millet Meclisi’nde oylanarak kabul edildi. Cumhuriyet tarihimizin garip uygulamalarından birisi de bu bayramdır. Mecliste kabul edilmiş olan bu bayram fiili olarak hiçbir zaman kutlanmadı ve unutulup gitti. Bunda en önemli sebep bu teklifin muhalif vekiller tarafından yapılmış olması olarak görülmektedir.Cumhuriyetin ilanı şekline itiraz eden milletvekilleri cumhuriyetin özüne karşı çıkmadılar. Bunun da sebebi Cumhuriyetin İslâm dinine aykırı görülmeyişi idi.
Ama “Tek Parti” döneminde ortaya çıkan “izinli” veya “izinsiz” bütün siyasî oluşumlar her zaman “Cumhuriyete karşı olmak”la suçlanacaktır. Atatürk’ün kurduğu “Halk Fırkası” cumhuriyeti sahiplenerek “Cumhuriyet Halk Fırkası” olacak; muhaliflere ise “serbest” ve “demokrat” olmak misyonu verilecektir.
1946’da yaşanan “açık oy; gizli sayım” ayıbı 1950 seçimlerinde uygulanmayınca Demokrat Parti %50’yi aşarak ezici bir çoğunlukla iktidara gelecek, ama hiçbir zaman “muktedir” olamayacaktır.
1950’den sonra sahneye çıkan Ticanîler, Atatürk büstlerine saldıracaklar, DP suçlamalardan korunmak için halk arasında “Atatürk’ü Koruma Kanunu” olarak bilinen kanunu çıkarmak zorunda kalacaktır. O zaman çok büyük masrafla gerçekleştirilen Anıt Kabir inşaatının yapılması da yine DP tarafından gerçekleştirilecektir.
Ankara Başkent yapıldıktan sonra nüfusu hızla artmış ancak 1940 yılına gelinceye kadar Ankara’ya yeni bir cami inşası için izin verilmemiştir1. 1952 yılında yapılan İç Cebeci Camii inşaatını gezen Başbakan Menderes 500 TL bağışta bulunmuştu. Kendi cebinden yaptığı bu bağış bile muhalefet tarafından laikliğe aykırı bulunarak tenkit edilmiş, dini istismar etmekle suçlanmıştı. Rahmetli Özal da Cumhurbaşkanı olduğu zaman “namaz kılmak”la suçlanacaktı. “Nasıl olur efendim, bir cumhurbaşkanı nasıl olur da namaz kılar” diye yakınan ilerici aydınlarımız vardı.
1965 yıllarında siyaset sahnesine çıkan Necmettin Erbakan seçim çalışmaları sırasında abdest alıp namaz kılmaya başlayınca basın mensupları günde kaç kez namaz kıldığını saymaya başladılar. Adı İslâm olmasa bile özünde İslam’ı yaşadığı iddiasında olan bu partinin lideri, koalisyonla başbakanlık makamına çıkabilmek için 30 yıl beklemek zorunda kaldı.
Erbakan’ın dinî söylemlerle Başbakan olması bu sefer muhalefetin “Cumhuriyet” kozunu yeniden ortaya sürmesine sebep oldu. Meşhur “Cumhuriyet Mitingleri” düzenlendi. Dönemin Cumhurbaşkanı Sezer bu mitinglere kaynak tahsis edilmesine yardımcı oldu.
“Tek Parti” nin “Cumhuriyet” kozu, Menderes’in “Demokrat” kozu karşısında hep yenildi. 27 Mayıs İhtilali’ni yaşadık. Sonra Demirel “demokrasi” bayrağını alarak Cumhurbaşkanlığına kadar çıktı. Erbakan’la ortaya çıkan “Milli Görüş” koduyla verilen “İslâm”a karşı “Demokrat” Demirel, kendisine 6 defa şapkasını vererek kapıyı gösteren generallerle işbirliği yapmak zorunda kaldı. Bu durum “tecavüzcüsüne âşık olan kız” hikâyesi ile halk arasında yankı buldu. Demirel’in cenaze töreninin Turgut Özal’ın cenaze töreni gölgesinde kalmış olması da bu “aşk” ile ilişkilendirildi.
Cumhuriyetin kazanımları halk arasında hiçbir problem yaratmamış olsa da bu kazanımların siyaset için manivela olarak kullanılması hep toplumsal sarsıntılara sebep oldu. Laiklikle Cumhuriyetin çatıştırılması hep oy hesabı için yapıldı. İnsanlar iktidar yarışı içerisinde eline ne geçerse onu kullandı. 623 yıllık mutlakıyet idaresinden sonra kurulan Cumhuriyeti modern standartlarda gerçekleştirebilmemiz için daha pek çok virajı dönmemiz gerekiyor. Ve de döneceğiz.
Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun. Nice 29 Ekimlere huzur ve refah içerisinde dostça, kardeşçe.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam

2 Yorumlar

  1. 1950’den sonra sahneye çıkan Ticanîler, Atatürk büstlerine saldıracaklar, DP suçlamalardan korunmak için halk arasında “Atatürk’ü Koruma Kanunu” olarak bilinen kanunu çıkarmak zorunda kalacaktır. O zaman çok büyük masrafla gerçekleştirilen Anıt Kabir inşaatının yapılması da yine DP tarafından gerçekleştirilecektir.

  2. Cumhuriyetin kazanımları halk arasında hiçbir problem yaratmamış olsa da bu kazanımların siyaset için manivela olarak kullanılması hep toplumsal sarsıntılara sebep oldu. Laiklikle Cumhuriyetin çatıştırılması hep oy hesabı için yapıldı. İnsanlar iktidar yarışı içerisinde eline ne geçerse onu kullandı. 623 yıllık mutlakıyet idaresinden sonra kurulan Cumhuriyeti modern standartlarda gerçekleştirebilmemiz için daha pek çok virajı dönmemiz gerekiyor. Ve de döneceğiz.

Comments are closed.