Ana Sayfa Yazarlar Çapsız siyasetçiler ülkesi..!

Çapsız siyasetçiler ülkesi..!

57
PAYLAŞ

Lütfen dikkat ediniz… Bu sayfanın adı ‘Diplomasi Penceresi’dir… Sizler gibi ben de fark ettim ki; son zamanlarda dış politikadan daha fazla iç politikayı yazar hale gelmişim. Dünkü yazımda, batılı devletlerdeki vergi ve saklı gelirlerin demokratik rejimlerde yeri olmadığını izah etmeye çalıştım.

Aynı şekilde, bu tarz vergi kaçırmanın ülkemiz de dâhil olmak üzere hiçbir yerde kabullenemeyeceğinin de altını çizmeye çalışmıştım. Yani hem ülkemizde, hem de Batılı devletlerde parası bol olan birçok ‘yandaş’ın bulunduğu bu ortamın yanlışlığına dikkati çektiğim halde muhalefet partileri ve halkımız başta olmak üzere, kimsenin gerçekten bu iktidarın üzerine yüklenmemiş olmasını göz önünde bulundurarak, iç politika konusunda bir şey daha yazmamak kararını aldım artık!
Halkın, cebinden parasının yürütüldüğü ve ‘bana ne, benim partime yarıyor’ anlayışına getirildiği bir ortamda ben ne yazayım, bu saygın gazetem ne yayınlasın?
O halk, cebinden parasını eksilten ve kendisini işsiz bırakan bir iktidarın her aybaşında evine bıraktığı bir erzak torbasını alırken, komşularından dahi utanmamak gibi bir duyguyu yaşasın ve kendisini o partiye oy vermeye mahkûm eden o anlayışa oy verecekse devam etsin tabiatıyla. Hani Kur’an’da sevap ile kötülük saklıydı?
İktidar hepimizi bu dinsel sözlerle kandırır iken, Kitap’ımızı anlayarak okumayanları yanlış mecralarda yönlendirmektedir. Sizler bilmezsiniz; bu satırların yazarı, 1980’li yıllardan da önce, Ankara’nın çevre ilçelerindeki bazı ilkokulların düzene kavuşturulması için gerek sıralarının zımparalanması, gerekse de sınıfların boyanmasından sorumludur.
Aynı dönemde ben ve arkadaşlarım, görme engelliler okulu ile 0-6 yaş kimsesizler okullarındaki kardeşlerimizin en iyi şartlara kavuşmasını da dileyerek projeler oluşturmuştuk! Zamanında Erzurum’da Hınıs’ta yaşanan deprem felaketine bir nebze refah getirmek için 5 ton giyecek, ilaç, yiyecek ve hatta televizyon ilettiğimiz bir dönemdi.
Bizlerin zamanında bir gençlik harekâtı olarak yaptığımız bu faaliyetlerin bugün, basın önünde bir iktidar faaliyeti olarak haber geçirilmesi beni son derece üzmektedir. İşin daha kötüsü, muhalefetin de iktidara koşut söylemlere kapılıp, gerçekten de yapılması gerekenleri görmemesidir sorunum.
Dediğim gibi bundan böyle, memleketimizdeki çapsız siyasetçiler hakkında bundan böyle yazı yazmayacağım! İktidarı ve muhalefeti de bana göre fark etmez.
Sadece dış politika yazarı olmaya karar vermiş bulunmaktayım netekim!

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam