Çocuklara terör olayları nasıl anlatılmalı?

0
105

Yetişkinlerde dahi travmatik etkileri olan terör felaketlerini çocukların anlaması ve algılaması çok daha güçtür.

Nuh’un Gemisi Çocuk Terapi ve Aile Danışmanlığı Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog ve Aile Danışmanı Funda Korkusuz Poyraz; ebeveynlerin bu tür olayların medya yansımalarından çocuklarını olabildiğince uzak tutması, kendi kaygılarını onlara yansıtmaması ve özenli açıklamalar yapması gerektiğini söylüyor.

Terör gibi tüm insanlarda travma yaratabilecek olaylar yaşandığında yapılması gereken ilk şey, yaşı kaç olursa olsun çocukları haber bültenlerinden uzak tutmak ve internet ortamında karşılarına çıkabilecek herhangi bir görsele maruz kalmamaları için önlem almaktır. Nuh’un Gemisi Çocuk Terapi ve Aile Danışmanlığı Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog ve Aile Danışmanı Funda Korkusuz Poyraz, ailelerin kendi kaygı durumlarını kontrol etmelerinin de çok önemli olduğunu belirterek, «Anne ve babalar, çocuklarının bulunduğu ortamlarda sürekli olaylardan ve endişelerinden söz etmekten kaçınmalıdır. Çocuklar söylenenleri anlamayabilirler ama sezgileri kuvvetlidir ve anne babalarının duygularını kolaylıkla algılayabilirler. Çocukların düşünce ve tepkileri en çok ailenin davranışlarından etkilenerek oluşur» diyor.

Çocuklarınızı gözlemleyin!

Funda Korkusuz Poyraz, dile getirilemeyen duyguların çocuklarda farklı sorunlara yol açabileceğine de dikkat çekiyor: «Genellikle psiko-somatik ve davranışsal problemler ortaya çıkar. Bunlar ağlamalar, sızlanmalar, yatağa çişini yapma, karın ağrısı, mide ağrısı, baş ağrısı, yeme bozuklukları, parmak emme, yetişkinden ayrılmakta güçlük, korkularda artış, uyku bozuklukları, sinir, öfke, hareketlilik ve benzeri durumlardır.

Ergenliğe doğru ve ergenlikte ise yine yeme ve uyku bozuklukları görülebilir. Ayrıca hırçınlık, içine kapanıklık, suskunluk, yalnız kalmaya yönelik davranışlar, ani duygu değişimleri de ortaya çıkabilir.

Çocuğunuzun ne kadar etkilendiğini bilmek onunla gerçekleşecek konuşmanıza yön verecektir. Bu davranışları gözlemlediğiniz taktirde panik yapmadan, eleştirmeden, çocuğunuzla daha fazla vakit geçirmek için fırsatlar yaratın. Bunun dışında çocuklarınızın meşguliyet durumunu artırmak için etkinlikleri çeşitlendirin ve gergin ortamlardan uzaklaşmasını sağlayın.»

Çocuklara yaşlarına göre açıklama yapılmalı

Funda Korkusuz Poyraz, açıklamaların yaşa göre yapılması gerektiğini belirterek şunları söylüyor:

• 3-6 yaş çocuklar, “Neden?” ile başlayan soru kalıpları kullanabilirler. Bir terör saldırısı sonucunda, “Neden böyle yapmışlar?” diye sorabilirler.

Ancak henüz ölüm kavramının kalıcılığına hakim olmayan bir çocuğa, detaylı bir açıklama yapmaya gerek yoktur. “Bazı insanlar çok kızınca, konuşmak yerine hoş olmayan şeyler yaparlar” diye ifade edebilirsiniz.

Ancak “kötü insan” tanımını kullanmaktan kaçınmalısınız, çünkü bu tür terimler bambaşka ve daha kaygı verici sorulara ve duygu durumlarına yol açabilirler: Örn; “Kötü insan kimdir?”, “Kötü insanlar bana da zarar verir mi?” gibi. Bu yaş grubundaki çocuklarla sohbet sırasında oyun oynanabilir ve resim yaptırılabilir.

Oyunlar aracılığıyla çocuk rahatlar ve ifadeleri akıcı bir hal alabilir. Aklını kurcalayan sorulara yanıt bulduğunda ise oyununa devam edebilir.

Son olarak bu yaştaki çocukların daha egosantrik olduklarını düşünürsek, kaygıları kendileri ve ebeveynleri etrafında döner. Bu nedenle ne ona ne de ailedeki kimseye zarar gelmeyeceğini ve güvende olduklarını söylemek işe yarayacaktır.

• 7-10 yaş arasındaki çocuklarla ise olayları daha kapsamlı konuşabilir, yine duygulara odaklanabilirsiniz: “Son zamanlarda herkesi çok endişelendiren ve derinden üzen olaylar oldu” gibi. Oyun oynamak ve resim yapmak çocuğun duygularını daha açık şekilde ifade etmesini sağlar.

Bu yaş grubuyla soyut kavramlardan uzak durup, olayların sıralamasını ve muhtemel nedenlerini aktarabilirsiniz: Örn; bir terör saldırısı için insanların eylemi yapmalarındaki nedenler kolay bir dille anlatılabilir ve alternatifler sunulabilir: “Keşke insanlara zarar vermeden çözüm bulsalardı”, “Hayatını kaybedenler için çok üzgünüm” diyerek de duygu paylaşımında bulunulabilir.

Bu yaşta kaygılar yakın çevre için oluşur ve ebeveynlerin herkesin güvende olduğunu, tekrarlanmaması için önlemler alındığını söylemesi çocuğu rahatlatacaktır.

• Ergenlik öncesi ve ergenler için farklı yollar izlenebilir. Farkındalık düzeyleri daha yüksek olduğu için olayların üzerinden özet geçerek tartışma konusu bile yaratılabilir.

“Neden bu insanlar bu şekilde davranıyor olabilirler?”, “Nasıl çözümlenebilir?” gibi soru-cevap oturumu yapılabilir.

Bu grup ise kendi adına ve geleceği için kaygı duyabilir ve aileden bu süreçlerin geçici olduğunu duymak onları rahatlatabilir.