Ana Sayfa Politika Büyük bir gelişme değil

Büyük bir gelişme değil

62
PAYLAŞ
Demirtaş’tan TAK'a dağılın çağrısı
Demirtaş’tan TAK'a dağılın çağrısı

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, MYK toplantısı öncesi açıklamalarda bulundu. Can Dündar ve Erdem Gül’ün Anayasa Mahkemesi kararıyla tahliye olmaları değerlendiren Demirtaş, ” Böyle bir ortamda Can Dündar ve Erdem Gül’ün çıkması kişisel hürriyetleri açısından sevindirici ama basın özgürlüğü açısından da büyük bir gelişme değildir. Anayasa Mahkemesi’nin kararı da aslında politik özgürlükler, ifade özgürlüğü ve tutuklama hakkı ile ilgili bireysel bir karar” diye konuştu.

“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ AÇISINDAN DA BÜYÜK BİR GELİŞME DEĞİLDİR”

Can Dündar ve Erdem Gül’ün Anayasa Mahkemesi kararıyla tahliye olmaları ile ilgili olarak Demirtaş, “Gazetecilerin özgürlüklerine kavuşmuş olmaları nedeniyle mutluyuz. Cezaevinin dışı Türkiye’de çok özgür bir ortam mı ondan da emin değiliz İçerisi mi kötü dışarısı mı onların izleyince karar vereceğiz. Fakat 30’dan fazla gazeteci halen tutuklu. Çok sayıda özgür basın çalışanı sahada ya dövülüyor ya silahla tehdit ediliyor, yaralanıyor, gözaltına alınıyor ya da cezaevine atılıyor. Televizyon kanalları kapatılmaya çalışılıyor. Tek bir muhalif sesin çıkmaması için hükümet elinden geleni yapıyor. Böyle bir ortamda Can Dündar ve Erdem Gül’ün çıkması kişisel hürriyetleri açısından sevindirici ama basın özgürlüğü açısından da büyük bir gelişme değildir. Anayasa Mahkemesi’nin kararı da aslında politik özgürlükler, ifade özgürlüğü ve tutuklama hakkı ile ilgili bireysel bir karar. Genel olarak diğer davalara sirayet etmesi imkansız bir karar. Her hak ihlaline uğrayanın bu yolu denemesi uzun bir süreçtir. En etkili yol yasaların ve uygulamaların değiştirilmesi, demokratikleştirilmesidir. Umut ediyorum ki, bütün bu basın emekçilerinin çektiği zulüm, özgür bir topluma kavuştuğumuzda tarihe altın harflerle yazılacaktır” dedi.

“BİZİM TALEBİMİZ 1 GÜNLÜĞÜNE ABLUKA KALDIRILSIN,

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI KALKSIN”

Diyarbakır Sur’da devam eden operasyonlarla ilgili olarak Demirtaş, şunları söyledi; “Cizre’de 167 kişi son 15 gün içerisinde toplu halde katledildi. Bunların büyük kısmı üniversite öğrencisi. 137 kişinin halen cenazeleri teşhis edilemez durumda. Cizre’de yaşananları birileri zevkle izlemiş olabilir. Ama herkes vicdansız, ahlaksız değil. Şimdi Sur’da da aynısını yapmaya çalışıyorlar. 200’e yakın insan var. Bizim talebimiz 1 günlüğüne abluka kaldırılsın, sokağa çıkma yasağı kalksın. İnsanları hepsi oradan çıksınlar. Ben inanıyorum ki, Sur’daki durum da stabil hale gelecektir. Fakat bu çağrımıza maalesef cevap alamıyoruz.”

