, hareket ve demektir. sözü çocukla ve insanla bütünleşmiştir.Anne karnında başlayan hareketleri, doğumdan sonra görsel nedenlere bağlı davranışlar izler ve çocuklar oyunla doğar ve büyürler.

O nedenle çocuk oyunları önem taşırlar ve kültürel ögeler içerirler. Halk kültürünün temel izlerini çocuk oyunlarında bulabiliriz.
Oyunlarda ailenin gelenekleri ve görenekleri de önemli bir yer tutar.Oyun şekileri, oyun araç ve gereçleri zamana göre değişim gösteririrler. ” Ah nerede o eski günler !” söylemi içerisinde çocukluğa özlem vardır. Doya doya oynanan oyunlar insanların benliğinde, ruhunda, gönlünde, gözünde ve aklında silinmez derin izler bırakırlar.

“Keşke büyümeseydim, hep bir çocuk kalsaydım…” diye şiirler yazan şairler geçmişe olan özlemi dile getirirler. Geçmişi gfeleceğe taşıyan anılar içerisinde çocukluk döneminde yaşananlar, temel bir yapı teşkil ederler ve unutulmazlar. Anıların temeli oyunlardır.
Oyunlarda kıyefetler, oyun malzemeleri,oyun konuları, oyun şarkıları,masalları, deyimleri ve figürleri özel anlam içerirler. Bunları tahlil ve tarif ettiğimiz zaman , toplumun kültür değerleri çok yönlü olarak ortaya çıkar. Toplumun ve halkın yaşam felsefesi, bütün derinlikleri ile çocuk oyunlarında , halk oyunlarında, halk müziğinde ve halk çalgılartında görülebilir.

Kız ve erkek çocukların oyunlarında kendisine özgü özellikler bulunur. Oyun konuları ve oyun malzemeleri farklı farklıdır. Kız ve erkek çocuklarının birlikte oynadıkları karma oyunlarıda vardır. İçeriğinde aile kültürü ve yaşam kültürü ile yaşam şekilleri, mekânları, kıyafetleri ve geleceğe bakış açıları görülebilir.
Eğitimde özel ve öncelikli bir yer tutan oyunların, eğitimde özel bir anlamı ve önemi de bulunmaktadır. Oyunlar, eğitimin ve yaşamın büyük bir parçasıdır. Okullara, aileler ve öğretmenlere de bu alanda büyük bir sorumluluk düşmektedir.
Yıllar önce Kültür Bakanlığı HAGEM Genel Müdürlüğü folklor araştırmacıları Türk Cumhuriyetleri’ne yaptığı araştırmalarda çocuk oyunlarını da belgeleyerek hepsini bir kitap bütünlğünde ” Türk Cumhurieytlerinde Çocuk Oyunları” (M.Özhan,Prof.Dr. Malik Muradoğlu- KB,1997) yayınlamıştır.
Bu oyunlarla, Türkiye’de oynanan çocuk oyunları karşılaştırıldığı zaman , aradan geçen binlerce yıla rağmen oyunların temesı, özü, sözü, konuları ve ruhu arasındaki öz ve söz birliği açıkca görülmektedir.

Azerbaycan’da çocuk oyun adları: Bahar bayramı, dört taş,elma saklama,kovalamaca, on taş,şah vezir,saklambaç,yumurta döğüştürme,köse,çizik,mendil attı,topu ver Vb.
Kazakistan: Ad koyma,aşık oyunu,atışmalı oyunlar,avuç vurma ,kör teke,tavşan, mendil Vb.
Kırgızistan : Akmek, beş taş, çıbık at, deve, elma yeme, kör teke,saklanmak, ip kesmek Vb.
Özbekistan:At,aşık vurdu,horoz, kavun, saka, taş vuruş, sapal bulma, Su dibinde taş al Vb.
KKTC :Aşığ, balık kaçtı,çakı, deliğ, domuz, ender tuna, gırlangıç, gral baba,Güvercin uçtu Vb.
Uygurlarda:güreş, dönme salıncak,Valley-nişancılık,kaç kaç top, oğlak tartişişçevgan,kayak, ordaköç,topkaç,meydan,ceviz, giyek, akterek,kök terek,anikam,düm düm,ok yay,kayak Vb.

Türkiye: Aşık oyunları,birdirbir,dokuz taş, el el üstüne, horoz,ip atlama, çelik çomak,ip atlama,kaldıraç, postacı,te üç taş, tekerleme,sek sek, sandık başı, yattı kalktı,at oyunu Vb.
Orta Asya’dan Anadoluya bir kültür köprüsü kuran çoıcuk oyunları, halk kültürümüzün derin ve renkli izlerini taşımaktadır.Geçen zamanlar, kültür değerlerinin özüne ve sözüne zarar vermemektedir. Kökleri derinliklerde olan halk kültürü ve çocuk çocuk oyunları, hepimizin kimliğinden, benliğinden , kişiliğinden derin izler taşımaktadırlar.

Çocukluk dönemini şiirle en güzel şekilde anlatan, ünlü şaire A.A.Akboğa şöyle demekte:
“Nerde o eski günler, eski oyunlar?/ Keşke büyümeseydim, hep bir çocuk kalsaydım,/Seksek, misket,dokuztaş geçmişte kaldı onlar,/Keşke büyümeseydim, hep bir çocuk kalsaydım.
Kağıttan kayık yapıp,derde yüzdürürdüm,/Hergün çamur içinde annemi kızdırırdım,/ Sapanımla taş atıp, komşuyu kızdırırdım,/ Keşke hiç büyümeseydim,hep bir çocuk kalsaydım.
Zaman hayallerimi, öğütüp tek tek yerken,/’Göz yumup açmak’ kadar yıllar geçiyor erken,/ Daha oynamadığım, nice oyunlar varken,/Keşke büyümeseydim, hep bir çocuk kalsaydım…”
Eski doğal oyunların yerini şimdi, dijital oyunlar aldı. şairin dediği gibi eski oyunlardan anılar kaldı. oyunlar da zamana uydular. geldi, haydı çocuklar oyuna!…doyasıya oynayın.