Ana Sayfa Yazarlar Çaldılar çırptılar yok mu bunun soruşturması?

Çaldılar çırptılar yok mu bunun soruşturması?

133
PAYLAŞ

Türkiye’de hangi iktidar olursa olsun, hep kamuoyuna verilen bir mesaj vardır. “Çaldılar, çırptılar’’ bu kadar ciddi bir konu. İktidardaki hükümet için Ana muhalefet partisinden tutunda, tüm parti liderleri ağızbirliği yapmışçasına iktidarı suçluyor.

Kimse çıkıp ta “ya kardeşim, ne oluyor?” demiyor.
Toplumda bir infial oluşmuyor. Bu devletin en güçlü sistemi, burada bir şaibe var ise ülke kaybeder demiyor.
KOKMUŞ BİR TÜRKİYE HAVASI VAR
Bu iş bu kadar mı, ayağa düştü bu ülkede. Buradaki iddialar, ciddiye alınmaz ise, diğer hangi iddiaların arkasına düşülür.
Türkiye üzülerek söylüyorum, bu hali ile çok büyük sorun yaşıyor. Siyasette durum böyle olunca, sokaktaki de vatandaşta kanıksamış oluyor.
Ondan da tık yok. Peki, bu ülkenin denetleme sistemi yok mu? Sayıştay’ıdır, Savcılığıdır, Devlet Denetleme Kurulu, Başbakanlık teftiş kurulu vardır ama onlardan da tık yok. Ne yaparsan yap, bir gün gündemde kalıyor. Sonra herkes unutuyor.
İNANIN TÜRKİYE’Yİ SOYUP, SOVANA ÇEVİRDİLER DESEN TIK ÇIKMAZ
Türkiye’de araştırmacı bir gazeteci, ortaya çıksa delilleri ile bir yolsuzluğu yazsa ve başlığını da ’’TÜRKİYE’Yİ SOYUP SOĞANA ÇEVİRDİLER” diye başlık atsa, Türkiye’de inanın yaprak bile kımıldamaz.
Diyeceksiniz ki, ilk önce bunu yazacak gazete var mı? Olsa da toplum artık böyle haberlere itibar etmiyor. Kanıksamışlar. Onun için Türkiye’de her şey artık tersine gidiyor.
Bir de geçmişe bakıyorum. Benim gazetecilik yıllarımdı. Anka Ankara Haber Ajansı’nın kurucusu Örsan Öymen rahmetli Uğur Mumcu ile birlikte rahmetli Süleyman Demirel’in yeğeni Yahya Demirel’in Mobilya Yolsuzluğunu ortaya çıkardı. Türkiye’de en çok konuşulan ’’Hayali İhracat’’ kavramı kamuoyunun sözlüğüne girdi.
O yıllar çetin yıllardı. Ancak o yıllarda bu yolsuzluklar çıkarılıyor. Devrin en güçlü Başbakan’ın yeğeni de olsa içeriye atılıyordu. Kamuoyu da buna tepki veriyordu. Türkiye’de ise bu yıllarda, böyle bir şey nerdeyse imkansız. Yolsuzluk yapanlar dışarda, adları bile anılmıyor.
Sadece gazetecilik yaptıkları için, kamuoyundan saklanan haberleri kamuoyuna duyurdukları için Can Dündar ve Erdem Gül içerideler.
PEKİ, NEDEN BU DEĞİŞİM
Türkiye’de bir rüzgar estirildi. Sokaktaki insanlar açıkça şunu demeye başladı. “Çalsın, çırpsınlar ama iş yapsınlar.”
İşte bu değer yargısı Türkiye’nin gerçeği oldu.
Buraya nasıl gelindi, kimler bunun için çaba harcadı bilinmesine biliniyor, ancak yargıya intikal ettirilmiyor.
Türkiye’nin de çivisini çıkardılar.
Bu bakış açısı ile insanların adalete, medyaya, hükümete, siyasetçiye güveni kalmamış.
Gidiyor ama öylesine gidiyor. Türkiye’de top yekûn bir silkilme lazım. Yeni bir tabandan oluşum. Tamamen, yeni genç yüzler.
Halkın nabzını tutan, kirliliğe bulaşmamış. Her hangi bir ideolojinin devamı olmayan, tek ideali, Türkiye’yi düştüğü bu bataktan kurtaracak politikaları seslendirmek ve halka anlatabilmek olan insanlar siyasete girmeli.
Bugünkü matematiksel rakamlar ışığında baksanız, siyasetteki durum pek fazla değişmez. Türkiye’de bu batak içerisinde daha batarak, işin içinden çıkamaz duruma gelir.
KANADA’NIN SIRADIŞI BAŞBAKANI GİBİ SİYASETÇİLER BU BATAKTAN KURTARIR
Türkiye’yi bu bataktan ancak Kanada’nın sıra dışı Başbakanı Justin Trudeau gibi bir lider kurtarır diye düşünüyorum. Türkiye’yi ancak böyle bir siyasi lider bu bataktan çıkarabilir.
Böyle bir isim var mı?
Ben İsveç’ten göremiyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam