Ana Sayfa Yazarlar Çocuk İstismarı Üzerinden Siyasi Etiğin Çöküşü!

Çocuk İstismarı Üzerinden Siyasi Etiğin Çöküşü!

98
PAYLAŞ

Karaman’daki Ensar Vakfı ile KAİMDER’e ait yurtlarda kalan çok sayıda öğrencinin cinsel tacize uğradığının ardından ülkemizin birçok köşesinden çocuk tacizine ait haberler gelmeye devam etmektedir. Konuya ilişkin olarak iktidar, Karaman’daki olayın münferit bir olay olduğunu iddia ederek Ensar Vakfı’nın desteklenmeye devam olunacağını duyurmuştur.
Öncelikle şunu belirtmek gereklidir: bir kere bile yaşansa, taciz tacizdir ve asla kabul edilemeyecek kadar fazladır. Dolayısıyla en öncelikli konu, tacize elverişli koşulların derhal giderilmesi olmalıdır değil mi?
Ama iktidar, siyaseten kendisine yakın gördüğü bu tarz vakıf ve dernekleri koruma çabalarını sürdürmektedir ve hukuki durumları bile net olmayan bu kuruluşlara olan desteğini açıkça göstermekten çekinmemektedir.
Neredeyse ayakkabı bile bağlamanın izne tabi bulunduğu ülkemizde bu kuruluşların yasalara uygunluğunu denetlemek başta içişleri bakanlığına, faaliyetlerinin ise amaçları doğrultusunda sürdürülmesini denetlemek ise aile ve sosyal politikalar bakanlığına düşmektedir. Bu bakanlıklardan özellikle ikincisinin, çocuk tacizinin ülkenin neresinde olursa olsun önlenmesi konusunda da yapması gerekenler (kanun çıkarmak, eğitim vs.) bulunmaktadır.
Ülkemizde meydana gelen çocuk tacizlerinin araştırılması için HDP tarafından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ramazanoğlu’na yönelik hazırlanan gensorunun TBMM’nde iktidar milletvekillerince reddedilmesi ve akabinde milletvekillerinin adı geçeni tebrik için kuyruğa girmeleri ne denli yanlış ve üzücü olmuşsa, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun aynı bakan hakkında dün partisinin Meclis Genel Gurubu’nda sarf etmiş bulunduğu ve burda tekrarlamayacağımız sözleri de bırakın siyaseti; ahlaken bile kabul etmek mümkün değildir. Hoş, iktidarın da çeşitli vesilelerle muhalefete çok ağır sözler ve ithamlarla yüklenmiş olduğu durumlar da mevcuttur ve bunların da kabul edilir bir tarafı yoktur.
İç ve dış politika tercihlerinde yapılan hatalar nedeniyle ülkemizin, tarihinin en zor dönemlerinden birini geçirmekte olduğunun neredeyse tüm çevrelerce teslim edildiği bugünkü koşullarda, siyasi etiğin ortadan kalkmış bulunduğu üzülerek izlenmektedir.
Politika, bugün imkânsız görünen bir şeyi yarın mümkün hale getirme sanatıdır. Ancak bu sanatın yapılabilmesi için her türlü fikrin, siyasi görüşlerden bağımsız olarak ve asgari nezaket sınırları içinde dile getirilmesi gerekmez mi?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam