Büyükşehir’den, otistik çocuklara desteğe devam

0
87

Büyükşehir Belediyesi, İncek’te 3 villa ve arsasını 30 yıllığına kullanım hakkı verdiği Otizm Vakfı’na desteğe, elektrik, su ve doğalgaz giderlerini karşılayarak devam ediyor. Vakıf’ta uygulanan özel eğitim programıyla, otizmli çocuklara öz bakım ve yaşam becerisi kazandırılıyor.

Otistik çocukların sosyal yaşama entegrasyonunu sağlamak amacıyla Büyükşehir Belediyesi’nin Otizm Vakfı ile başlattığı ortak proje kapsamında, İncek’te 17 Mart 2014’te açılışı yapılan tam donanımlı Otizm Vakfı İncek Yaşam Merkezi, Ankara’da yaşayan, özel eğitim ve ilgi isteyen otistik çocuklar için çok önemli bir hizmeti yerine getiriyor.

Sağlık İşleri Daire Başkanlığı yetkilileri, Büyükşehir Belediyesi’nin, projeyle ilgili katkılarını şöyle açıkladılar:

“Büyükşehir Belediyesi, İncek’te 8 dönümlük arsasını, üzerindeki 3 villayla birlikte 30 yıllığına Otizm Vakfı İncek Yaşam Merkezi’ne tahsis etmişti. Merkez’in tefrişini yapan Büyükşehir Belediyesi, halen elektrik, su ve doğalgaz giderlerini de karşılıyor. Ayrıca binanın bazı fiziksel ihtiyaçları ve çevre düzenlemeleri konusunda destek sağlayarak, bu hassas proje ortaklığının gereklerini yerine getiriyor.”

Büyükşehir’den, otistik çocuklara desteğe devam
Büyükşehir’den, otistik çocuklara desteğe devam

Otizm Vakfı Başkan Yardımcısı Cengizhan Soneren de Büyükşehir Belediyesi’nin arsa ve bina tahsisi ile tefrişinin ardından eğitime başlayan Otizm Vakfı İncek Yaşam Merkezi’nde, ilk aşamada çocuklara öz bakım ve yaşam becerisi kazandıracak bir eğitim programı uyguladıklarını söyledi. Soneren, “Eğitim faaliyetimizin hedefi, çocukların yeteneklerini tanıyarak öz güven kazanmaları ve toplumsal yaşama entegrasyonu” dedi.

HER ÇOCUĞA BİR EĞİTİMCİ

Soneren, otistik çocukların, karşılaştıkları ses, davranış ve çeşitli etkiler karşısında çok farklı tepkiler gösterdiklerini, bu nedenle bir arada eğitim görmelerinin mümkün olmadığını belirterek, otizmli her çocuğun, özel bir uzman öğretmen eşliğinde ve seviyesine uygun özel eğitime tabi tutulduğunu bildirdi.
Özel olarak hazırlanan eğitim programı kapsamında, eğlence ve eğitimin zaman zaman bütünleştiği sosyal aktivitelere katılan çocuklara yeni beceriler kazandırıldığını ifade eden Cengizhan Soneren, “(OTİZM, Ahşaba Yeniden Can Veriyor) temasıyla kurduğumuz ahşap atölyesinde, çocuklarımız el becerilerini ve yaratıcılıklarını nasıl geliştirdiklerini, ortaya koydukları eserlerle gösteriyorlar” dedi.

Merkezde birebir eğitim yöntemiyle eğitilen çocuklar, sosyal aktivite programlarında da hem eğleniyor, hem de özel yeteneklerini tanıyarak yeni beceriler kazanıyorlar. Merkezde verilen hizmetin bedeli, kar amacı düşünülmeden, verilen programa uygun şekilde öğrencinin katılım süresi dikkate alınarak belirleniyor.
Hizmete girdiği günden itibaren, 3-7 yaş, 7-11 yaş ve 11 yaş üstündeki otizmli çocuklara tam ve yarı zamanlı olarak eğitim verilen Merkez’e halen 35 çocuk devam ediyor.

HASTALIĞIN TANINMASINDA YAĞMUR ADAM FİLMİNİN ETKİSİ

İlk olarak 1943’te Amerikalı Çocuk Psikiyatristi Leo Kanner tarafından tanımlanan otizm, 3 yaşın altındaki çocuklarda ortaya çıkan, iletişim ve sosyal becerilerde bozuklukların ve yineleyici hareketlerin eşlik ettiği, ömür boyu süren bir gelişme bozukluğudur.

Otizmin görülme sıklığı, son çalışmalara göre yüzde 0,2 -0,5 arasındadır. Klasik otizm teşhisi konulmamakla birlikte, otistik bozukluk belirtilerinden bazılarını taşıyan bireyler de aynı kapsamda değerlendirildiğinde, bu sıklık yüzde 4’e yükseliyor.

Otizm, erkek çocuklarda, kız çocuklarına göre 4-5 kat daha sık görülüyor. Otizmde, genetik altyapının etkili olduğu üzerinde duruluyor.

Bu hastalığın dünyada farkına varılmasında, 1988’de çevrilen ve 4 Oscar kazanan, Dustin Hoffman’ın otistik bir kişiyi canlandırdığı “Rainman” (Yağmur Adam) filmi çok etkili olmuştu.