CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, devlet korumasından ayrılan gençlerin sorunlarının araştırılması, çözüm önerilerinin ortaya konulması için araştırması açılmasını istedi.

Adıgüzel, “Her yıl 18 yaşına basına yüzlerce genç devlet korumasından çıkarılıyor ve birçok sorunla tek başına mücadele etmek zorunda bırakılıyor. Tek başına hayata tutunmaya çalışan bu gençlerin sorunlarının acilen araştırılması ve gerekli takip mekanizmalarının geliştirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

CHP’li Onursal Adıgüzel TBMM Başkanlığına sunduğu önergede, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 2015 verilerine göre, Türkiye’de çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, çocuk yuvası ve kız yetiştirme yurdu, sevgi evi, çocuk evi ve çocuk destek evi gibi bin 233 kurumda 12 bin 667 çocuğun kaldığına dikkat çekti.

Devlet yurtlarından ayrılan gençlere dair resmi bir istatistik olmadığına vurgu yapan Adıgüzel, “sivil toplum tarafından ortaya konulan çalışmalarda her yıl ortalama 700 ila bin gencin korumadan ayrıldığı, buna karşın devletin yurttan ayrılan gençler için herhangi bir takip mekanizmasına sahip olmadığına dikkat çekiliyor” dedi.

Araştırma önergesinde, devlet korumasında yetişen bireyler tarafından kurulan Hayat Sende Derneği’nin araştırmalarına değinen Adıgüzel, “Resmi bir istatistik olmamakla birlikte yurtlardan ayrılan bireyler arasında intihar eğiliminin yüksek olduğu biliniyor. Son 1 ay içinde medyaya en az 4 intihar olayı yansımıştır”  diye konuştu.

İntiharın yanı sıra, devlet korumasından ayrılan gençlerin erken yaşta evlilik, suça sürüklenme, fuhuşa zorlanma, psikolojik sorunlar gibi birçok riskle karşı karşıya kaldıklarını belirten Adıgüzel, “uluslararası veriler devlet korumasından ayrılan bireylerin yüzde 10’unun yurttan ayrıldıktan sonra intihar ettiğine, yüzde 14’ünün fuhuşa, yüzde 20’sinin ise suça sürüklendiğini ortaya koyuyor. Buna karşın, ne yazık ki Türkiye’de yurtlarda kalan çocukların devlet korunmasından ayrıldıktan sonraki sürecini takip eden bir mekanizma olmamakla birlikte, herhangi bir resmi, güncel ve sağlıklı istatistiki bilgi de mevcut değil. Bu durum sosyal devlet ilkesi ile açıkça çelişmektedir” ifadelerini kullandı.