Ana Sayfa Yazarlar Ciddi birkaç soru sorsam sizlere?

Ciddi birkaç soru sorsam sizlere?

90
PAYLAŞ

İki gündür hastaydım; bu nedenle siz dostlarıma bu köşeden seslenemedim. Belki iyi de olmuştur; zira TV ve internette herşeyi izleme imkanına sahip oldum, zamana bağlı kalmaksızın.

Bu yazımda, dikkatimi çeken birkaç husus üzerinde durmama müsaade ediniz. Bunlardan ilki, yarin ikinci duruşması görülecek olan Dündar-Gül davasıyla ilgilidir.
Üniversitede az dahi olsa da biraz hukukla ilgili temel kavramları öğrenmiştim… Bir davaya müdahil (taraf) olmanın ne anlama geldiğini biliyorum. Bir davaya müdahil olmak; açılmış olan bir davada ya bir bireyin ya da bir kurumun zarara uğradığı, dolayısıyla hukuki bir menfaatinin bulunduğu bir durumu ortaya koyar. Cumhurbaşkanı’nın Dündar-Gül davasına müdahil olduğuna, yani taraf olduğuna ilk duruşmada karar verilmiş olması, kendisinin uğramakta olduğu bir zararla ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Esasen devlet adına açılmış bulunan bir davada Cumhurbaşkanının şahsi zararı nasıl ortaya konacaktır ki, devletten gayrı?
O halde, savunma avukatlarının, müdahil sıfatıyla Erdoğan’dan veya avukatlarından bilgi ve belge istemelerinin kanunen önü açıktır. Müdahil olmak istiyorsan bir davaya; birçok sevimsiz soruya karşılıklı da hazırlıklı olmak gereklidir… Bu sadece bir kavramla ilişkin bir gözlemimdir.
Gelelim ikinci meseleye… Öncelikle bilgi toplumu olmanın getirdiği açıklıkla, çocuk istismarındaki marifetlerimiz her gün artarak toplumun dikkatine getirilmektedir. Bir tanesinin bile fazla olması gereken bir ortamda, isimleri belli devlet dışı ve devlet kurumlarında olan biten tacizlerin yaşandığı yerler, bir şekilde korunmaya çalışılmış, suçlar kişiye indirgenmiştir. Açıkça görülüyor ki, işlerine gelince başka, başkalarının başına gelince başka bir dürtü içindedir iktidar partisine mensup milletvekillerimiz!
Üçüncü ve son husus ise, Silahlı Kuvvetlerimize karşı yandaş basında basında yapılan ve kaynağı hepimizce malum ‘yandaş’ ve ‘darbeci’ eleştirileridir. Bu adamların omurgası olmadığı için, kendilerine bir göz işareti ile birlikte ordumuza karşı her türlü tetiği çekmekten zerre kadar çekinmediklerini ortaya koymaktan alıkoyamıyorlar! Nitekim Genelkurmay Başkanlığımız da bu tarz yazıları kınadığını açıkça bildirmiştir kamuoyuna.
Ne diyeyim… Allah ıslah etsin yukarıdaki soruları sormama neden olanları!
Not: Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Sn. Abdi Pehlivan ile Genel Yayın Koordinatörü Sn. Orhan Uğuroğlu’na, bana bu köşeyi tahsis ettikleri ve ‘Dalya’ (yani yüzüncü yazımı) dedirttikleri için kendilerine minnettarım.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam