’nün de sıkıştırılmış odunsu parçalarla kapatıldığını bildiren , İller Bankası’ndan sonra ’nün de etrafının kapatılarak görünmez hale gelmesinin kültürsüzlük olduğunu açıkladı.

Renda Köşkü
Renda Köşkü

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Cumhuriyet dönemi modern mimari yapılarına ilişkin, yıkma, itibarsızlaştırma, yalnızlaştırma v.b saldırılarının artarak devam ettiğini belirterek, son olarak 1920’li yıllarda Sait Bektimür tarafından yaptırılan Renda Köşkü’nün sıkıştırılmış odunsu parçalarla kapatıldığını bildirdi.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi düzenlediği basın toplantısında tehdit altında olan Renda Köşkü, Opera Binası ve İller Bankası hakkında bilgi verdi.

Cumhuriyet değerlerine saldırılıyor

Renda Köşkü’nün sıkıştırılmış odunsu parçalardan yapılan OSB malzemesi ile kapatılmasına tepki gösteren Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı , şunları söyledi:

“Cumhuriyet döneminin modern yapılarını kapatma mantığı artık Cumhuriyetle hesaplaşan bir zihniyetin kurumsallaşmasının adımlarıdır. Bu odunsu plakaların arkasında dünya güzeli modern bir yapı var. Cumhuriyet döneminin modern mimarlık anlayışının detayları ve eserleri var. Dolayısıyla bu tür yapıların topluma gösterilmeyecek şekilde kapatılmasının arkasında, kültürsüzlük var.

Asıl kapatılması gereken tarihe kültüre, sanata mimarlığa karşı kabul edilemez bir ayıp işleyen bu yaklaşımdır. Cumhuriyetin temsil aksı üzerinde bulunan 2 yapı, İller Bankası ve Renda Köşkü kendi dönemlerini ve mimarlık tarihini en iyi ifade den kültür varlıklarıdır.

Sıkıştırılmış odunsu parçalarla kapatılacak yapılar değildir. Cumhuriyet dönemi mimarlığına yönelik yapılan saldırılar Cumhuriyet değerlerine yapılmış saldırılardır. AKM’nin bugün boşaltılmış olması kullanılmaması ve sonrasında yıkımıyla gündeme gelmesinin nedeni budur. Tüm kamuoyunun bu yapılara, Cumhuriyet’in değerlerine ve kendi sosyal ve kültürel zenginliklerimize sahip çıkması elzemdir.”

Renda Köşkü’nü takibe alıyoruz

Renda Köşkü’nün Cumhuriyetin temsil aksı üzerinde bulunan Atatürk bulvarında, ABD ile Alman Büyükelçiliği arasında olduğunu belirten Candan, şunları söyledi:
“1920’li yıllarda Sait Bektimür tarafından yaptırılan ve tescilli kültür varlığı olarak mülkiyeti Kızılay’da bulunan Renda Köşkü hangi akla hizmetle çatısına kadar kapatılmıştır.

ABD ve Alman Elçiliğinin arasında kalan bu köşkün görünürlüğü kapatmak akıl dışıdır. Müze haline gelmesi gereken bir yapının görünmez hale getirilmesi, gizli saklı projelerin varlığını akla getiriyor.

İller Bankası, Renda Köşkü, bu değerler tüm halka aittir. Ben yaptım oldu mantığıyla kapatamazsınız. Yetkililer bu iki yapıyla ilgili ne yapmak istediklerini kamuoyuna açıklamak zorundadırlar. OSB’lerle bu konuyu kapatamazsınız. Devletin koruma politikası ne yazık ki böyle odunsu sıkıştırılmış parçalardan oluşuyor.

Renda Köşkü’nü sıkı takibe alıyoruz. Nerede bu sıkıştırılmış odunsu plakaları görürseniz bilin ki arkasında utanılacak bir iş yapan yapılarla rejimle hesaplaşan bir bakış açısı vardır.

Ankara Sergi Evi-Opera Binası hakkında ivedi açıklama bekliyoruz

Candan sosyal medya üzerinde Opera binasının satışına ilişkin bilgilerin dolaştığını ifade ederek şöyle devam etti: “Resmi yazı ile sorduk, cevap vermediler. Telefonlara cevap vermiyorlar. Operayı satışa çıkartma gibi bir yaklaşım içerisindeyseniz, çıkın açıkça söyleyin.

Yoksa, onu da söyleyin. Kaçak göçek yaptığınızı savunamayacaksanız, yapmayın.

1933 -1934 yılında Uluslararası yarışma ile elde edilen Ankara Sergi Evi Şevki Balmumcu tarafından tasarlanmış, 1946 yılında Paul Bonatz tarafından Opera binasına dönüştürülmüştür. Yatay ve dikey dengesi geometrik ve yalınlığı ile modern mimarlık tarihinin önemli eserlerinden birisidir.

Ulus’taki Gençlik Parkı’nın karşısında davalık olduğumuz süreçte yapılan Camii ile İller Bankası’nın ve Opera Binası’nın tehdit altında olduğunu söylemiştik. Opera Binasının satışına ilişkin kamuoyu açıklama bekliyor. Yapılmazsa satış gerçektir.

Bu satışta sadece bir opera binası değil, kültürün ve kültürel yaşantımızın satışı anlamına gelir. Ya kamuoyuna açıklamanızı yaparak görevinizi yapın, ya da o koltukları terk edin.”