HDP’Lİ MİLLETVEKİLİNİN TAZİYE ZİYARETİ

HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer’in canlı bombanın taziye ziyaretine gitmesi ile ilgili olarak Demirtaş, “Eylemi kimin yaptığı netleşse de netleşmese de tavrımız budur, dedik. Biz canlı bomba eylemini ne savunduk ne yücelttik. TAK ve benzeri örgütlerin canlı bomba veya topluma dönük tehdit içeren açıklamalarını da eylemlerini de kesinlikle doğru bulmuyoruz, kınadığımızı ifade ediyoruz. Fakat bir taziye bahanesiyle hükümetin Merasim Sokak’taki patlamayı örtmeye çalışması, neredeyse bütün sorumluluk parlamentonun en genç milletvekili Tuğba Hezel’in sorumluluğuymuş gibi davranıyorlar. Sanki bütün memleket Tuğba Hezel’e bağlı. Utanmıyor musunuz? Başbakan, cumhurbaşkanı olarak önce çıkın bir hesap verin. Ankara’nın göbeğinde, Genelkurmay’ın burnunun dibinde canlı bomba patlamış, önleyememişsiniz, kimliğini yanlış açıklamışsınız. Bütün dünyaya Salih Neccar demişsiniz. Sanki ortada 29 cenaze yok, siyasi sorumluluğu sizde değil Tuğba Hezel’deymiş gibi günlerdir onu tartışıyorlar. Memlekette balon patlasa HDP’yi sorumlu tutan tuhaf bir anlayış var. Biz öyle ensesine vurulup ekmeği elinden alınacak çaresiz çocuk değiliz” dedi.

“TOZDAN BOĞULDU AKP’NİN DOKUNULMAZLIK DOSYALARI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dokunulmazlıklarla ilgili sözlerini değerlendiren Demirtaş, “2002 yılından beri 15 yıldır tozlu raflarda bekleyen AKP’nin hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma dosyaları var. Tozdan boğuldu AKP’nin dokunulmazlık dosyaları. Hadi beraber getirelim, bizimkini de onlarınkini de hepsini birden kaldıralım. Bizim halk ve mahkemenin huzurunda savunamayacağımız hiçbir şey yok. Ama siz çıkıp hırsızlıklarınızı, yolsuzluklarınızı savunabilecek misiniz? Tozsa sizinkinin tozu bir batmanı geçti. Kendi sorumluluğunu göz ardı etmek için sürekli aslanların önüne bir HDP’liyi atıp birlikte parçalayalım talimatı vermesi ahlaksızlıktır” dedi.

“SİYASİ OLARAK EN BÜYÜK KAYBI BÖLGE ÜLKELERİ

AÇISINDAN TÜRKİYE YAŞADI”

Suriye’de ateşkes koşullarının oluşması ile ilgili olarak Demirtaş, “Doğru bir adım. Savaş durmalı ve bunun üzerine taraflar masaya oturup, Suriye halkının kendi geleceğini belirleyeceği koşullar oluşturulmalı. Başbakan Davutoğlu’nun 10 yıldır hatalı dış politikaları nedeniyle Türkiye çok büyük kayıplar yaşadı. Siyasi olarak en büyük kaybı bölge ülkeleri açısından Türkiye yaşadı. Türkiye’ye kaybettiren de AKP’nin kendi siyaseti. Buradan dönüşün yolunu aramak yerine halen IŞİD’ci çeteler Nusra gibi örgütleri nasıl koruyabilirim telaşı içindeler. Neden, çünkü bunları besleyen, paralarını veren, ellerine silah tutuşturan AKP’dir. Türkiye’yi IŞİD’cilerin ve cihatçıların otobanı haline getirdiler. Şimdi Suriye çözüme doğru gidecek, ‘ateşkesi tanımıyorum’ diyor. Sen savaşın içinde misin ki, ateşkesi tanımıyorsun. Sen kimin adına konuşuyorsun? IŞİD halifesi misin Türkiye’nin başbakanı mısın? Türkiye resmi olarak savaşan taraf değil. Ateşe benzin değil, ateşi söndürme dönemidir. Davutoğlu yazdığı kalın kitapların sahada bir karşılığı olmadığını görmelidir” dedi.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam