Bylock çelişkisi

0
317

Gazeteci Kadri Gürsel FETÖ iddianamesinde neyle suçlanıyor neden tutuklu biliyor musunuz?
İddianameye göre işte suçu!
“ByLock kullanıcısı 92 şüpheli şahıs ve haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünden dolayı soruşturma bulunan 21 kişi ile iletişim kaydının bulunması”
Dümdüz mantık ile hukuki mantık ile soruyorum:
Kadri Gürsel suçlu ise;
ByLock kullanıcısı şüpheli şahıslar ile ve haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünden dolayı soruşturma bulunanların aradıkları AKP’liler de suçlu değil mi?
Kadri Gürsel tutuklu yargılanıyor ise;
AKP’lilerin de tutuklu yargılanmaları gerekmez mi?
AKP’liler suçsuz ise;
Kadri Gürsel de suçsuz değil mi?
AKP’liler ellerini kollarını sallayarak gezip, tozmaya ve siyaset yapmaya devam ediyorlar ise;
Kadri Gürsel neden tutuklu ve yargılanıyor?
Bu Kadri Gürsel ki yıllarca yazılarında, haberlerinde, radyo ve televizyon programlarında Gülen Cemaatine hücum edip savaş açmadı mı?
Kadri Gürsel bu mücadeleyi verirken AKP’liler Fethullah Gülen’le elele, gönül gönüle birlikte siyaset yapmıyorlar mıydı?
Fethullah Gülen cemaatine “Hizmet” adı verip üstün hizmetlerde bulunsunlar diye Anayasa’yı değiştirip Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunu (HSYK) ve yargının en üst makamlarına mensuplarını atamıyorlar mıydı?
Polisin en kritik görevlerine “Hizmet” adı verilen cemaatçiler atanmadı mı?
Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki cemaatçiler yüksek askeri şuralarda ihraç kararları alınınca Cumhurbaşkanı ve Başbakan veto etmedi mi?
AKP’li Belediyeler ihraç edilenleri yüksek maaşlarla işe almadılar mı?
İşte o günlerde bugün FETÖ iddianamesi ile tutuklu yargılanan Kadri Gürsel, Ahmet Şık gibi birçok gazeteci AKP’lileri FETÖ tehlikesine karşı bas bas bağırarak uyarmadılar mı?
Neymiş efendim, telefonlarında ByLock bulunan FETÖ’cüler gazeteci Kadri Gürsel’i defalarca telefon ile aramışlar.
Gürsel savunmasında, “ByLock kullanıcısı ve FETÖ/PDY şüphelisi toplam 112 kişi ile iletişim kaydımın olduğu yönündeki asılsız iddiadan yola çıkarak “ irtibat ” sonucu çıkarmak izan ve vicdana aykırıdır” diye haklı olarak itiraz ediyor.
Eee peki bu FETÖ’cüler can ciğer kuzu sarması oldukları AKP’lileri ByLock yüklenmiş telefonları ile tek bir gün dahi, tek bir kere dahi aramamışlar mı?
Hukukta gelinen bu nokta aklımızla alay edilmektir.
FETÖ’nün siyasi ayağının üzerine gidilememesinin temel nedeni budur.
Siyasi ayağının üzerine gidilmemesinin en önemli gerekçesi acaba AKP’nin çökmesinden korkulması mıdır?
Kadri Gürsel savunmasında özetle şunları söylüyor:
“Burada karşınızda “ üyesi olmamakla birlikte, terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiğim için değil, bağımsız, sorgulayıcı ve eleştirel bir gazeteci olduğum için, gazetecilikten taviz vermediğim ve mesleğimi bihakkın ifa etmekte sonuna kadar ısrarlı olduğum için bulunmaktayım.
İktidarın bütün baskı ve tehditlerine karşın, gazeteci kalabilmeyi başardığım için, uzun süre tutuklulukla peşinen cezalandırıldım.
Hakkımdaki “ terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme ” suçlamasını destekleyen tek bir gerçek kanıt bulamazsınız.
Çünkü böyle bir kanıt oluşturan ne bir davranışım, ne bir sözüm, ne de bir yazım vardır. Tam tersine, bahse konu örgüte karşı, bütün kariyerim boyunca hep azami şüphe ile yaklaştım ve kesin bir biçimde eleştirel oldum.
FETÖ’nün adı henüz “ Cemaat ” iken ve bu cemaat ile AKP iktidarı birlikte çalışırken benim bu yapıya karşı bakışım kategorik biçimde negatif olmuştur ve bu bakışım hiç değişmemiştir.
Mevcut iktidarın, geçmişte bu grupla sürdürdüğü fiili koalisyon ortaklığını teşhir ettim ve bu meşum işbirliğinin ülkeye vereceği zararı öngördüm.
O zamanki adıyla cemaatin, iktidardan aldığı güç ve destek sayesinde kurduğu komploların sonucunda AKP’nin de bu ittifakın kurbanı olabileceğini çeşitli vesilelerle ifade ettim. Çok sayıda yazım, konuşmam ve TV programlarında söylediklerim bunu kanıtlar.”
Evet, olay budur ama Gürsel’in savunmasındaki, “…AKP’nin de bu ittifakın kurbanı olabileceğini…” şeklindeki savunmasının eksiğini de şöyle tamamlayayım;
… AKP’nin de demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin de bu ittifakın kurbanı olabileceğini…
Sonsöz şudur:
Telefonlarında ByLock olan FETÖ’cülerin aradığı AKP’liler hemen gözaltına alınmalı ve tutuklanarak yargılanmalıdır.
Ya da Kadri Gürsel ve tüm gazeteciler tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmalıdır.

Paylaş
Önceki İçerikGöze sokulan parmak gibi!
Sonraki İçerikOkul kantinlerine sıkı denetim
Orhan Uğuroğlu

1969 yılında Yeni Tanin Gazetesinde 10 yıl, 1981’de Haldun Simavi’nin Günaydın Gazetesinde 10 yıl, 1990’dan 2005’e kadar Türkiye’nin ilk özel televizyonu Star’da, 2014 Ekim’den beri Sonsöz’de…