CHP’den Başbakan’a yanıt

0
102

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Başbakan Binali Yıldırım’a, “Bu söylediklerinizi o annelerin, o ninelerin yanında söylerseniz, onlara ‘terörist’ derseniz onların sizin gibi ellerinde devlet, ordu, polis teşkilatı yok ama meşhurdur terlik geliyor terlik, Başbakan’ın ağzına terlik geliyor artık annelerden, ninelerden, o terliği vuracaklar artık yeter diyecekler” dedi.

“İFTİRA”-

Özel, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Başbakan Binali Yıldırım’ın, “Neden ‘Evet’ diyoruz. PKK ‘Hayır’ diyor, onun için ‘Evet’ diyoruz. FETÖ ‘Hayır’ diyor, onun için ‘Evet’ diyoruz” sözlerine yanıt vererek şöyle dedi:
“Başbakan’ın ‘hayır diyenlere bakın’ diyerek terör örgütlerini sayması ve bu sebepten ‘evet’ dediklerini söylemesi aslında ‘evet’ kampanyasının acziyetini, çaresizliğini, ‘evet’ kampanyasını ‘evet’i açıklayamadıklarını, savunamadıklarını ve ellerinde kala kala bu aciz, bu haksız bu hadsiz yaklaşımın kaldığını gösteriyor.
Bir ülkenin Başbakanı neye ‘evet’ dendiğini savunamıyor ve bir iftirada bulunup ‘hayır’cıların ‘terörist’ olduğunu söyleyip o yüzden ‘evet’ dediklerini söylüyor.
Bir evde oturmuş sobanın başında örgü örerken biz bu değişikliğe ‘hayır diyeceğiz’ hakkını kullananlara ‘terörist’ demekten çekinmiyor.

-“BAŞBAKAN’IN AĞZINA TERLİK GELİYOR ARTIK ANNELERDEN”-

Başbakan’a şunu söylemek lazım. Bu söylediklerinizi o annelerin, o ninelerin yanında söylerseniz, onlara ‘terörist’ derseniz onların sizin gibi ellerinde devlet, ordu, polis teşkilatı yok ama meşhurdur terlik geliyor terlik, Başbakan’ın ağzına terlik geliyor artık annelerden, ninelerden, o terliği vuracaklar artık yeter diyecekler. Sen milletin yarısına terörist demeye utanmıyor musun diyecekler.

-BAŞBAKAN’A SESLENDİ-

Başbakan bugün öğleden sonra çıkıp ‘yaa kafam çok karışıktı, ben de yorgunluktan’-kendi üslubuyla söylüyorum- ‘kafayı sıyırdım, herkesten özür diliyorum’ derse ne ala ama bunu bir kampanya ana eksenine dönüştürürlerse bilsin ki büyük bir yanlış yapıyor.

-“SİZİN YAPTIĞINIZ DA BU ÜLKEDE BÜYÜK BİR İHANETTİR”-

Siyaseten benim tarafımdakiler makbul insan karşı taraftakiler terörist derseniz siz terörü araçsallaştırırsınız. Siyasete alet ederseniz. Sizin yaptığınız da bu ülkede büyük bir ihanettir. Bölücülüğün ta kendisidir. Ve terörizimle karşılıklı ilişkilenme senaryosu üzerinden  terörizmden beslenmektir.
CHP referandumun ertesi günü ‘hayır’ çıkması durumunda bütün illerde teşkilatlarımız Adalet ve Kalkınma Partisi teşkilatlarına, biz burada Meclis’te  AKP Grubuna, MHP tabanını temsil etmiyorlar ama parlamentodaki kararları üzerinden MHP Grubuna gidip hatta çiçeğimizle, çikolatamızla gidip dün halk bir karar verdi, büyük bir tehlikeden kurtulduk, sandığı okuyun, halk parlamentoya sahip çıktı, gelin bu sistemi birlikte güçlendirelim diyeceğiz.
Teröristler ve bizimkiler diye ülkeyi bölmeye, hakaret etmeye, hakaret ettiklerinin içinde CHP’liler, MHP tabanının belki yüzde 90’ı var.

-“BİNALİ BEY’İ ÖZÜR DİLEMEYE DAVET EDİYORUZ”-

Hayır dedikleri için terörizmle yaftalanmalarını reddediyoruz. Binali Bey’i özür dilemeye davet ediyoruz. ‘Kafam karışıktı ben de kafayı çizmişim’ deyip kendi üslubuyla burada bir hepimizi gülümsetmeye ama bu söylediği sözden geri dönmeye davet ediyoruz.
Evet için 15 Temmuz şehitlerine önemli görev düşüyor, özel gayret lafı da bu ülkenin Cumhurbaşkanına yakışmıyor.
15 Temmuz şehitleri üzerinden siyaset yapmayın.”

-“BAHÇELİ’NİN MAKAM ARABASININ ÇEKİYOR OLMASINDAN…”

Bir basın mensubunun sorusu üzerine Özel, “Eğer referandumdan evet çıkarsa şöyle bir görüntü görülüyor, bir konvoy olacak, ya başkanlık sarayından AKP’ye gelecekler konvoyla ya AKP binasından başkanlık sarayına gidecekler ve AKP üyelik formunu büyük bir coşkuyla o gece doldurup imzalayacaklar. Biz bu konvoyun başını Sayın Devlet Bahçeli’nin makam arabasının çekiyor olmasından son derece üzüntü duyuyoruz. Bugün içinde bulunduğumuz durumda cumhurbaşkanı tarafsız, tarafsızlık için namusu ve şerefi üzerine yemin etti ve partisiz. Partisiz bir Cumhurbaşkanının evet kampanyasının stratejisi üzerine Başbakan ile meydanları paylaşıyor olması, benim gideceğim yerler, senin gideceğin yerler diye bir iş bölümünde olması içinde bulunduğumuz durumun ne kadar hukuksuz ne kadar vicdana aykırı olduğunu ortaya koyuyor” yanıtını verdi.