CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyaretindeki tercüman tartışmasına ilişkin, “Sayın Cumhurbaşkanının elinde yazılı bir metin varken tercümanın başka bir şey söylemesi kabul edilebilir bir durum değildir, hem Türk kamuoyu kandırılmıştır hem de ABD kamuoyuna yalan söylemiştir” dedi.

“TÜRKİYE İPİN UCUNU KAÇIRMIŞ BULUNUYOR”-

Yılmaz, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Cenevre’de devam eden 6. Tur görüşmelere işaret ederek şöyle dedi:
“Bundan sonra Suriye’nin geleceği ile ilgili kritik konular ele alınacaktır ve bu konularda Türkiye bu olayın neresindedir? Türkiye ipin ucunu kaçırmış bulunuyor.
“ESADSIZ BİR GEÇİŞ SÜRECİ TEZİ GİDEREK AŞINMIŞ”-
Türkiye’nin özellikle siyasi geçişte direttiği muhaliflerle birlikte dile getirdiği Esadsız bir geçiş süreci tezi giderek aşınmış ve şu an itibarıyla önemli ölçüde uluslararası toplumun gündeminden uzaklaşmıştır.
“TÜRKİYE ÖZELLİKLE AKP BU SAPLANTIDAN VAZGEÇMELİ”-
Türkiye’nin hala bu konuda ısrarcı olması demek Cenevre’deki süreçte muhalifleri bu konuda sabit tutmak anlamına gelir. Bu da sürecin gidişatını ve Suriye’nin bütünlüğünü ve toprak bütünlüğünü olumsuz manada etkileyecek bir gelişmeyi tetikleyebilir. Akıllı ve gerçekçi olmak lazım. Siyasi geçiş sürecinde Esad faktörü artık Esad’ı göndermek isteyen ülkelerin bile gündeminden düşmüşken hala bu konuda diretmek Suriye’de çözüm için o açılabilecek pencereleri baştan kapatmak anlamına geliyor. Türkiye özellikle AKP bu saplantıdan vazgeçmeli ve tezini gözden geçirmeli.
Türkiye bir yol bulup Suriye konteksindeki gelişmeleri değerlendirip muhaliflerle Esad’ı barıştırması gerekir.
Muhaliflerle Esad’ın çatıştığı bir ortamda Suriye’den bütünlük çıkmaz. Suriye bölünüp gider ve bütün Suriye’nin yükü de Türkiye’nin üzerine kalır. Bizim önerimiz bu görüşmelerin gerekirse Türkiye’de yapılması. Türkiye’nin buna öncülük etmesi. Türkiye’nin bütün savaşan tarafları nasıl ki Astana’da oluyorsa toparlayıp kanal açıp diplomasinin bütün inceliklerini kullanıp arazideki gücünü kullanıp bir kanal açması. Bunu açtığımız zaman elimiz güçlenir.Bizim bu konuda hükümete de açık çağrımız vardır.”
“ TERCÜMANIN BAŞKA BİR ŞEY SÖYLEMESİ KABUL EDİLEBİLİR BİR DURUM DEĞİLDİR”-
Cumhurbaşkanı’nın ABD ziyaretine ilişkin soruya Yılmaz, “Böyle bir görüşmede Sayın Cumhurbaşkanının elinde yazılı bir metin varken tercümanın başka bir şey söylemesi kabul edilebilir bir durum değildir, hem Türk kamuoyu kandırılmıştır hem de ABD kamuoyuna yalan söylemiştir. Burada bir düzeltme de yapılmadığı görülüyor. İki çok farklı şeyden bahsediliyor, iki çok farklı şey kamuoyuna açıklanmış oluyor. Biz bunu yadırgadığımızı bunun kazara olmayacağına ilişkin bizdeki şüpheleri iyice güçlendirdiğine inanıyoruz. Bu kadar kritik bir konuda ve hatta ziyaretin asıl hedefi haline dönüştürülen böyle bir konuda bir tercüme hatası diye geçiştirilmesinin de doğru olmadığını düşünüyoruz” değerlendirmesini yaptı.
“Yani söylenemeyen tercümana mı söyletildi?” sorusuna da Yılmaz, “Yani bizim gördüğümüz böyle bir kritik konuda bu kadar bir cümle çarpıtılıyorsa ve akabinde bu resmi olarak bir şekilde düzeltilmiyorsa bundan ne anlamalıyız. İki tane farklı konu var yani ABD’ye Sayın Cumhurbaşkanı bir şeyi doğrudan söylemiş oluyor, tercüman da ABD kamuoyuna farklı bir şekilde aktarmış oluyor” yanıtını verdi.
İncirlik tartışmasına ilişkin soruya da Yılmaz, “Eğer çözüm olmazsa bir şekilde Alman askerleri buradan çekilirse muhtemel yansıması Almanya bunu Türkiye IŞİD’e karşı mücadelede Almanya’nın mücadele yapmasını engelliyor şeklinde takdim edebilecek” dedi.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...