Çocuklar ucube ellerde olmasa

0
31

Geçtiğimiz günlerde bir baba cinnet geçirdiğini iddia edip dokuz yaşındaki çocuğunu öldürmüştü. Biraz sonra çocuğunu almak için yola çıkan annenin hiçbir şeyden haberi yoktu. “Gel al çocuğunu” diyen baba, aslında çocuğun cesedini gel al diyordu, anneye.

Söylentiye göre eski eşine sinirinden öldürmüş. Velayet kavgası çocuk sen de ben de tartışması çocuğun sonunu hazırlamış.
İyide çocuğun ne suçu vardı?
Ehil olmayan anne ve babanın çocuklarına yaptığını saymakla bitiremeyiz Ama cana kastetmek ne oluyor? İnsan kendi öz evladını nasıl elleriyle öldürür? Aklım almıyor daha bu olayın etkisinden kurtulamadan yine bir evlat cinayeti haberi geldi Sakarya’dan. Hem de çok basit bir sebeple öldürüldü çocuk.
Sakarya Karasu’da, komşusuyla sevişirken küçük oğluna yakalanan aşağılık anne, çocuğunu öldürerek bu ayıptan kurtulmaya çalışıyor. Yani kendi ahlaksızlığın bedelini çocuğuna ödetiyor. Çünkü eğer evladı yaşarsa babaya söyleyecek veya aile yakınlarına söyleyecek diye düşünerek, çocuğunu öldürüp kendini kurtarmaya çalışıyor.
Ne acı…

Cehaletin en büyük örneklerinden biri bu olsa gerek. “Cehalet” diyorum çünkü Avrupa’da böyle bir olay yaşandığını farz ederek durum kıyaslaması yapalım. Mesela bir Alman anne, komşusu değil hiç birlikte olmaması gereken bir adamla bile sevişirken yakalansa çocuğunu öldürmez ona durumu izah etmeye çalışır. Üstelikte kimseye söyleme filanda değmez çünkü kimse umurlarında değildir.

Avrupa’da her şey iki kişinin arasında cereyan eden üçüncü kişi zaten karışmaz çocukta görse sesini çıkarmaz. Belki sadece “babasına, kendisinin açıklamasını” isteyebilir. Bu da ek bir sorun yaratmaz zaten.
Bir süre belli bir soğukluk mesafe olabilir ama bunu onarılarak birlikte konuşarak anne daha sevecen yaklaşarak evladına tekrar kazanmaya çalışabilir ve ne komşuları akrabaları hiç kimseyi önemsemez sadece evladına kendisini anlatmaya çalışır. Dolayısıyla böylesine pis bir sebepten burada kimse çocuğunu öldürmez. Yıllardır gayrimeşru çocuğunu elleriyle boğan doğru doğurmaz çöpe atan insanlar var ülkemizde. Tüm bunların sebebi “toplum beni dışlar, bu durumun kurtuluşu olmaz” korkuları yüzündendir. Ne yazık değil mi? Sormadan dünyaya getirdiğimiz çocuklara bakış açımız ne kadar ucube ve tehlikeli…
En büyük ceza ile cezalandırmaları gerekir. Bu konuda gerçekten devletin bir şeyler yapması halka etmesi özellikle genç kızlara başka tavsiyeler vermesi gerekir. Özel yaşantılarına elbette dikkat etmeleri, ama istenmeyen bir sonuç doğduğunda da, daha kötü şeyler yapmamaları için bilgilendirilmeleri gerekir. En önemlisi bu iş, devletin sorumluluğunda olmalı çünkü aileler bu konuda yeterli değiller yeterince donanımlı değiller. Toplumun kültür yapısı da bu durumu desteklemediği için bu evlat cinayetler ne ilk ne son olacaktır.

REZA, KEZA…

Reza Zarrab’ın İtirafçı oldu da tutuklandığı anda tahmin edilmişti. Ancak sebebi belli olmadan onu savunmaya soyunanlar bu durumu kabullenemediler. Oysa aptal olmadıkları çok kesin olan Ebru Gündeş ve kocası Zarrab, bile bile niye Amerika’ya gitsindi?
Büyük tiyatro oynadıkları ortaya çıktı. Türkiye’ye döndükten sonra Ebru Gündeş’in eşini bekleyen mağdur kadını oynaması oldukça başarılıydı.
Geçtiğimiz hafta boşanacakları habere çıkınca, hah dedim, bu da oyunun bir parçası.

Daha da inandırıcı olacak bazı şeyler en azından Ebru Gündeş’in Türkiye’de rahatsız edilmemesi adına şey güzel planlanmış gidiyor. Olaylar unutulmaya başladığında birkaç yıl sonra çocuk babasını özleyecek Amerika’ya götürecek, gelecek. Zamanla aralarında sıcaklık başlar veya başlamazsa ne olur, en azından malları, kavga etmeden bölüşmüş olurlar. Olan her zamanki gibi Türk milletine olur.
Daha önce TMSF ye borcu olan sevgililer, eşler, sanki borç ödedi mi ki? Buda böylece unutulur gider balık hafızalı ülkemde. Ama bence hükümetin Zarrab’ın karısını, biraz konuşturması gerekir diye düşünüyorum, bilgi almak adına.

Paylaş
Önceki İçerikAzrail, rekor ve madalyayla geldi!
Sonraki İçerikÖğretmenler Günü
Rana Elik

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye’nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6’ya geçti,6 ay sonra Amerika’ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.