sanat sokağında Ebru Öztürk İleri tarafından kurulan ve yönetilen Camdan Meraklı Atölyesinde; meraklıları tarafından üretilen , boncuk ve mine’den oluşan muhteşem eserlerin sergisi açılıyor.

Kendilerini “Camdan Meraklı Atölye’nin Meraklıları” diye adlandıran 18 sanatçının eserlerinin sergileneceği serginin vurucu birde ismi var. “ Unutma Beni” adını verdikleri sergi Türk-Amerikan Derneği Emin Hekimgil Art Gallery’de sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Camdan Meraklı Atölyesinin kurucu yöneticisi Ebru Öztürk İleri atölye çalışmaları, arkadaşları ve sergi hakkında verdiği bilgide “ Erciyes Üniversitesinden 1996 yılında mezun olduktan sonra, Ankara Olgunlaşma Enstitüsü resim bölümünde başladığım eğitimimi kuyumculuk bölümünde bitirdim. Daha sonra Gazi Üniversitesi Gümüş İşletmeciliği Bölümüne devam ettim. Bu branşta usta öğreticilik görevlerinde bulundum. Yerel yönetimlerin açtığı kurslarda çeşitli dallarda eğitmenlik, yöneticilik ve danışmanlıklar yaptım. Avrupa Birliği destekli, bazı üniversitelerin yürüttüğü projelerde eğitici olarak görev aldım. Kendi kurduğum Camdan Meraklı Atölyesinde 18 meraklı arkadaşıma öğretmenlik yapıyorum.

Bu arkadaşlarım tarafından üretilen eşsiz güzellikleri “ Beni Unutma” adını verdiğimiz bu sergi ile sanatseverlerle buluşturacağız. Camdan Meraklı Atölyesinin kapısından içeri girip cam ve mine ile tanışmak isteyen, sanat tutkunu 18 emektar arkadaşımızın emeklerine ve yüreklerine sağlık dileyerek, başarılarının devamını dilerim. Benim adıma bu konuda verdiğim eğitimin de sonuçları olan bu sergi en büyük mutluluğum” dedi.

Serginin 7-21 Haziran tarihleri arasında gezilebileceğini belirten İleri’ye serginin adının bir neden “ Beni Unutma” , özel bir anlamı var mı? Diye sorduğumuzda; “Beynimizde filizlenen düşünceler, zamanın hızına yenik düşmeyecek güçte ve istekte iseler, bir gün bir mekan bulur, mutlaka gerçekleşirler. Yeter ki hayal etmeyi unutmasın insan. Birbirimizden çok farklı yapılarda yaradılışımızın esası, bir koro gibi aynı şarkıyı söylerken çıkardığımız seslerin, muhteşem yankılarını duyabilmekte gizli. Çok geçmişten gelen bir ses.
Tuna nehri kıyısında bir şövalye son nefesinde UNUTMA BENİ. Bir çiçeğe ismini verecek olan bu haykırış sebepsiz değil elbette. Prensesin arzusunu yerine getirmek adına Tuna Nehri’nin azgın sularına atlayan şövalye elindeki ( mine çiçeğini ) atarken son nefesinde bağırır, UNUTMA BENİ. Varlığımızın bu dünyadaki sebebini özetleyen iki kelime nedir deseler, UNUTMA BENİ derdim bende.
Üreten emekçiler bu iki kelimenin ışığıyla, beynimizin çok gerisindeki ince hesapların kesiştiği noktada bir araya geliverdik işte.Camdan Meraklı Atölye’nin kapısından içeri giren 18 meraklı yol arkadaşımın seçtiği yol mine.

Camın kızgın ateşte, metalle birleşme halinin sanata yansımasıdır mine. En görkemli örnekleri Bizans döneminde yaratılmış, dünyanın dört bir ucunda farklılıklar göstererek gelişmeye devam etmiştir. Bizim yolumuz Japon süsleme sanatı (Şippoyaki) tekniklerinin meraklı yorumlamalarıdır. Cam metale ancak belli bir ısı ve süreçte tutunabilir. Tıpkı bizim dünyaya tutunmak arzumuzun temelinde yatan, içimizdeki enerjiyi keşfetmemiz gibi” şeklinde cevapladı.

PAYLAŞ
Önceki İçerikFigen Yüksekdağ yine savunma yapmadı
Sonraki İçerikZeytinlik katliamı
Suat Özer
Ankara 1955 doğumlu, gazeteciliğe 1977 yılında Günaydın gazetesinde başladı, sonrasında çeşitli gazete ve dergilerde çalıştı. Çevre Bakanlığı kurucu basın müşavirliği görevinde bulundu. Orman Bakanlığı eğitim dairesinde görev yaptı. 3 yıldır Sonsöz Gazetesinde köşe yazıları ile bizlerle...