Ana Sayfa Güncel Cemaat de aldattı İmralı da

Cemaat de aldattı İmralı da

183
PAYLAŞ

2002 yılında yapılan Genel Seçimlerde tek başına iktidar olan ve 13 yıl Türkiye’yi artan oyları ile yöneten Parti’nin Cemaat ve İmralı tarafından aldatıldığı ve 2 önemli konuda hatalı karar verdiği Cumhurbaşkanı Recep ’ın açıklamaları ile net şekilde ortaya çıktı
Fethullah Gülen ve cemaati rahmetli Turgut Özal’ın Başbakan olmasından sonra hoşgörü ile karşılandı. Gülen ve cemaat ekibi Özal döneminde itibar gördü.
Bu itibar özellikle yurt dışı okullar açılmasında bizzat Rahmetli Özal tarafından teşvik edilerek sağlandı.
O günlere ait dönemin tanıklarından duayen siyasetçi Mehmet Keçeciler’e, “ ANAP’ın iktidar olduğu dönemde Fethullah Gülen ve Cemaat ile ilişkileriniz nasıldı? “ diye sordum.
Keçeciler, “ Rahmetli Özal ile gittiğimiz yurt dışı gezilerinde gördük ki Milli Eğitim bakanlığı tarafından açılan okulların perişan halini gördük. O günlerde gerek özel okulların gerekse özel hastanelere izin veren yasal değişiklikleri yapıyorduk ki işte Cemaat yurt dışı okullarda hizmet vermeye başlayınca biz de siyaseten teşvik ettik” dedi.
Keçeciler Fethullah Gülen’in o yıllarda siyasete karışmadığını tek bir kişinin adını dahi milletvekili olsun diye vermediğini bürokraside de atama istemediğini vurguladı.
Demirel döneminde de benzer destek devam ederken Başbakanlığı döneminde de Rahmetli Bülent Ecevit Gülen cemaatine destek veren açıklamalar yaptı.
2002 yılında AK Parti hükümeti ile Cemaatin siyasette ve bürokraside yükseliş dönemi başladı.
Gerek Emniyet, gerek bürokrasi gerek eğitim gerek sağlık ve daha da önemlisi Adalet Bakanlığında hâkim ve savcı olarak Cemaat mensupları önemli mevkilere atandılar.
Ergenekon, Balyoz, Casusluk, Şike gibi davalarla “darbe” senaryoları ile çok önemli operasyonlara imza attılar.
Ancak Dershanelerin kapatılması kararı ve ile arkasından gelen 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu Cemaat ile AK parti hükümetinin arasındaki bağların tamamen kopmasına neden oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ aldatıldık, kandırıldık “diyerek Cemaati devlette paralel yapı kurmakla suçladı.
Gelelim “Açılım Süreci” adı verilen ’nın silah bırakıp sınır ötesine çekilmesi aşamasına.
2013 yılı başlarında İmralı ile yapılan anlaşmalar çerçevesinde Milletvekillerinin İmralı-Kandil arasındaki ara buluculuk sonucunda Öcalan’ın Nevruz’da yaptığı demokratikleşme çağrısı Kandil’den bizzat Murat karayılan tarafından desteklendi.
Kan dökülmesinin engellenmesi toplumda olumlu karşılanırken 7 Haziran seçiminde HDP’nin AK Parti karşıtı politika uygulaması ve Erdoğan’ın Başkanlık sistemine tavır koyması Cumhurbaşkanının tepkisini çekti.
Geçtiğimiz haftalarda 2 polisin gece yataklarında uyurken evlerinde PKK tarafından şehit edilmesi bardağı taşıran son damla oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ Açılım Sürecini sabote ettiler. Bizi barış söylemleri ile aldatanlar bunun hesabını verecekler “ diye tepki gösterdi.
Böylece hem Cemaat hem de İmralı ve Kandil ile diyalog halinde olan HDP Erdoğan’ın hedefi haline geldi.
İşte 13 yıllık tek parti iktidarında gelinen nokta da her iki konuda da AK Partinin “aldatıldığı” net bir şekilde ortaya çıktı.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam