Ana Sayfa Güncel Celladını teskin eden idamlık

Celladını teskin eden idamlık

70
PAYLAŞ

Cellat ve idam mahkumu darağacının tam altında duruyorlardı.
Kemendi idam mahkumunun boğazına geçirip sandalyeyi ayağının altından çekmesi gereken cellat bir anda titremeye başladı.

Ter içinde kalmıştı; ellerini kontrol edemiyor, yapması gereken şeyleri bir türlü yapamıyor, asması gereken adamın yüzüne adeta yardım ister gibi çaresizce bakıyordu.
İdam mahkumu, muhtemelen acıdığı celladına, “Sakin ol kardeşim” dedi, “Acele edecek, heyecanlanacak bir şey yok… Hem bu işi sen yapmasan başka biri yapacak, hiç korkma…”
Cellat bu sözlerle biraz sakinleşti, kemendi elleri bağlı mahkumun başına zor da olsa geçirdi.
Bu defa da sandalyenin çekilip infazın tamamlanması gerekiyordu.
Yine heyecanlandı cellat…
Mahkum ona son bir “iyilik” daha yaptı, sandalyeyi kendisi tepti.
Ankara 78’liler Derneği tarafından açılan “Sesler, Sözler, Yazılar” sergisini gezerken öğrenmiştim bu sarsıcı öyküyü.
Olay, 25 Haziran 1981’de Kadir Tandoğan’ın idam cezasının infazı sırasında yaşanmıştı.
+++
Sergiden bir sarsıcı öykü daha:
İlyas Has idama mahkum edilmişti.
Cezaevinde kendisi gibi idamlık arkadaşlarıyla sohbetlerinin baş konusu, idam sırasında ölüme en kısa yoldan ve en az acı çekilerek nasıl gidileceğiydi.
Kendilerince bir teori geliştirdiler.
Buna göre, kement boyna geçirildikten sonra tam sandalye ayakların altından çekileceği sırada yukarı doğru zıplanacaktı; böylece vücut ağırlığı artacak ve kemendin boynu güçlü bir biçimde sıkarak infazın birkaç saniyede gerçekleşmesi sağlanacaktı.
İlyas Has 27 1984 tarihinde idam sehpasında bu teoriyi “başarıyla” uyguladı.
+++
29 Ocak 1983’te idam edilen Ömer Yazgan ise, idamdan az önce anne ve babasına şu mektubu yazmıştı:
“Anne ve babama… Az sonra son görevimi yapmak üzere darağacına çıkacağım. Sloganlarımı haykıracağım. Dizlerim titremeyecek. 27 yaşına bastığım bu gecenin sabahını kimse unutmayacak. Ellerinizden öperim…”
+++
Bu yazımı “İdam ille de gelmeli” diyenlere ithaf ediyorum.
Hemen anlamasalar da, vicdanlarından yükselen isyan nedeniyle bir gün anlayacaklarını ümit ederek…

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikÖzlediğimiz tablo
Sonraki İçerikİzmir Metro-İZBAN’ın ray melekleri
Nuri Kayış
Gazeteciliğe 1977 Son Havadis gazetesinde başladı, Hür Anadolu, Başkent, Ulus, Günaydın ve Sabah gazetelerinde çalıştı. RTUK Başkanlığı yapan yazarımızın 14 adet yayınlanmış kitabı bulunmaktadır.