TÜRKİYE’NİN ilk ve tek özel bale kuruluşu olma unvanını taşıyan Çağdaş Bale Topluluğu, 8 Kasım Salı akşamı Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşuyor.

Topluluk, 8 Kasım Salı akşamı saat 19.00’da, İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) Ataköy yerleşkesinde bulunan Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi’nde ‘Doğudan Masallar’ adlı 2 perdelik bale gösterisini sahneleyecek. Koreografisini, topluluğun kurucusu ve genel sanat yönetmeni Cem Ertekin’in yaptığı gösteride ‘Ferhat ile Şirin’, ‘Sırça Köşk’, ‘Bahçesaray Çeşmesi’, ‘Şehrazat’ ve ‘Şahmaran’ adlı 5 ayrı masal seyirci ile buluşacak.

Kurulduğu 1972 yılından bu yana klasik, yarı klasik, modern eserler ve özgün koreografiler olmak üzere 100’ün üzerinde yapıtı sahneye taşıyan toplulukta, bugüne kadar 200’den fazla dansçı görev aldı.

Bale’nin Tarihçesi

Bale ilk olarak İtalya’da rönesans döneminden görülmektedir. Mim sanatçılarının ortaçağ ve rönesans tiyatro gösterilerinde ve geleneksel halk gösterilerindeki dans adımları bugünkü  temellerini oluşturur.

O zamanlarda koreografik bir düzeni olmamış, Dominic de Piacenza ve Antonio Cornazzo’nun ilk koreografik kompozisyon denemeleri ve adımlara isim vermeleriyle gelişmiş bu noktada Fransızlar çok etkilenmiş ve bunun sonucunda bugünkü balenin ilk tohumları 1581’de Catherine de Medici’nin “Beaujoyeux” adlı Le Ballet Comique de la Reine tarafından sahnelenen gösterisiyle atılmıştır.

Fransa’da IV. Henry tarafından desteklenen bale tüm Avrupa’ya, oradan da 16. ve 17. yüzyılın sonlarında da Danimarka ve İsveç’e kadar yayılmıştır. Bu sanatın altın çağı kendisi de iyi bir dansçı olan XIV. Louis döneminde başlamıştır.

Bu döneme kadar halk tarafından dans edilirken bir kez profesyonel dansçılar kostüm maske ve peruklar kullanarak dans etmeye başlamışlardır. 18. yüzyılda bale tamamen kendini opera sanatından soyutlayarak özgür bir sanat formuna kavuşmuştur. Bunun da tohumları George Noverre trafından atılmış ve bugün sahnede gördüğümüz bu sanat onun koyduğu kurallar üzerine kurulmuştur.

18. yüzyılın ikinci yarısında Rusya’ya ulaşan bu sanat dalı St.Petersburg’da Petipa ve Saint-Leon ile hayat bularak gelişmiş ve bugün hala sahnelenen Uyuyan Güzel Balesi, Fındıkkıran Balesi ve Kuğu Gölü Balesi gibi tanınmış  eserini buradan tüm dünyaya yayılmıştır.