Ana Sayfa Yazarlar Çöküşten yükselişe!

Çöküşten yükselişe!

38
PAYLAŞ

Çok değil, daha iki ay evvel neredeyse yerden yere vurduğumuz A Milli Futbol Takımımız, bir anda roket olup uçtu sanki.

Mart ayının 28’inde Hollanda ile Amsterdam Arena’da 1-1 berabere kaldıktan sonra yenilgi yüzü görmeyen ve oynadığı ikisi hazırlık olmak üzere sekiz karşılaşmada iki beraberlik, altı da galibiyet alan Ay Yıldızlı takım, Kasım ayı sıralamasında, kelimenin tam anlamıyla uçtu.
Futbol direktörümüz Fatih Terim’in öğrencileri dünya klasmanında, gerçek anlamda rekor bir puan artışıyla 19 basamak birden yükseldi ve 37’likten 18’liğe sıçradı.
FIFA tarafından yapılan açıklama, Kasım ayı dünya sıralamasında 224 puanla en yüksek artışı gerçekleştirdik. 717’den 941 puana çıkarak sıralamada 19 basamak yükselen takımımız geçen ay Çek Cumhuriyeti’ni deplasmanda 2-0, İzlanda’yı ise evinde 1-0 yenerek ‘en iyi grup üçüncüsü’ unvanıyla adını EURO 2016 finallere yazdırmıştı.
Şimdi önümüzde iki hazırlık karşılaşması var. Bunların ilkini 13 Kasım’da Katar’la Doha’da oynayacağız. Hemen ardından 17’sinde de İstanbul’da komşu Yunanistan’la oynayacağız. Bu iki maçtan alınacak iki galibiyet büyük bir olasılıkla Aralık ve Ocak ayı sıralamalarında daha da yukarılara çıkaracaktır.
Milli takımımızın bu yükselişine, kulüp takımlarımızın da katkı vermesi durumunda, çok daha iyi bir konuma gelmemiz işten bile olmayacak.
Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’nde gruptan çıkması ya da üçüncü olarak, serüvenini ’da sürdürmesi, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın Avrupa Ligi gruplarında ilk ikiye girerek, yollarına devam etmeleri halinde, ülke puanımızın daha da yukarılara çıkacağı kesin.
Bu arada Türkiye kadar dikkat çeken bir diğer ülke de Belçika. Tarihinde ilk kez zirveye çıkan Kırmızı Şeytanlar 1440 puanla dünyanın zirvesine çıkmayı başardı.
FIFA sıralamasında hep başarılar değil, bazı ülkelerin başarısızlık trendleri de dikkatlerden kaçmıyor. Bu duruma verilecek en çarpıcı örnek sanırım İspanya olacaktır. Çok uzun bir süre zirvede yer alan İspanya, ardı ardına aldığı sert düşüşlerle altıncı sıraya kadar geriledi.
Tüm bunlara baktığımızda ortaya şu gerçek net bir biçimde çıkıyor. Eğer, EURO 2016 grup maçlarında bekleneni verebilip, saçma sapan puan kayıpları yaşamamış olsaydık, şu anda bulunduğumuz yerin çok daha yukarılarında yer alacak ve bu durumda, doğal olarak da mutluluğumuz tavan yapmış olacaktı.
Neyse buna da şükür diyelim.
Hoşçakal diyelim…

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam