Ana Sayfa Güncel Ceza, ifade ve basın özgürlüğünün ihlali

Ceza, ifade ve basın özgürlüğünün ihlali

61
PAYLAŞ

(AYM), gazeteci ’un aldığı ceza nedeniyle verdiği ‘hak ihlali’ kararının gerekçesini açıkladı. AYM gerekçeli kararında, Coşkun’un yazdığı ‘Boyalı Merdivenler’ isimli köşe yazısı ile ilgli davada aldığı ceza nedeniyle “Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiğine” hükmetti.
Anayasa Mahkemesi, gazeteci Bekir Coşkun’un 4 Temmuz 2013’te yazdığı ‘Boyalı Merdivenler’ isimli köşe yazısı sonrası açılan davada aldığı bir yıl iki ay on yedi gün hapis cezasının hak ihlali olduğuna hükmetmişti. Bekir Coşkun’un bireysel başvurusunu değerlendiren mahkeme, cezanın ifade ve basın özgürlüğünün ihlali olduğuna hükmetti. Gerekçeli kararda, Coşkun hakkında ‘kurul halinde çalışan kamu görevlilerine hakaret suçunu’ işlediği iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kamu davası açtığı, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29 Nisan 2014 tarihli kararında Coşkun’un basın yoluyla hakaret suçundan bir yıl iki ay on yedi gün karşılığı adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hatırlatıldı. Mahkeme, değerlendirmesinde ‘Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinin birinci fıkralarının, ifade özgürlüğüne içerik bakımından bir sınırlama getirmediğini, hem gerçek hem de tüzel kişiler için geçerli olan ifade özgürlüğünün siyasi, sanatsal, akademik veya ticari düşünce ve kanaat açıklamaları gibi her türlü ifadeyi kapsamına aldığını’ vurgulandı.
Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararında, ifade özgürlüğünün büyük ölçüde eleştiri özgürlüğünü güvence altına aldığı ve bu nedenle de düşüncelerin açıklanması ve yayılması sırasında kullanılan ifadelerin sert olmasının doğal karşılanması gerektiği belirtilerek, siyasi tartışma özgürlüğünün ‘tüm demokratik sistemlerin temel ilkesi olduğununun” altı çizildi. Kararda, kamu otoritelerinin kullandıkları kamu gücünden dolayı kendilerine yöneltilmiş en ağır eleştirileri bile hoşgörü ile karşılamak zorunda oldukları vurgulandı.
AYM kararında, “sağlıklı bir demokrasi, kamu otoritelerinin yalnızca yasama organı veya yargı organları tarafından denetlenmesini değil aynı zamanda sivil toplum örgütleri, medya ve basın veya siyasi partiler gibi siyasal alanda yer alan diğer aktörlerce de denetlenmesini gerektirmektedir. Aynı şekilde siyasetçilere yönelik eleştirilerin kabuledilebilir sınırları, diğer kişilere yönelik eleştiri sınırına göre daha geniştir.
Bir siyasetçi diğer kişilerden farklı olarak, her sözünü ve eylemini bilerek halkın ve aynı zamanda diğer siyasetçilerin denetimine açar; bu nedenle de eleştirilere daha geniş hoşgörü göstermek zorundadır. Bu sebeplerle, zorlayıcı nedenler olmadıkça siyasi ifadeye kısıtlama getirilmemesi gerekmektedir” görüşünü dile getirdi.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam